ABD’de İran’a yaptırımları delmekten yargılanan Halkbank, Türkiye ve ABD’nin davada anlaştığı haberlerinin ardından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıklama yayınladı.
Halkbank davada ABD’nin İran’a yaptırımlarını delmesine yardımcı olmakla suçlanıyordu. Habertürk’ün haberine göre ABD ve Türkiye davada uzlaştı. Dava önce askıya alınacak sonra Türkiye’nin belirlenen şartları yerine getirmesi halinde dosya tamamen kapatılacak.
Uzlaşmada belirli bir para cezası ödenmesi, benzer ihlallerin tekrarlanmamasına dair taahhütler verilmesi ya da banka yönetiminde bazı düzenlemeler yapılması gibi şartların gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Hukuki çerçevedeyse anlaşma koşullarının ihlal edilmesi durumunda ABD savcılığının davayı yeniden açma hakkı bulunuyor.
Anlaşma metni henüz açıklanmış değil.
‘Mahkeme onayıyla dokuz yıldır devam eden dava süreci sonlanmış olacak’
Halkbank’ın KAP bildirimi özetle şöyle:
”ABD’de 15 Ekim 2019 tarihinde Bankamıza karşı açılan ceza davasıyla ilgili olarak Bankamız Yönetim Kurulu tarafından davanın uzlaşma yoluyla sonlandırılması için ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı (U.S. Southern District of New York) ile Bankamız arasında ‘Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması’ (DPA – Deferred Prosecution Agreement) imzalanması kararlaştırılmıştır.
Söz konusu uzlaşma anlaşması kapsamında bankamız herhangi bir cezai suç kabulü yapmadığı gibi, hiçbir adli veya idari para cezası da ödemeyecektir.
Uzman bir kuruluş tarafından düzenlenecek uyum raporunun, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisine (OFAC) ve bir nüshasının ABD Güney New York Bölge Başsavcılık Ofisine teslim edilmesinin ardından; Halkbank ve ABD Güney New York Bölge Başsavcılık Ofisi, davanın düşürülmesine dair müşterek bir yazıyı ABD Güney New York Bölge Mahkemesine sunacaktır.
Mahkemenin onayıyla birlikte, ABD’de bankamızla ilgili yaklaşık dokuz yıldır devam eden ceza davası süreci sonlanmış olacaktır. Bununla birlikte OFAC, Halkbank’a ilişkin idari süreçleri başka bir aksiyon almaksızın kapattığını tarafımıza bildirmiştir.
Bu gelişmeyle birlikte Bankamızın yurt dışı kaynak temin olanaklarının, muhabir ağının ve uluslararası piyasalara erişiminin genişlemesi ile mali bünyesinin olumlu yönde etkilenmesi öngörülmektedir.”






















