Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

‘‘GÜNDEM DIŞI’ çünkü konu hiç bir açıdan gündem olmayı hak etmiyor’

by aktifhabercom
July 17, 2020
‘‘GÜNDEM DIŞI’ çünkü konu hiç bir açıdan gündem olmayı hak etmiyor’
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Dikta rejiminin ezdiği grup içindeki kızgınlıkları, canı yanmışları kullanmak gazetecilik değildir.

Aktif Haber | Analiz

Günlerdir “Atalanta’daki 5 milyon dolarlık batık” hikayesi uzun uzun yazılıyor.


Konu özetle şöyle: “Aşırı riskli ve yanlış bir yatırım yapılmış. Pekçok işadamı, Amerika’dan oturum almak için yatırımın ticariliğini kritik etmeden ortak olmuşlar.

Ardından oturum sorunları çözülünce, yatırım kritize edilmeye başlanmış ve bir anda ortakların çekilmek istemesiyle zaten yanlış olan yatırım mantığı tamamen çöküntüye uğramış ve şirket yargı eliyle konkordatoya götürülüp tasfiye edilmiş.

Bu arada şirketin ayakta kalabilmesi için güvenilir arabulucular devreye sokulmak istenmiş, arabulucular ise “hukuku” adres göstermişler.

Mahkemeye gidilmiş, mahkeme para kaçırma, zimmet bulmamış, konkordato yoluyla şirketi tasfiye edip satmış.

(Bu arada tartışmanın odağındaki isim bu olaydan sonra yani iki yıl önce Gülen’in de bilgisi dahilinde görevden alınmış. Olayı ortaya çıkaran kişi de bu olayın ardından bütün Kuzey Amerika’yı temsil eden ABD Platformu üyeliğine getirilmiş.)

”Yeryüzünde hemen her gün yaşanan rutin bir ekonomik batış hikayesi. “Haber” haline getirilmesi ise “kızgınlıkları kullanmanın” cazipliği.

Cemaat ağır baskı altında.

Cemaate yakın herkes ağır baskı altında. İnsanların hayatları psikolojik, fiziki ve ekonomik olarak dağılmış durumda. Kızgınlıklar ve kızgınlar var.

Gazeteci ahlaki sorumluluğu gereği, ağır baskı altındaki bir grubun içindeki kızgınlıkları mesleki avantaja dönüştüremez.

Gazetecinin yelkenini maddi manevi doldurabilecek elverişli bir ortam olabilir bu durum ama buna yol vermesi sözkonusu bile olamaz.

Yol verdiğinde kendisini de içinden çıkılmaz bir sarmalda bulur.Gazeteciliği toplumun geneline ve düzgün yapmak çok zor iş.

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Cezaevlerinde 891 bebek, 6 bin 572 yaşlı, 476 engelli mahpus var

Cezaevlerinde 891 bebek, 6 bin 572 yaşlı, 476 engelli mahpus var

March 22, 2026
5k
Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı

Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı

March 22, 2026
5.1k

Ama kızgınların gazetecisi olmak oldukça kolay. Hele patreon gazeteciliğinde, kızgınların verdiği destekle gazetecinin girebileceği sarmal son derece tehlikelidir.

Bir zamanlar Zaman Gazetesi’nde çalışmış bir muhabirin, bu tür “haber”lerinin farklı mecralarda alıntılanma biçimine bakarak bunu daha kolay anlayabiliriz.

Oda Tv ve Ahval’in “Cemaatçi gazeteciden itiraflar” özetindeki alıntılama biçimi sözkonusu gazetecinin oturtulduğu “itirafçılık” makamını işaret ediyor ki, gazetecinin asla düşmemesi gereken bir durum.

Kimse Yok mu

Gazetecinin bunu görmemesi mümkün değil ama umursamaması mümkün.

Gazetecilerin Youtube gibi başarısı kolayca ölçülebilir mecralarda “genel halka” yönelik yaptıkları gazetecilikte karşılaştıkları ilgisizlik, grup içi dedikoduların ifşası kıvamında sansasyonel cezbediciliğe itiyor.

Bunu sadece Cemaate yakın gazeteciler için söyleyemeyiz. Mesela CHP’li gazeteciler arasında da böyle çok isim var.

Hatta sırf CHP içi dedikodular için kurulmuş siteler sayesinde güç kazanıp milletvekili olabilmiş gazeteciler dahi var.

Toplumun tamamına yönelik gerçek gazetecilikteki zorluktansa grup içi dedikodu düzlemindeki ilgi ve Odatv-Ahval’in “itirafçılık konumundan” açtıkları sayfalar, daha cazip ve kolay görülüyor.

Herkül Millas, cemaatten yapmasını istedikleri şeyin özeleştiri değil itirafçılık olduğunu enfes biçimde özetlemişti. Özeleştiri ve itirafçılık Türkiye’de sıkça karıştırılan bir kavram.

YANDAŞ MEDYA BU ORTAYA NEDEN KAFA ATMIYOR?

Burada iki şey dikkat çekiyor. Birincisi; normalde Cemaat aleyhine her bilgi kırıntısına mal bulmuş mağribi gibi atlayan yandaş medyanın örneğin Ahmet Dönmez’in yazdıklarını görmezden gelmekteki ortak kararlılığı.

Altın tepside sunulan bu malzemeleri normalde manşet üstüne manşet yapacak yandaş medya, kontrol dışı bir iki yazarın alıntılaması dışında, kararlı biçimde görmezlik içinde. 

Yandaş medya Ahmet’i alıntıladığı an; Cemaat kitlesinin gözünde itibarsızlaşabilir çünkü. Yandaş medyanın orkestra şefi, “asla alıntılamayın” talimatı vermiş olmalı. Başka izahı yok.

“Cemaate yönelik tutuklamalar ve yargısal operasyonlar artık yerini farklı yöntemlere bırakmalı.” diyen Doğu Perinçek’in kulakları çınlasın!

YA SAVCIYA YA GAZETECİYE

Canı yanan kişi soluğu ya savcının kapısında alır ya da gazetecinin. Gazeteci burada dikkatli olmak, kendini kullandırtmamak zorundadır.

Canı yanmışları referans alırken olayın adını koymak, önemini belirleyebilmek son derece mühim gazetecilik açısından.Tıpkı referans alacağın kişilerin mühim olduğu gibi.

İTİRAFÇIDAN AHLAK DERSİ ALMAK

KPSS soruları konusundaki haberinin temel referansı bir itirafçıydı.

Adam itirafçı olmuş, üniversite yıllarından başlayıp Cemaat’te kimi tanımış kimi tanımamış, kiminle sohbete gitmiş, herkesin ismini vermiş, yüzlerce insanı yakmış, çocukları anasız babasız bırakmış, kendi paçasını kurtarıp soluğu Avrupa’da almış, sonra da kendini ahlak abidesi gibi gösterdiği sözleri “haber”de delil olarak önümüze konuyor.

Hiçbir saygın gazeteci bir dikta rejimiyle iş birliği yapmış ve halen yapıp yapmadığı da belli olmayan bir adama mikrofon tutmaz.

Esad rejimiyle iş birliği yapıp sonra da Avrupa’da mülteci olanları tespit edince yargılıyorlar Avrupa’da.Sözkonusu itirafçıya; “İltica mülakatında da bunları anlattın mı?” diye sorulmalıydı.

Avrupa’ya gel “Gülenist’im, mağdurum” diyerek oturum al; Türkiye’de Erdoğan rejimiyle iş birliği yapıp yüzlerce insanın hayatını mahvet. Böyle dikta işbirlikçilerinden dinlenecek tek kelime yoktur.

En azından o itirafçının savcılık/mahkeme ifadesine de “haber”de yer vermeliydi.

Böylece haberinin odağındaki kaynağının; rejimle ne düzeyde işbirliği yaptığını da okur görebilmeli, söylediklerini ona göre objektifçe değerlendirebilme şansı bulmalıydı.

Ama haberdeki tezi zayıflatacağı için konunun bu boyutuna hiç yer verilmeyerek okuyucudan gerçeğin önemli bir kısmı gizlenmiş, objektif değerlendirme yapma şansı manipüle edilmiş.

Bu tip “haberlerde” ısrarla kullanılan literatür içinde bir de “kamp” kelimesi var. Geçmişe dönük bakıldığında bu tip haberlerin içine muhakkak “kamp” kelimesinin sokularak Fethullah Gülen’in ismi verilmeden bulaştırılmaya çalışıldığı görülüyor.

Ya da Cemaat içerisinde saygın kişilere konuyla alakaları olmamasına rağmen soru yöneltilerek “cevap vermedi” kılıfıyla isimlerinin haberde geçirilmesiyle total bir “bulaştırma stratejisi” yürütülüyor. 

Bu iki yöntem bütün bir yapıyı kirli gösterme sonucunu doğuruyor. Rejimin baskıyla çözemediği, çözemeyeceğini de anladığına içerden yol açmaktır bu. Gazetecinin farklı bir yoldan rejime omuz vermesi.

UZUN LAFIN KISASI

Herkül Millas’ın dediği gibi: “Geçmiş günahlar dahil, her şeyi konuşacağız ama konuştuklarımız kötü amaç için alete dönüşmeyecek.”

Rejim, Cemaatin 32 milyar dolarlık vakıf malına çökmüş, hayırsever işadamlarının ailelerinin oturduğu eve kadar ellerinden alınmışken, ve bu devam ediyorken; gazetecinin bunları pas geçip, 5 milyon dolarlık bir batığı istismar edip, bütün bir yapıyı kirli gösterme sonucu doğuran çabaları, gazetecilikle izah edilemez.

(London Advocacy’nin raporuna göre Erdoğan Rejimi, Cemaate ait dernek, vakıf, eğitim kurumları gibi tüm kurumların toplam 32 milyar dolarlık menkul ve gayrimenkulüne el koydu. İş adamı olarak sadece Akın İpek’in 10 milyar dolarına çöktüler)

Dikta rejiminin ezdiği grup içindeki kızgınlıkları, canı yanmışları kullanmak gazetecilik değildir. Gazetecilik ahlaki bir sorumluluk içerir ve ezilenleri içerden çökertmeye alet olmak bu ahlaki sorumlulukla bağdaşmaz.

Gelinen nokta itibariyle bu kabil gayretlerin sistematik olarak devam edeceği açık. Baskı altındaki kitleler hakkında yapılacak yayıncılıkla ilgili ahlak ilkeleri de. Herkes tarih önünde sınavını veriyor…

AKTİFHABER

ShareTweet
Previous Post

Kısa çalışma uygulamasının uzatılması Komisyon’da kabul edildi

Next Post

Eşim gazetecidir, kimsenin kirli siyasetine kurban olmak istemiyoruz

İLGİLİHABERLER

Cezaevlerinde 891 bebek, 6 bin 572 yaşlı, 476 engelli mahpus var
GÜNDEM

Cezaevlerinde 891 bebek, 6 bin 572 yaşlı, 476 engelli mahpus var

March 22, 2026
5k
Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı
GÜNDEM

Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı

March 22, 2026
5.1k
Yargıtay alacak davasında WhatsApp yazışmasını delil saydı
GÜNDEM

Yargıtay alacak davasında WhatsApp yazışmasını delil saydı

March 22, 2026
5k
MSB: Katar’da bir TSK personeli ve iki ASELSAN teknisyeni şehit oldu
GÜNDEM

MSB: Katar’da bir TSK personeli ve iki ASELSAN teknisyeni şehit oldu

March 22, 2026
5.1k
Fatih’te çöken iki bina: Bir kişi hayatını kaybetti
GÜNDEM

Fatih’te çöken iki bina: Bir kişi hayatını kaybetti

March 22, 2026
5k
Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ile çektikleri son programı yayınladı
GÜNDEM

Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ile çektikleri son programı yayınladı

March 22, 2026
5.1k
Daha Fazla Haber
Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci Arı tutuklandı

Bayram ziyaretinde gözaltına alınan gazeteci Arı tutuklandı

March 22, 2026
5k
Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı

Kundakçı cinayetinde İzzet Yıldızhan gözaltına alındı

March 22, 2026
5.1k
Kırkpınar yağlı güreşlerinin düzenlendiği meydan taşınacak

Kırkpınar yağlı güreşlerinin düzenlendiği meydan taşınacak

March 22, 2026
5k
Yargıtay alacak davasında WhatsApp yazışmasını delil saydı

Yargıtay alacak davasında WhatsApp yazışmasını delil saydı

March 22, 2026
5k
Fatih’te çöken iki bina: Bir kişi hayatını kaybetti

Fatih’te çöken iki bina: Bir kişi hayatını kaybetti

March 22, 2026
5k
Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ile çektikleri son programı yayınladı

Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ile çektikleri son programı yayınladı

March 22, 2026
5.1k
20 havayolu şirketi toplam 53 milyar dolar değer kaybetti

20 havayolu şirketi toplam 53 milyar dolar değer kaybetti

March 22, 2026
5.1k
İran’dan Hürmüz Boğazı için “geçiş ücreti” açıklaması

İran’dan Hürmüz Boğazı için “geçiş ücreti” açıklaması

March 22, 2026
5.1k
Mısır’da 2 bin yıllık ‘yapılacaklar listesi’ bulundu

Mısır’da 2 bin yıllık ‘yapılacaklar listesi’ bulundu

March 22, 2026
5.1k
Gazeteci İsmail Arı gözaltına alındı

Gazeteci İsmail Arı gözaltına alındı

March 22, 2026
5k
Ordu’da kıyıya vuran insansız deniz aracı imha edildi

Ordu’da kıyıya vuran insansız deniz aracı imha edildi

March 22, 2026
5k
Eski Aydınspor başkanı ve kardeşini öldüren kişi tutuklandı

Eski Aydınspor başkanı ve kardeşini öldüren kişi tutuklandı

March 21, 2026
5k
Çatalca’da polisleri taşıyan midibüs devrildi

Çatalca’da polisleri taşıyan midibüs devrildi

March 21, 2026
5k
Victor Osimhen ne zaman sahalara dönecek?

Victor Osimhen ne zaman sahalara dönecek?

March 21, 2026
5.1k
Güney Kore’de otomobil fabrikasında yangın: 11 ölü

Güney Kore’de otomobil fabrikasında yangın: 11 ölü

March 21, 2026
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.