Getir kuryesi: Hız ibremiz mecburen 80’in altına inmiyor; hayatımızı riske atıyoruz!

Koronavirüsü salgını döneminde motokuryelerin iş gücü üç katı arttı. Bir Getir kuryesi çalışma şartlarını “12 saat çalışan bir köleyim” diyerek ifade etti.

Motokurye Kargo İşçileri Koordinasyonu, yayınladığı haberle koronavirüsü salgınıyla iş yükleri katlanan motokuryelerin sorunlarını ele aldı.

Buna göre motokuryeler, hız ve zaman baskısı altında uzun saatler boyunca çalışıyor. Getir adlı şirkette motokuryelik yapan bir işçi çalışma koşullarını “kölelik” olarak tarif etti.  


ESNAF KURYE SİSTEMİ VAR

Adının yayınlanmasını istemeyen ve koronavirüsü salgını öncesinde de motokurye olarak çalışan Getir çalışanı, hem iş yükünün, hem de çalışma saatlerinin katlanarak arttığını söyledi. Pandemi sürecinde binlerce kişiyi istihdam etmekle övünen Getir şirketinin çalıştırdığı motokuryelerin neredeyse yarısı 'esnaf kurye' adı verilen sistemle çalışıyor. Bu sistemde kurye, kendi motoruyla çalışıyor, saatlik ücret alıyor, sigortası ve güvencesi de bulunmuyor. Çalışma şartlarını anlatan Getir çalışanı kurye, "Trafikte kaza yapma riskimiz çok yüksek" sözleriyle çalışma şartlarının zorluğunu anlattı.

"MOTORDAKİ HIZ İBREMİZ 80’İN ALTINA İNMİYOR"

Getir çalışanı kurye, "Patron ‘hadi hadi’ diyor. Patrona anlatamıyorsun. 'Git paketini ver gel' diyor da diyelim ki, sipariş beşinci katta, asansörde kaybettiğimiz 2-3 dakika bile bizim karşımıza çıkabiliyor" dedi. Üzerlerindeki hızlı teslimat baskısı nedeniyle trafikte risk almak zorunda kaldıklarını belirten kurye “Normalde bir motorun şehir içindeki hız limiti 40-50 kilometredir. Ancak bizi hız ibremiz mecburen 70-80’in altına inmiyor” diye konuştu.

"SIK SIK İZİNLER İPTAL EDİLİYOR"

"En büyük risk kaza, ondan sonra patron” diyen kurye, söz konusu esnaf kurye sisteminin amacının sıcak para kazanabilmek olduğunu ancak kazanılan paranın asgari ücretin altında kaldığını da sözlerine ekledi: “Masrafları düştüğümde asgari ücretin altında para kazanmış oluyorum, bunun farkındayım ama sıcak paraya ihtiyacım olduğu için mecbur bu işi yapıyorum.”

Müşterinin verdiği yıldız ile belirlenen puanlamanın doğrudan kendilerine ücret kesintisi olarak döndüğünü dile getiren kurye, sistemi şöyle özetledi: “Biz yıldız puan ortalamasıyla çalışıyoruz, geç gidersek ya da yanlış sipariş götürürsek müşteri düşük yıldız veriyor. Yıldız bizim puanımızdan düşüyor, bu da bize maddi kesinti olarak dönüyor.”

Sık sık izinlerinin iptal edildiğini söyleyen kurye, izin günü işe çağrıldığında “hayır” deme hakkının olup olmadığı sorusuna “Bir kere hayır dedin diyelim, ikinciye dersen karşındaki ‘bu benim işime yaramaz’ diye düşünmeye başlar, işten çıkarırlar” sözleriyle cevap verdi.

Esnaf kuryelerin tatil günlerinin olmadığını ekleyen kurye, “Biz çalışırsak paramız var, çalışmadığımız gün paramız yok” dedi.

"HİÇ ÖZEL HAYATIM YOK"

Kurye, salgın sürecinde Getir şirketinin büyümesinin çalışma şartlarına olan etkisini şöyle anlattı: “Geçenlerde 24 milyon lira hibe dağıttı şirket kuryelere, onun dışında salgın sürecinde başka hiçbir değişiklik olmadı. Ben bu dağıtılan hibeyi de eskiden kölelik sisteminde kölelere sunulan cariyelere benzetiyorum. Biz köleyiz, ben bunun farkındayım. Ben 12 saat çalışan bir köleyim. Benim hiç özel hayatım yok, çocuğumu alıp da bir parka gidemiyorum. Bu mesleğe girdiğimden beri kendime zaman ayıramıyorum.

Koronavirüsü salgınında pek çok online alışveriş sitesi ve eve sipariş uygulamaları büyüme gösterdi. Getir Kurucusu Nazım Salur, daha önce 2015'te kurduğu şirketin korona virüsü salgını sürecinde 2,6 milyar dolar değerine ulaşarak milyar dolarlık şirket konumuna yükseldiğini açıklamıştı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ