Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. oturumu (CSW70) kapsamında düzenlenen en kapsamlı kadın hakları forumlarından biri, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın (GYV) öncülüğünde gerçekleştirildi. Dokuz farklı ülkeden 22 sivil toplum kuruluşunun iş birliğiyle düzenlenen etkinliklerde toplam 12 panel yapıldı.

Bu yılki zirvenin ana gündem maddelerinden biri, kadınların ve kız çocuklarının adalete ve adil yargılanmaya erişiminin güçlendirilmesi oldu. GYV’nin New York Barosu Birleşmiş Milletler Komitesi ile ortaklaşa düzenlediği panelde, “Kadınların Adalete Erişimini Güçlendirme ve Adil Yargılanmanın Önündeki Yapısal Engellerin Kaldırılması” konusu ele alındı.
Panelde konuşmacılar, dünya genelinde otoriter yönetimlerin artmasının kadın hakları üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını vurguladı. Son raporlara göre, yirmi yılı aşkın süredir ilk kez dünyada otokratik rejimlerin sayısı demokratik devletlerin sayısını geçti. Bu durumun özellikle siyaset, yargı, insan hakları savunuculuğu ve gazetecilik alanlarında çalışan kadınlar için daha fazla baskı ve hak ihlali anlamına geldiği ifade edildi.

Kadınların artan ayrımcılık, sistemik engeller, çevrim içi şiddet, karalama kampanyaları ve cinsel istismar gibi risklerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen panelde, çoğu durumda suçluların hesap vermediği belirtildi. Ayrımcı yasalar ve otoriter yönetimlerin hukukun üstünlüğünü zayıflatmasının, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştirdiği vurgulandı. Konuşmacılar, kadınların adalete erişiminin sınırlanmasının yalnızca eşitsizliği artırmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir barışın da önünde büyük bir engel oluşturduğunu ifade etti.
Panelin moderatörlüğünü New York Barosu Birleşmiş Milletler Komitesi Başkanı Sophia Murashkovsky üstlendi. Konuşmacılar arasında Kosta Rika Yüksek Mahkemesi Adalete Erişim Birimi Başkanı Yargıç Melissa Benavides Víquez, Kenya’nın eski Kadın, Gençlik ve Sosyal Koruma Bakanı ve St. Paul’s Üniversitesi Rektörü Prof. Margaret Kobia, TASSC International İnsan Hakları Savunuculuğu Programı Direktörü Andrea Barron ve Uluslararası Karayip Kadınlar Güçlendirme İttifakı’nın kurucusu Avukat Yveline Dalmacy yer aldı.

“Kadınların Güçlenmesi İçin Küresel Dayanışma Gerekli”
Panelin açılış konuşmasını yapan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Dr. Mehmet Kılıç, Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu toplantılarının dünyanın dört bir yanından kadın liderleri, delegeleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren önemli bir platform olduğunu söyledi.

Kılıç, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık oluşturmak ve toplumsal dönüşüm sağlamak için yalnızca sivil toplum kuruluşlarının değil, kadın ve erkek herkesin dayanışma göstermesi gerektiğini vurguladı.

“Kadınların güçlenmesi ve kız çocuklarının eğitimi konusuna adanmış bir sivil toplum kuruluşu olarak Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, son 14 yıldır BM Kadın Zirvesi’ne aktif olarak katılım sağlıyor. Bu yıl 9 ülkeden 22 sivil toplum kuruluşu ile birlikte 12 panel düzenlemekten gurur duyuyoruz” dedi.
Yasalar ile Uygulamalar Arasındaki Uçurum
Panel moderatörü Sophia Murashkovsky, birçok ülkede yasalar ile uygulamalar arasında ciddi bir boşluk bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle kadınlar, mülteciler, engelliler ve gazetecilerän adalete erişimde büyük zorluklarla karşılaştığını belirtti.
Murashkovsky, otoriter rejimlerin hukukun üstünlüğünü zayıflattığını ve sistematik baskı yöntemleriyle kadınların sesinin susturulmaya çalışıldığını ifade ederek, adaletin sadece teoride değil pratikte de erişilebilir olması gerektiğini söyledi.

İşkence ve Hak İhlalleri Gündeme Geldi
TASSC International İnsan Hakları Savunuculuğu Programı Direktörü Andrea Barron ise konuşmasında işkence ve cinsel şiddet mağdurlarıyla yürüttükleri çalışmalardan örnekler verdi. Barron, kuruluşlarının özellikle Afrika ve Latin Amerika’dan gelen mağdurlarla çalıştığını belirterek, mağdurların sesini duyurmayı ve adalet arayışlarını desteklemeyi amaçladıklarını söyledi.
Barron konuşmasında Türkiye’deki bazı davalara da değinerek, terörle mücadele yasalarının geniş ve keyfi yorumlanmasının bazı kadınların haksız yere suçlanmasına yol açtığını ileri sürdü. Mahkemelerde kimi zaman günlük yaşam aktivitelerinin dahi suç delili olarak gösterilebildiğini ifade etti.
Demokrasi ve Kadın Hakları Arasındaki Bağ
Kosta Rika Anayasa Mahkemesi Yargıcı Melissa Benavides Víquez, küresel ölçekte yaşanan demokrasi krizinin kadınların adalete erişimini olumsuz etkilediğini söyledi. Demokrasi ve insan haklarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Víquez, kadınların karar alma süreçlerinde daha görünür olması gerektiğini ifade etti.
Kenya’nın eski Kadın, Gençlik ve Sosyal Koruma Bakanı Prof. Margaret Kobia ise toplumsal cinsiyet eşitliğinin sürdürülebilir kalkınma için temel bir şart olduğunu belirtti. Kadınların haklarının evde, iş yerinde ve toplumda sık sık ihlal edildiğini söyleyen Kobia, eğitim seviyesinin yükselmesinin kadınların haklarını savunma ve adalete erişim olasılığını artırdığını vurguladı.
Uluslararası Karayip Kadınlar Güçlendirme İttifakı kurucusu Avukat Yveline Dalmacy de birçok ülkede kadın haklarını güçlendiren yasalar çıkarılsa da bu hakların uygulanmasında ciddi sorunlar yaşandığını dile getirdi. Dalmacy, adalete erişimde coğrafi, ekonomik ve sosyal engellerin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
BM Resepsiyonunda Uluslararası Katılım
Zirve kapsamında düzenlenen Birleşmiş Milletler resepsiyonu da Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 davetlinin katıldığı etkinlikte diplomatlar, akademisyenler, gazeteciler, insan hakları uzmanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.

Resepsiyona Kanada, Kosta Rika, Kenya, Litvanya ve Romanya’dan delegasyonların yanı sıra Avusturya, Bangladeş, Japonya, Malta ve Yeni Zelanda’nın Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcileri ile çok sayıda diplomat katıldı.

























