‘Suç örgütü’ davasında Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı.
Davada 44’ü tutuklu 200 kişi ‘şüpheli’ olarak yargılanıyor. İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı.
Adıyla anılan bir örgüt iddiasına ve 63 eyleme ilişkin savunmasının zaman alacağını belirten Aktaş, tutuklandığı günden bu yana yanlış haberlerin yapıldığını iddia ederek kendisi, ailesi ve ticari hayatıyla ilgili bilgi verdi.
Tamamen kendi iradesiyle herhangi bir yönlendirme ve baskı olmaksızın insani sorumluluğu itibarıyla İstanbul başsavcılığına etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere başvuruda bulunduğunu hatırlatan Aktaş’ın söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:
”Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında detaylı tüm bilgi ve belgeleri avukatlarım vasıtasıyla hazırlayarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım.
Etkin pişmanlıktan yararlandım, neden mi? Artık kamu müteahhitlerinin karşılaştığı zorluklarla ve maruz kaldığı yolsuzluklarla etkin şekilde mücadele edilmesinin zamanı geldiği içindir.
Örgüt kurma suçuna ilişkin olarak aslında iddianamenin örgütle ilgili özü şu, şirket kurmuşum, “Örgüt kurdu” denmiş. İstihdam yaratıp işçi çalıştırmışım, “Çalışanlarım örgüt üyesi” denmiş. Çalışmadığım günler ailemle çocuklarımla kardeşlerimle zaman geçirmişim, onlara da ‘örgüt üyesi’ denmiş.
‘Yetkililerin taleplerini karşılamak zorunda kalıyordum’
Şirketlerimde işler durma noktasına gelmişken, ödemeler zamanında ve düzenli yapılmıyordu. Bu ödemelerin gecikmesinden dolayı işlerin yürütülmesi zorlaşıyordu.
Şirketler ekonomik kayba uğruyordu. Artık iş yapamaz duruma geliyordum. Bu baskılar sonucu bazı belediyelerde biriken hak ediş ödemelerini alabilmek, bazı belediyelerde hak edişleri düzenli alabilmek, bazı belediyelerde ise başkan değişikliği sonrasında hak ediş ödemelerinde süreklilik sağlamak adına, yetkililerin nakdi ve şahsi taleplerini karşılamak zorunda kalıyordum.
Öyle ki bazı belediye başkanları sadece kendi şahsi taleplerini değil, başka belediyelerde aday olan ya da seçilen, siyasetten arkadaşları olan başkanların, adaylarının dahi taleplerini karşılatıyorlardı.
‘Bazen ailelerine araç tahsis ediyorsunuz’
Bazen alacağınızı kurtarmak için belediyeye ya da iştiraklerine ait gayrimenkuller teklif ediliyor ve bunları fahiş fiyatlarla satın alıyorsunuz. Ailelerine, eş dost çevresine araç tahsis ediyorsunuz.
Bazen bir belediye başkanının aracını değerinden çok fazla fiyata satın alıyorsunuz. Bazısında bu belediye başkanının akrabalarına ait gayrimenkulleri dört, beş kat fazlası fiyata satın alıyorsunuz.
Bazen belediye başkanlarının eskiden kalma borçlarını ödüyorsunuz, bazısına araba alıyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda misafir ediyorsunuz. Ama yetmiyor, her istek karşılanınca, her rant bitiş dönemi gelince öyle talepler geliyor ki kabul etmek zorunda kalıyorsunuz.
‘Daha ne yapacağım? Paraların seri numarasını mı alacağım?’
Hani diyorlar ya, itirafçı değil, iftiracı. Sayın mahkemenize, söylemlerimin hepsinin doğru olduğuna dair tüm itiraflarımı kısaca özetleyeyim.
Tek tek benden, kardeşlerimden, akrabalarımdan hak ediş ödemesi için istenenleri söyledim mi? Söyledim. Benden ne kadar bir bedel istendiğini söyledim mi? Söyledim. Söylenen paranın hangi bankadan, şubeden, hangi gün, kim tarafından çekildiğini söyledim mi? Söyledim.
Yetmedi, bu paraların dekontunu sundum. Sundum mu? Sundum. İddianameye konu paraları ne zaman, kime, kimin aracılığıyla teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim. Verdiğim ya da başkalarının vasıtasıyla ulaştırdığım ödemeleri nerede teslim ettiğimi söyledim mi? Söyledim.
Söylediklerimle bile paraları teslim alanların HTS, baz kayıtları eşleşti mi? Eşleşti. Tüm bunlara ilişkin bilirkişi raporlarını sundum mu? Sundum.
Daha ne yapacağım? Paraların seri numarasını mı alacağım? Kameraya mı çekeceğim? Ses kaydı mı alacağım?
Duruşmaya Aktaş’ın savunmasıyla devam ediliyor.
Aziz İhsan Aktaş hakkında 704 yıl hapis isteniyor
Bazı ‘şüpheliler’ için istenen cezaların üst sınırı ve suçlamalar şöyle:
- Aziz İhsan Aktaş: 704 yıl – ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘edimin ifasına fesat karıştırma’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘rüşvet verme’
- Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat: 415 yıl – ‘suç örgütüne üye olma’, ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘özel belgede sahtecilik’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘rüşvet alma’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme’
- Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: 18 yıl – ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘rüşvet alma’
- Esenyurt Belediye Başkan Ahmet Özer: Dokuz yıl – ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘özel belgede sahtecilik’
- Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar: 12 yıl – ‘rüşvet alma’
- Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere: 12 yıl – ‘rüşvet alma’
- Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar: 12 yıl – ‘rüşvet alma’
- Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin: 12 yıl – ‘rüşvet alma’
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin dosyasıysa ayrıldı.






















