Almanya’dan gelen çöpler Türkiye’de kayboldu

Düzce'de 2B Plast adlı şirket, Almanya’dan 400 konteyner çöp ithal etti. Çöplerin geri dönüştürülmesini bekleyen Alman kurumlar bir sürprizle karşılaştı: Çöpler, şirket tarafından teslim alınmadı.

Çevre Komisyonu CHP Sözcüsü İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye ve Almanya arasında patlayan çöp krizini TBMM gündemine taşıdı. Buna göre 2B Plast adlı şirket, Almanya’dan 400 konteyner çöp ithal etmiş ama çöpler Türkiye’ye ulaşmasına rağmen şirket, çöpleri teslim almamıştı.

Bakan’ın Meclis’te dile getirdiği iddialar, Almanya’da yayınlanan WirtschaftsWoche Dergisi’nde de ele alındı. Jacqueline Goebel tarafından yazılan ve Türkçeye Tübingen Üniversitesi’nden Dr. Mehmetcan Akpınar tarafından çevrilen makalede, konuya dair önemli bilgiler yer aldı. 6 Mayıs’ta yayınlanan makalede Almanya’dan Türkiye’ye uzanan çöpün yolculuğu şu şekilde aktarıldı:


OLMAYAN GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİNE ÇÖP GÖNDERİLDİ

Düzce'de bir zamanlar 2B Plast şirketine ait bir geri dönüşüm fabrikası vardı. Burası plastik ambalajları, PET şişeleri ve hatta plastik meyve-sebze kaplarını yepyeni ürünler elde etmek için plastik granüllere dönüştürüyordu. Rivayet o ki, tesisler Almanya’daki benzerleri kadar temiz, çevre dostu ve verimliydi. Böyle olunca, Alman atık şirketleri de gönül rahatlığıyla plastik çöplerini Türkiye'ye gönderiyordu. Fakat bu geri dönüşüm tesisi şu anda ortada yok. Üstelik Almanya'da hiç kimsenin de bundan haberi olmamıştı.

Alman Çevre Bakanlığı, denetleyici kurum Ambalaj Tescil Merkez Ajansı (ZSVR) ve farklı eyalet yetkilileri bu olaydan ötürü alarma geçmiş durumda. Akıllarda şu sorular var: Bu tesis Almanya'dan gönderilen evsel atıkları geri dönüştürmek için alınacak iznin şartlarına en başından itibaren sahip miydi? Türk yetkililer, bu çöp dolu konteynerleri Almanya'ya geri gönderecekler mi? İddialara göre söz konusu çöp miktarı 400 konteynerden fazla.

PLASTİĞİ ÜRETMEK DÖNÜŞTÜRMEKTEN UCUZ

İddiaların içindeki Alba Group, sadece sponsorluğunu yaptığı Alba Berlin basketbol takımı sayesinde değil, aynı zamanda genel müdürü Eric Schweitzer'in uzun süredir Alman Ticaret ve Sanayi Odası başkanı olmasıyla da tanınıyor. Berlin şirketi, Almanya'daki en büyük plastik atık ayrıştırma tesislerine sahip ve Düzce’deki 2B Plast'ın da en büyük tedarikçilerinden biri.

Bu olay geri dönüşümde dünya şampiyonu olan Almanya için yeni bir kara leke sayılabilir. Halbuki Almanlar çöp ayrıştırmayı uzun zamandan beri bir 'erdem' olarak görüyor. Ülkede 30 yıldır işleyen bir geri dönüşüm sistemi mevcut. Ancak içinden çıkılamayan bir problem var ki, o da geri dönüşümün ekonomik açıdan kârlı olmaması. Çünkü üreticiler için plastik ambalajlarını ham petrolden üretmek, evsel plastik atıkları granül haline getirip üretmekten daha ucuz. Bu nedenle Alman plastik endüstrisi, yurtdışı da dahil olmak üzere, plastik atıkları daha ucuza geri dönüştürmenin ve atıklarına daha fazla alıcı bulmanın yollarını arıyor.

TÜRKİYE, AVRUPA’NIN ÇÖP MERKEZİ OLDU

Bu senaryoda Türkiye, bir nevi Avrupa'nın çöp merkezi olmuş durumda. Almanya, Türkiye'ye en fazla atık ihracatı yapan ülkelerden biri. Federal İstatistik Ofisi'nin verdiği rakamlara göre, Almanya’nın toplam plastik atık ihracatı 2020 yılında yüzde 8 düşmesine rağmen Türkiye'ye ihracatı neredeyse iki katına çıktı. Almanya, 2020’de Türkiye’ye başta endüstriyel atıklar olmak üzere toplam 136 bin ton plastik atık ihraç etti.

İstanbul'a yaklaşık 200 km mesafede Düzce'de bulunan fabrika, sadece birkaç yıldır varlığını sürdürüyor. Bir Alman çevre müfettişi 2019’un kasım ayında Almanya'daki evsel atıkların geri dönüşümü için 2B Plast şirketinin tesislerine ‘üst düzey şartlara sahiptir’ şeklinde uygunluk belgesi vermiş. 2B Plast, Almanya ile güçlü bağlantıları olan bir şirket. Şirketin genel müdürü Erol Akarslan, aynı zamanda plastik atık ticaretinde aracılık yapan 3B GmbH şirketinin de genel müdürü. Erol Akarslan, plastik atıkları Almanya'daki ayrıştırma tesislerinden 3B GmbH aracılığı ile satın alıp yine kendisine ait olan Türkiye'deki 2B Plast geri dönüşüm tesisine nakliyesini sağlıyor.

PANDEMİ PLASTİK ATIK MİKTARINI ARTIRDI

Özellikle pandemi döneminde yaptığı işe yoğun bir talep var. Kapanmadan ötürü Almanya’da insanlar evden çalışıyorlar, dışarı çıkmıyor, internet üzerinden alışveriş yapıyor. Bu geri dönüşüm sektörü üzerinde baskı yaratan bir durum. Çünkü resmi düzenlemelere göre, atık miktarı ne kadar olursa olsun, Almanya’da plastik çöplerin en az yüzde 58'inin geri dönüştürülme zorunluluğu var.

Almanya’da geri dönüşüm noktalarından, çöp kutularından toplanan atıklar, kategorilere ayrıldıktan sonra ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Ancak bu noktadan sonra ayrıştırılmış malzemenin kime satılacağına veya nasıl değerlendirileceğine ayrıştırıcı tesis, karar veriyor. İsterse bu çöpleri geri dönüşüm için yurt dışına gönderebilir: Düzce’deki 2B Plast şirketi örneğinde olduğu gibi… Bu çöpleri alacak tesisleri belirlemedeki önemli bir diğer kriter de geri dönüşüm şirketleri için baş ağrısı sayılan PET’ten üretilmiş şeffaf meyve ve sebze kaplarını geri dönüştürme kabiliyeti. Bu, maliyetleri düşürmek için Covid-19 krizi sürecinde önemli bir kriter. Bu dönemde hem çöpü ayrıştıran hem de geri dönüştüren tesisler, daha fazla çöpü işlemek durumunda kalıyor. Öte yandan, dünyadaki petrol fiyatlarındaki keskin düşüş, ham petrolden plastik üretimini daha ucuz hale getirmiş olduğundan bu dönemde geri dönüşüm atıklarına alıcı bulmak çok daha zor. Atık toplama ve ayrıştırma işleyişini denetlemeden sorumlu Merkez Ajans (ZSVR) başkanı Gunda Rachut, geri dönüşümün kârlı olabilmesi için artık bazı tesislerin "önemli ölçüde ek ödeme yapılmasını" istediklerini söylüyor. Bu da sektördeki aktörlerin atık malzemelerden ziyade, yapılacak bu ek ödemelerle ilgilendiği gerçeğini doğuruyor.

GERİ DÖNÜŞÜM TESİSİNDEKİ MAKİNELER SÖKÜLÜYOR, KİMSE FARK ETMİYOR

Erol Akarslan’ın Almanya'da siparişleri toplamakta oldukça başarılı olduğu biliniyor. WirtschaftsWoche Dergisi’nin araştırmasına göre, Alman şirketleri geçtiğimiz yıl Düzce'deki 2B Plast fabrikasına en az 20 bin ton atık gönderdi. Alman Federal İstatistik Ofisi'nin verilerine göre Almanya'da bir kişi 2019 yılında ortalama 32 kilogram plastik atık üretti. Düzce'deki fabrikaya gönderilen miktar neredeyse 625 bin kişinin bir yıllık tüketimine denk geliyor.

Düzce’ye gönderilen çöplerin geri dönüştürülüp dönüştürülmediği hâlâ araştırılıyor. Ortada bir tesis yok. 2021’in şubat ayında 2B Plast şirketinin konveyör bantlarını, yıkama küvetlerini ve kırıcı makinalarını söküp çıkardığı söyleniyor. Almanya'da hiç kimsenin, denetimden sorumlu müfettişin dahi bunu fark etmesine olanak yok. Denetimden sorumlu müfettiş "Bu şirket, bir sertifikasyon kuruluşu olarak bize bu bilgilerin hiçbirini aktarmadı" dedi. Geri dönüşüm tesisinin yerinden söküldüğünden sadece iki aydır haberdar. Verdikleri sertifikayı ise ancak nisan ayının sonunda iptal ettiler.

ŞİRKET TELEFONLARI ÇALIŞIYOR

2B Plast şirketi ise hâlâ ulaşılabilir görünüyor. Editör ekibimizin kendilerine gönderdiği bir e-postaya 2B Plast'ın bir çalışanı tehditler yağdırarak yanıt verdi. Bu çalışan telefon açarak "Sizi dava edeceğim" şeklinde konuştu. Birkaç gün sonra da, 3B Gmbh adlı aracı şirketin telefonunu aradığımızda Genel Müdür Erol Akarslan yanıt verdi. Fazla detay vermeden, söylenenlerin hepsinin 'yalan' olduğunu belirtti. 2B Plast ve 3B Gmbh şirketlerine gönderdiğimiz sorular da tamamen cevapsız bırakıldı.

Şu anda Almanya'da büyük bir telaş yaşanıyor. 2B Plast'ın sertifikasını kaybetmiş olması birçok müşterisini endişeye sevk etmiş durumda. 2B Plast'e bin tondan fazla çöp gönderdiği söylenen Reclay Group Genel Müdürü Fritz Flanderka, “Normal şartlara Türkiye’ye gidip, tesisi kendimiz kontrol ederdik, ancak pandemi kısıtlamaları yüzünden bu mümkün olmadı” diyerek kendilerinin en doğru şekilde hareket ettiklerini savundu.

ALMANYA ÇÖPÜ GÖNDERDİ, GERİSİYLE İLGİLENMEDİ

Peki bu doğru mu? WirtschaftsWoche Dergisi’nin edindiği bilgilere göre, şirketle iş yapan kurumlar geçtiğimiz sonbaharda 2B Plast'ın iddia edildiği kadar düzgün çalışan bir şirket olmadığını anlamış olmalıydılar. Her yılın sonbaharında Merkez Ajans (ZSVR) önceki yılın geri dönüşüm kotası hesaplamalarını gözden geçirir ve düzensiz verileri tespit eder. Buna göre, 2B Plast şirketi 2019 yılı için evsel atıklardan elde ettiği granülleri, yeniden sattığına dair herhangi bir belge sunmamış. Haliyle Merkez Ajans (ZSVR) da 2019 yılında 2B Plast şirketine gönderilen çöpleri geri dönüştürülmüş olarak kayda geçirmemiş. Kurumlar ve şirketler, 2021 yılı başına kadar bu problemi görmek istememiş ve işin varabileceği noktayı öngörmek için geç kalmışlar.

İÇİ ÇÖP DOLU 400 KONTEYNER HALEN TÜRKİYE’DE

Bu ihmal operatörler ve ayrıştırıcı şirketler için bir sorun haline gelebilir. 2B Plast’a gönderilen konteynerler tesise ulaşmadığı için iddiaya göre, 400'den fazla çöp dolu konteyneri hâlâ Türkiye’de. Şu anda BRS lojistik şirketine ait en az 141 konteyner Türkiye limanlarında bulunuyor. Şirketin 2B Plast için bu konteynerleri Almanya'dan Türkiye'ye deniz yoluyla nakletmesi gerekiyordu. Ancak, 2B Plast’ın BRS şirketine faturalarını ödemediği bilgisini edindik. Para ödenmediği için lojistik şirketi, söz konusu kargolarla ilgili herhangi bir işlem yapmıyor. Bunun yerine BRS “Türk makamlarından bu konteynerleri Almanya'ya geri gönderme talimatını” bekliyor.

ÇÖPLER GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMEYİP YAKILABİLİR

Bunun özellikle Alba şirketine yüklü bir maliyeti olacağa benziyor. Alba, 3B Gmbh ve 2B Plast şirketleriyle iş birlikteliğini 2020’nin aralık ayında sona erdirmiş olduğunu belirtiyor. Buna rağmen, Türk limanlarındaki çöplerin büyük bir kısmı muhtemelen Almanya'nın en büyük atık ayrıştırıcısı Alba’ya ait. Berlin şirketi şeffaf kalmaya çalışarak 108 konteynerin aylardır Türkiye'de bulunduğunu doğruluyor. Plastikler ise çoktan parçalanmış veya bozulmuş olabilir. Bundan sonra muhtemelen yakılmaları gerekecek. Bu süreç çevre açısından da riskler taşıyor. Lojistik şirketlerinin ve hizmet sağlayıcılarının paralarını aylarca alamadıkları için konteynerlerin depolama maliyetlerini daha fazla üstlenmek istemeyerek bu çöplerden kurtulmak isteyebilirler. Bunun olmayacağını kimse garanti edebilir mi?

ÇÖP TİCARETİNDE SUÇ TRAFİĞİ

Greenpeace yetkilileri, yasadışı atık depolama alanlarının Türkiye'de önemli bir sorun olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor. Çevre koruma gönüllüleri, çok sayıda çöp kamyonunun geldiği Adana bölgesinde, sadece 2020’nin kasım ve 2021’in nisan aylarında yol kenarlarına terk edilmiş tonlarca çöp yığını tespit etti. Greenpeace adına plastik atıkların Akdeniz'deki etkilerini araştıran Nihan Temiz Ataş, "Bu faaliyetler ithal edilen plastiğin bir kısmının doğaya atıldığını veya yasadışı olarak yakıldığını gösteriyor" şeklinde konuştu. Bu konuda geçtiğimiz yıl Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iyileştirme vaat etmiş ve atık ithalat kotalarını düşürmüştü. Ancak Greenpeace’e göre bu adımlar yeterli değil. Ataş, "Hâlâ Avrupa'nın en büyük plastik çöplüğüyüz" diye durumu ifade etti.

Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı Interpol, geçen yıl uluslararası plastik ticaretindeki "suç eğilimleri" üzerine bir rapor yayınladı. Burada Türkiye, giderek artan sayıda çöp yangınının bildirildiği yedi ülkeden birisi olarak gösteriliyor. Bu yangınların da yasadışı çöp alanlarının izlerini ortadan kaldırmak için çıkarıldığı düşünülüyor. Interpol, yasadışı faaliyetleri örtmek için çöp teslimatlarının nasıl başka yerlere sevk edildiğini, evrakta ne gibi sahtecilikler yapıldığını bu raporda anlatıyor. Bu faaliyetler de için şu iki ihtimal üzerinde duruluyor: Suçlular ya geri dönüşüm sertifikalarına sahip şirketlerin adlarını kullanıyor ya da sertifikalı tesisler ithal edilen fazla çöpleri suçlulara satıyor.

ALMANYA SORUŞTURMA AÇACAK

Alman yetkililer konuyla ilgili detaylı bir soruşturma açılacağını duyurdu. Merkez Ajans (ZSVR) Almanya’daki şirket ve kurumları derinlemesine inceleyeceğini ve "şüphe uyandıran çöp ticareti kanallarına son vereceğini" açıkladı. Alman Çevre Bakanlığı adına konuşan bir sözcü de şu uyarıda bulundu: Geri dönüşüm sektöründeki aktörler atık yasalarını ve denetim mercilerini ciddiye almadıkları takdirde bundan sonra yaptıklarından sorumlu olacaklar."

Görünüşe göre Türkiye Avrupa'nın çöp deposu olarak hizmet etmeye doymuş durumda. Bu yılın ocak ayında, Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sınıflandırılmamış plastik atıkların ithalatına son vereceğini duyurdu. Bu nedenle bazı nakliyeler çoktan durduruldu. Meilo şirketinin Hessen eyaleti Gernsheim şehrindeki ayrıştırma tesisi, bu yılın başında 2B Plast'a malzeme göndermek istediğinde, naklettikleri 37 konteyner Belçika’nın Antwerp Limanı’ndan öteye gidemedi. Görevliler, çöpü güvence altına alıp Hessen'e geri gönderdi. Meilo, bu olayın sebebini şöyle açıkladı: Türkiye artık sadece “sınıflandırılmış plastik çöpleri” kabul ediyor. Sarı torbalardaki evsel atıklar ise bu kategoriye girmiyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ