"Alman devleti Erdoğan'ın paramiliter çetelerine göz yumuyor hatta destekliyor!"

Almanya federal hükümeti, Almanya'da yaşayan Türkiyeli gazeteci ve muhaliflerin isimlerinin yer aldığı infaz listeleriyle ilgili ilk kez bir açıklama yaptı.

Almanya Sol Parti (Die Linke) Federal Parlamento Milletvekili Helin Evrim Sommer'in soru önergesine İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Helmut Teichmann verdiği yanıtta, "Şu anda Türk hükümetine eleştirel yaklaştığı varsayılan kişilerin isimlerinin olduğu farklı listeler olduğuna dair işaretler bulunmaktadır" dedi. Açıklamada federal hükümetin elinde somut bir liste bulunmadığı, konuyla ilgili incelemenin derinleştirildiği de belirtildi.

Sol Parti Milletvekili Helin Evrim Sommer, Artı Gerçek'ten Ayşegül Karakülhancı'ya verdiği mülakatta, Alman devleti ve güvenlik güçlerinin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın paramiliter çetelerine göz yumduğunu hatta desteklediğini söyledi.


Sommer kendisine yöneltilen sorulara, şu cevapları verdi;

- İnfaz listelerini Alman hükümetinin kabul etmesi politik olarak ne anlama geliyor?

Alman hükümeti şimdiye kadar benzeri konularla ilgili verilen soru önergelerine kaçamak cevaplar vererek konuya dair bilgileri olmadığını belirtiyordu. Gazeteci Erk Acarer’in Berlin’de faşistler tarafından fiziksel saldırıyla uğramasıyla beraber, Türkiyeli muhaliflere yönelik tehditler yeni bir boyut kazandı. Kamuoyunda Alman hükümetine yönelik tepkiler artmaya başladı. Ardından muhalif medyada peş peşe açıklanan infaz listeleri ve Alman emniyet teşkilatının Türkiyeli muhalifleri uyarmasıyla beraber, Alman hükümeti de olaya dair açıklama yapmak zorunda kaldı. Erdoğan rejiminin paramiliter çeteleri artık sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Almanya’nın da iç güvenlik meselesi haline geldi.

- Bundan sonra tehdit edilen gazeteci muhalif kişiler saldırıya uğrarsa ve bu cevapla birlikte direk Alman hükümetini ve güvenlik güçleri sorumlu tutulabilir mi?

Alman hükümeti ve güvenlik güçleri sadece bundan sonra değil, bundan önceki tehdit ve saldırılardan da sorumludur. Türkiye'de 2016'da ki sözde darbe girişiminden bu yana Erdoğan, ajan ağını büyük ölçüde genişletti. Almanya MİT’in Avrupa’daki üssü durumundadır. İç istihbarat teşkilatının yıllık raporuna göre, MİT’in Almanya’da 8 bin ila 9 bin personeli var. Türkiyeli muhalifler, gazeteciler ve siyasetçiler sürgünde bile gözleniyor ve alenen tehdit ediliyor. Tehdit edilenlere koruma tahsis etmek gerekli ama yeterli bir çözüm değildir. Çünkü, sürekli bir korumayla yaşamanın kendisi bile, özgürlük kavramına terstir. Erdoğan boşuna “Minareler süngü, kubbeler miğfer, camiler kışlamız, müminler asker” demiyor. Diyanete bağlı Türk İslam Birliği (DİTİB), Almanya’daki 1000 civarında camisiyle Erdoğan rejimi için istihbarat çalışmaları yaptığı bilinmektedir. Yine ülkücü kurumları olan ATİB (Avrupa Türk İslam Birliği), ADUTDF ve çeşitli spor kulübü biçiminde ki yapıların Türk ırkçı faaliyetlerin yürütüldüğü merkezler olduğu kanıtlanmıştır. Alman devleti ve güvenlik güçleri bu yapılanmaların faaliyetlerine göz yumuyor ve hatta destekliyor!

Bundan cesaret alan Almanyalı Osmanlılar (Osmanen Germania) gibi faşist çeteler, Erdoğan-terörünün uzantısı olarak Almanya'da saldırılar düzenliyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ