İstanbul Üniversitesi mensubu 4 öğrenci tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi’nde kötü muameleye maruz kaldıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Darbedildiği belirtilen Doğukan Mağol’un avukatları sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Olay 6 Mart 2026 tarihinde Marmara 6 No’lu L Tipi Cezaevi’ndeki tutukluların 24 saat kayıt yapan kamera sistemine itiraz etmesiyle başladı. Kamera denetimini reddeden tutuklulara yaklaşık 30 ile 35 kişiden oluşan infaz koruma memuru grubu müdahale etti.
TUTUKLULARA YÖNELİK SERT MÜDAHALE
İddiaya göre kamera kapatma eylemi yapan Doğukan Mağol ve üç arkadaşı koğuşa giren görevlilerin saldırısına uğradı. Bu süreci takip eden avukatlar müvekkillerinin çıplak ayakla ve montsuz bir şekilde soğuk hücrede 3 gün boyunca bekletildiğini kamuoyuna açıkladı.
Doğukan Mağol kameraların kaldırılması ve arkadaşlarının yanına geçme talebiyle süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladı. Direnişi sürdüren Mağol’un diğer üç arkadaşı ise süresiz dönüşümlü olarak açlık grevi eylemine katıldıklarını bildirdi.
Rojhat Tunç müvekkili Mağol’un talepleri karşılanana dek eylemini sürdüreceğini vurguladı. Olayın kamera örtüsünün kapatılmasıyla başladığını söyleyen Tunç infaz memurlarının koğuşa girmesiyle birlikte bir darp ve işkence olayının yaşandığını belirtti.
HUKUKA AYKIRI UYGULAMALAR TEPKİSİ
Cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik birçok sınırlandırma ve kötü muamele olduğunu savunan Tunç bu durumu eleştirdi. Hapishanelerdeki hak ihlallerini yakından izleyen avukatlar tutukluların seslerini duyurmak adına açlık grevine başvurduğunu kaydetti.
Muhalefet güçlerinin hapishanelerdeki süreci takip etmesi gerektiğini dile getiren avukatlar dayanışma çağrısında bulundu. Açlık grevi direnişlerinin gündeme alınmasını isteyen Tunç taleplerin kabul edilmesi için kamuoyu desteğinin şart olduğunu ekledi.
























