İnsan haklarını ve adaleti savunan bir sivil toplum kuruluşu olan Human Rights Society’ye ulaşan bir tutuklu yakınının aktardığına göre, Kırıkkale Kesin T Tipi cezaevinde temel hijyen koşulları sağlanamıyor. Su kesintisinin ardından yetkililerin herhangi bir çözüm üretmediği, mahpusların içme ve temizlik suyu ihtiyacını karşılayamadığı belirtiliyor.
Cezaevi yönetimi ve Adalet Bakanlığı’na yaşanan bu hak ihlaline karşı acil adım atmaya ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler’in Mandela Kurallarına uyulması çağrısı yapılıyor. İnsan hakları savunucuları, suya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatarak, bu tür ihmallerin tekrarlanmaması için etkili denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguluyor.
Benzer ihlallerin Kırşehir Cezaevi’nde de yaşandığı biliniyor. Mahpuslar, çamurlu su ve uzun süreli kesintiler nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.
Mahpus yakınları ilgili kurumların su kesintisini gidermesi, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve cezaevlerinde temel hakların güvence altına alınmasını bekliyor.
Cezaevlerinde Su Mahpuslar İçin Hayati Öneme Sahip
Cezaevlerinde yaşanan su kesintileri, tutuklu ve hükümlülerin yaşam hakkını ciddi şekilde tehdit ediyor. Son günlerde artan ihlaller, mahpusların hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını doğrudan etkiliyor. İnsan Haklarını ve Adaleti savunan sivil toplum kuruluşları, cezaevlerinde suya erişimin yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda insan onuruna uygun yaşam koşullarının vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguluyor.
Temizlik ve Sağlık İçin Su
Mahpuslar için suyun önemi sadece içme ihtiyacıyla sınırlı değil. Temizlik, hijyen, yemek hazırlığı, sağlık hizmetlerine erişim gibi hayati alanların tümü doğrudan suya bağlı. Özellikle kadın mahpusların regl dönemlerinde hijyen ihtiyacını karşılayamaması, hem sağlık hem de insan onuru açısından ağır ihlallere neden oluyor.
Bulaşıcı Hastalık Tehlikesi
Uzun süreli su kesintileri, bulaşıcı hastalıkların yayılmasına, cilt enfeksiyonlarına ve psikolojik travmalara yol açabiliyor. Sağlıklı yaşam için gereken içme suyuna erişimin engellenmesi ise böbrek hastalıkları ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi sonuçlara neden olabilir.
Cezaevlerinde sunulan yemeklerin hazırlanmasında da su hayati bir rol oynarken, su yokluğu yemek güvenliğini tehdit ediyor. Diş fırçalama ve yara temizliği gibi en basit sağlık hizmetleri bile suya erişim olmadan sağlanamıyor.
AİHM ve BM Mandela Kurallarına Uyulmuyor
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler’in Mandela Kuralları, mahpuslara insan onuruna yaraşır yaşam koşulları sağlanmasını açıkça şart koşuyor. Uzmanlara göre, uzun süreli su kesintileri, kötü muamele ve işkence kapsamında değerlendirilebilecek düzeyde ihlal niteliği taşıyor.
İnsan hakları savunucuları, yetkililere çağrıda bulunarak cezaevlerinde yaşanan bu ihmallerin derhâl giderilmesini ve benzer krizlerin tekrar etmemesi için gerekli yasal ve yapısal önlemlerin alınmasını talep ediyor.