İstanbul Emniyeti eski İstihbarat Müdür Yardımcısı Mesut Yılmaz, 2013’teki ‘Kabataş Yalanı’nın nasıl ortaya atıldığını ilk kez anlattı. Yılmaz, “O dönem bize iktidar kanadından çok baskı geldi, ‘Görüntüleri bulun’ diye… Her yere baktık, bulamadık. Yok böyle bir görüntü. O dönem Erdoğan’ın danışmanı olan Şenol Kazancı Emniyet’e geldi. Durumu anlattık. Böyle bir görüntünün olmadığını söyledik. Ancak Erdoğan, ertesi gün, ‘Görüntüleri izledim, haftaya cuma yayınlayacağım’ dedi.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın, “Görüntüler cuma günü yayınlanacak!” açıklamasının üzerinden 12 yıl geçti! O görüntüler hala yayınlanacak! Kabataş’ta saldırı iddiasını araştıran sekiz ayrı Emniyet Müdürlüğü Şubesi ve iki ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin 2 bin 560 saatlik kamera kaydı izleyerek yazdığı rapora göre, olayın olduğu iddia edilen yerde yarı çıplak, deri eldivenli saldırganlara rastlanmadı.
‘Kabataş Olayı’nı ilk gündeme getiren dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’dı. 11 Haziran 2013’teki partisinin grup toplantısında özellikle 28 Şubat döneminden örnekler vererek, inançlarından dolayı nice insanın hayatının karartıldığını söyleyerek konuşmasına başladı. Başörtülü kızların üniversiteye gidemediğini anlattı. Ve nasıl yaptıysa lafı bir şekilde Gezi olaylarına getiriverdi.
Ardından da daha önce kamuoyuna yansımayan bir olayı şu cümlelerle nakletti: “İşte bu olaylarda bile maalesef çok önemli bir yakınımın gelinini Başbakanlık ofisinin yakınında, yanında 6 aylık çocuğu yerlerde süründürdüler. Kendisini taciz ettiler, çocuğunu taciz ettiler. Bunun özgürlük mücadelesi ile yakından uzaktan ne alakası var arkadaşlar? Bu mudur özgürlük? Ama biz tüm bunlara sabır sabır sabır sabır…”
Gezi olayları sırasında başta Erdoğan olmak üzere iktidar kanadının en fazla kullandığı olaylardan biriydi Kabataş İskelesi’nde bir başörtülü ‘bacımıza’ yönelik yapılan saldırı! Erdoğan’ın gündeme getirdiği olay daha sonra yandaş medya tarafından köpürtüldü. Star gazetesinin köşe yazarı Elif Çakır, o kadına ulaştı. Tanıdık biriydi. Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini, Zehra Develioğlu. Gazete, röportajı, “Kadınlar küfrediyor, erkekler vuruyordu” manşetiyle sayfalarına taşıdı…
İddiaya göre deri eldivenli, üzeri çıplak ve kafalarında bandana takılı 70-100 kişilik bir grup genç kadını linç etmişti. Ayrıca kadının yanında bulunan 6 aylık bebeği de yerlerde sürüklenmişti! Alçak(!) saldırganlar bununla da yetinmemiş, genç kadının üzerine bevl etmişti! İnanılacak gibi değildi ancak herkes inandı! Zira konuşan, 6 aylık bebeği olan bir anneydi… Böyle bir konuda yalan söylüyor olamazdı! Genç kadının açıklamalarına göre olay 1 Haziran’da yaşanıyor…
Erdoğan başta olmak üzere iktidar temsilcilerine göre olaya ilişkin görüntüler vardı ve ‘çok yakında’ ortaya çıkacaktı. Bazı gazeteciler görüntüleri izlediklerini bile açıkladı… Ancak o bahsedilen ‘görüntü’ hiç yayınlanmadı; zira ortada böyle bir görüntü yoktu…
İşte o dönem yaşanan olayların merkezindeki isimlerden biri İstanbul Emniyeti eski İstihbarat Müdür Yardımcısı Mesut Yılmaz, gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın YouTube kanalında konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz’ın açıklamasına göre böyle bir ‘darp ya da yerlerde süründürme’ görüntüsü hiç olmamıştı. Bu bilgiyi dönemin başbakanı Erdoğan’ın danışmanı olan Şenol Kazancı’ya da aktardıklarını anlatan Yılmaz, o döneme ilişkin şunları kaydetti:
Bahçelievler Belediye Başkanı’nın gelini, işediler üzerime, bana tacizde bulundular vs. dedi. O dönem bize (AKP kanadından) çok baskı geldi, ‘Bu görüntüleri bulun’ filan… Aramadığımız yer kalmadı. Bulamadık.
Şenol Kazancı geldi İstanbul Emniyeti’ne. Danışmadaydı. Ben komiser arkadaşı gönderdim görüşmeye. Çok aradık böyle bir görüntü bulamadık. Sonra gittik dedik ki ona o zaman ‘Böyle bir görüntü yok’. Böyle bir görüntü olma ihtimali yok. Yani her yere baktık. Böyle bir olayın olma ihtimali yok.
Fakat o bizden ayrıldı gitti. Erdoğan ertesi gün ‘ben görüntüleri izledim, bir dahaki cuma yayınlayacağım’ dedi. Yani böyle bir görüntü yok zaten. Biz o dönem bütün her taraftaki kameralara baktık. Böyle bir görüntü bulamadık. Ve bunu da söyledik. Ona rağmen bu açıklamalar yapıldı.
KAYNAK: TR724