Ankara’nın en değerli noktalarından biri olan Çayyolu’ndaki eski askeri arazi, yargı kararlarına rağmen “depremzedelere kaynak yaratma” gerekçesiyle lüks yapılaşmaya açıldı. Kısa Dalga’dan Tezcan Karakuş Candan’ın özel haberine göre, afet yasası kamusal alanların özelleştirilmesinde bir “kalkan” olarak kullanılıyor.
Başkentin değerli kamu arazilerinden biri olan Çayyolu’ndaki 5,7 hektarlık eski askeri alanın imar serüveni, hukuk ve rant tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, mahkemenin “deprem sonradan üretilmiş bir bahane” diyerek iptal ettiği projeyi, alanı yeniden “Rezerv Yapı Alanı” ilan ederek askıya çıkardı.
Yargı Kararları “Makam Oluru” ile Baypas Edildi
Habere göre süreç, yargı kararlarının bürokratik hamlelerle etkisiz hale getirilmesi üzerine kurulu. Ankara 12. İdare Mahkemesi, söz konusu alanın imara açılma gerekçesini inandırıcı bulmayarak, “Söz konusu alanın imara açılma nedeninin deprem felaketinden bağımsız düşünüldüğü” tespitinde bulunmuştu. Ancak Bakanlık, 18 Aralık 2025 tarihli yeni bir makam oluruyla alanı tekrar rezerv alan ilan ederek inşaatın önünü açtı.
Kamu Malı Adım Adım Özelleştirildi
Kısa Dalga’nın haberinde, arazinin mülkiyet değişimindeki “tanıdık senaryo” şu şekilde detaylandırılıyor:
1 – Askeri Güvenlik Bölgesi statüsündeki arazi Milli Savunma Bakanlığı’ndan alındı.
2 – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üzerinden TOKİ’ye devredildi.
3 – Arazi son olarak Emlak Konut GYO portföyüne alınarak “Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı” modeliyle özel sektöre sunuldu.
Yeni planlara göre, arazinin %56’sı artık tamamen “özel mülkiyet” statüsüne geçmiş durumda.
“Lüks Villa Altına Gizli Ticari Rant”
Hazırlanan planlarda bölgeye “Düşük Yoğunluklu Gelişme Konut Alanı” fonksiyonu verilerek lüks villa yapımının önü açıldı. Ancak asıl rantın, konut alanlarının altına gizlenen %20’lik ticari alan izninde olduğu belirtiliyor. Mahkemenin daha önce bu ticari kullanım kararını iptal etmesine rağmen, Bakanlığın yeni planlarda bu hükmü koruması dikkat çekti.
Önce İhale, Sonra Plan
Haberdeki en çarpıcı iddialardan biri de planlama hiyerarşisinin tersine işlemesi. Emlak Konut GYO’nun, henüz geçerli bir imar planı yokken ve yargı süreci devam ederken 25 konutluk proje için yapı ruhsatı aldığını KAP’a bildirdiği ortaya çıktı.
Tezcan Karakuş Candan’ın haberine göre, 6306 sayılı Afet Yasası, Çayyolu örneğinde olduğu gibi afet riskini azaltan bir araç olmaktan çıkıp, kamusal arazilerin lüks konut projelerine dönüştürülmesini meşrulaştıran hukuki bir zırh olarak kullanılıyor.






















