Gazeteci Barış Terkoğlu, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde ortaya çıkan diploma skandalının, “bir müstahdemin sisteme sızması” anlatısıyla geçiştirilemeyeceğini yazdı. Konuyla ilgili eline geçen bir fotoğrafı paylaşan Terkoğlu, müstahdemin, bugünkü Çanakkale 18 Mart Üniversitesi rektörüyle aynı karede yer aldığını aktardı.
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, son dönemde art arda ortaya çıkan sahte diploma ve veri sızıntısı iddialarının yalnızca bireysel suçlarla açıklanamayacağını vurguladı. Terkoğlu, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nde yaşanan skandalı hatırlatarak, yeni bilgiler verdi. Üniversitede 15 yıl müstahdem olarak çalışan Serdal Güçtekin’in, sistemlere girerek kendisini öğrenci olarak kaydettirmesi, mezun olması ve ardından görevde yükselmesi olayında eline yeni bir fotoğraf geçtiğini ifade eden Terkoğlu, fotoğrafta, danışmanlığını yapan öğretim üyesi, şifrelerinin çalındığı iddia edilen okul sekreteri ve bugün üniversitenin rektörü olan ismin yan yana olduğunu belirtti.
Terkoğlu’nun yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Üniversitenin kritik bir isminden telefon aldım. Kafam daha da karıştı. Zira ona göre bir müstahdemin fakülte sekreterinin şifresini çalıp sistemden kendisini kaydetmesi, yetmeyip okuldan mezun olması, üstüne görevde yükselmesi biraz fazla görünüyordu. Olayın müstahdem boyutunu aşan bir yanı olabilir miydi? Dahası… Çalınma değil de başka bir ‘dayanışma’ yaşanmış olma ihtimali var mıydı?
Cevap olsun diye haberlerde yer almayan bir fotoğrafı yolladı. ‘Yok artık’ dedim!
Bir tatil atmosferinde çekildiği görülen fotoğrafta, dört adam yan yanaydı. En solda günlerdir konuştuğumuz müstahdem Serdal Güçtekin vardı. Yanında, elini omzuna koymuş şekilde, üniversitenin hocalarından İlker Gülcemal görülüyordu. Gülcemal’in özelliği tam da Serdal Güçtekin’in girdiği bölümde hocalık yapmasıydı. Yetmemiş, müstahdem Güçtekin’in öğrenciliği sırasında danışmanlığını yapmıştı. Belli ki aralarındaki ilişki klasik bir hoca öğrenci ilişkisinin ötesindeydi. Öte yandan, Gülcemal, aynı zamanda üniversitenin rektörünün de danışmanıydı.
Üçüncü sıradaki isim fotoğrafı daha da garip kılıyor. Zira o, şifrelerinin çalındığı söylenen Sedat Arıcan. Aynı okulun sekreteri olan Arıcan’ın, şifrelerini çaldığı iddia edilen Güçtekin ile amir-personel ilişkisinden daha yakın olduğu anlaşılıyor.
En sağdaki ise parçayı tamamlıyor. Kim mi? Bugünkü Çanakkale 18 Mart Üniversitesi rektörü. Meğer bugünkü rektör, müstahdemin şifre çaldığı söylenen Ezine’deki meslek yüksekokulunda, sahte kayıt yapılırken okul müdürüymüş! Rektör olduktan sonra eski dostlarını unutmamış. Sızıntı ile okula girip mezun olan Serdal Güçtekin’e, törene gelip rektör olarak bizzat diploma vermiş. Yetmemiş, onu iyi bir kadroya getirmiş.
Konuştuğum kritik isim neredeyse aklımdan geçeni söyledi: ‘Şifreyi çaldı denen, şifreyi çaldırdı denen, çalanı okuttu denen, süreci yöneten bu dört kişi yakın arkadaş. ‘Müstahdem sisteme sızdı’ ifadesi gerçekçi değil. Skandalın boyutunu gizliyor.'”






















