AKP kurucusu, eski Başbakan Yardımcısı ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ve ardından tutuklanmasına ilişkin olarak, “Erken öten horozun başını keserler” ifadesini kullanarak, “adaylığı erken açıklanmasaydı belki tutuklanmazdı” yorumunda bulundu. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile ilgili de “Ankara’yı parsel parsel sattı” sözleri hatırlatılan Arınç, Gökçek’in adını anmak istemediğini söyleyerek, “Açıklamamım üzerinden tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı bile beni ifadeye çağırmadı. Çağırırlarsa giderim” dedi. Seçimlerle ilgili de konuşan Arınç, 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatarak, “İsim söylemem ama Tayyip Bey’in siyasetteki çizgisini az çok biliyorum. 2007’de ‘Kardeşim Abdullah Gül’dür’ diyen bir insan, seçimler yaklaştığı zaman ‘kardeşim falandır’ diyebilir. Bunu da yabana atmayın” yorumunda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra oğlu Bilal Erdoğan’ın aday olup olamayacağı sorusunu da yanıtlayan Arınç, “Babadan oğula vekillik olmuştur ama bu başka bir konudur. Bizde genel kabul görmez diye düşünüyorum” dedi.
Eski TBMM Başkanı ve AKP kurucularından Bülent Arınç, Sözcü TV yayınında gündeme dair açıklamalar yaptı.
“Erken öten horozun başını keserler”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) tutuklu yargılanan Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylık sürecine ve tutukluluk sürecine de değinen Arınç, “Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı çok erken açıklandı. Erken adaylık açıklamasaydı belki tutuklanmazdı. Siyasette erken öten horozun başını keserler” ifadelerini kullandı.
“Ben ve Erdoğan tutuksuz yargılandık, İmamoğlu da tutuksuz yargılanmalı”
Arınç, tutuksuz yargılanması gerektiğine işaret ederek İmamoğlu’nun yurt dışına “kaçma” tehlikesi varsa engel olunabileceğini vurgularken, “Ben, Erbakan, Erdoğan, geçmişte çok yargılandık. Ama o gün bize düşman olanlar bile bizi tutuklu yargılamadı. Ekrem İmamoğlu da tutuksuz yargılanmalı” dedi.
Arınç, İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğini, yurt dışına çıkma riski olsa bile buna engel olunabileceğini söyledi.
Tayfun Kahraman için tahliye çağrısı: Hükümet devirecek biri değil
Gezi davasından hükümlü bulunan MS hastası şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın sağlık durumuna dikkat çeken Arınç, “Adli Tıp Kurumu vicdansızlık bir yana acımasızca davranıyor. Tayfun Kahraman sağlık durumundan dolayı tahliye edilmeli” ifadesini kullandı. Arınç, Kahraman’ı “hükümet devirecek biri olarak görmedim” diyerek savundu.
“Melih Gökçek’in adını anmak istemiyorum”
Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ sözlerinin hatırlatılmasının üzerine, şunları söyledi:
“Açıklanacak bir şey kalmadı. Her şey ortada. Sadece şunu söyleyeyim. Sosyal medya çok sorumsuz bir ortam. O açıklama milyonlarca kişi tarafından izlendi. ‘O benim sakalımı tıraş etti, ben onun kolunu kestim’ dedim. Kesilen kol yerine gelmez de, sakal daha gür çıkar. Yani ben konudan bir gram inhiraf etmiş değilim.
Mansur Yavaş Bey bir defasında ‘100’e yakın dosya gönderdim, hiç bir işlem yapılmadı.’ Sosyal medyada bir şey gördüm. ‘Bu konular ile ilgili Bülent Arınç’ın ifadesine başvurulmak istendi, kendisi gitmedi’.
O günden bu yana tam 10 yıl geçti. Bir tek savcı bile beni ifadeye çağırmadı. Bildiklerimin hepsi malum. Melih Gökçek’in adını bile anmak istemiyorum. Savcılar çağırırsa ifade vermeye giderim.”
Bilal Erdoğan tartışması: Bizim ülkemizde babadan oğula kabul görmez
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra oğlu Bilal Erdoğan’ın aday olup olamayacağı sorusunu yanıtlayan Arınç, “Babadan oğula vekillik olmuştur ama bu başka bir konudur. Bizde genel kabul görmez diye düşünüyorum” dedi.
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva örneğini veren Arınç, şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa’da babadan oğula görüntüsünü göremezsiniz. Burası bir Azerbaycan değil veya Irak’ta, İran’da, Libya’da olan gibi bir şey görülmemiş. Olmaz mı, istenirse olur. Ancak halk buna karar verir. Halk tarafından hemen alkışlarla ve olumlu karşılanacağını da düşünmem. Bu o ülkelerde geçerli olabilir ama bizim ülkemizde kabul görmez diye düşünüyorum.”
“‘Kardeşim Abdullah Gül’dür’ diyen bir insan, kardeşim falandır’ diyebilir”
Arınç, seçimler yaklaştığında sürpriz bir ismin gündeme gelebileceğine de dikkati çekti. 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlatan Arınç, “İsim söylemem ama Tayyip Bey’in siyasetteki çizgisini az çok biliyorum. 2007’de ‘Kardeşim Abdullah Gül’dür’ diyen bir insan, seçimler yaklaştığı zaman ‘kardeşim falandır’ diyebilir. Bunu da yabana atmayın” dedi.
CHP’den istifa ederek AKP’ye katılan ve rozet takma töreninde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a asker selamı vererek “Emrinizdeyim” diyen İstanbul Milletvekili Hasan Utku Çakır’ın tavrını da eleştiren Arınç, bu görüntüyü “mahcup edici” bulduğunu belirtti.
Arınç, “Milletvekilleri halkın seçtiği insanlardır. Geçmişte de parti değiştirenler oldu ama ‘şu sebeple ayrılıyorum’ derler, onurlu kalırlardı. Bu arkadaşın yaptığı beni mahcup etti. Bağırarak, çağırarak, selam durarak, şov yaparak… Buna alışkın değilim ve doğru bulmuyorum. Orada Cemil Meriç’ten bir söz kullandım, ‘tabasbus’ (yaltaklanma) kelimesini özellikle söyledim” ifadelerini kullandı.






















