BirGün yazarı Timur Soykan, bugünkü köşesine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde 13 Ocak 2026 günü bir savcının, bir kadın hâkimi tabanca ile vurarak yaraladığı olaya ilişkin detayları taşıdı. Savcının, kadın hâkimi aylarca tehdit ve taciz ettiği, evinden altın çaldığı, sahte hesaplarla itibar suikastı yapmaya çalıştığı ortaya çıktı.
13 Ocak’ta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, bir kadın hâkimi silahla yaralamıştı. Kadın hâkimi, adliyede çalışan hükümlü çaycı kurtarırken, savcı ise tutuklanmıştı. Geniş yankı uyandıran olaya ilişkin detayları aktaran BirGün yazarı Soykan, savcının saldırıdan önce hâkimi aylarca takip ettiğini, evinden hırsızlık yaptığını ancak kadın hâkimin şikâyet etmemesi nedeniyle hakkında soruşturma açılmadığını yazdı.
Soykan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Kadın hâkim A.K., 45 yaşında. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde üye hâkim olarak görev yapıyor. Boşanmıştı ve 14 yaşındaki oğlu ile yaşıyor.
Saldırgan savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ise 33 yaşında. Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde genel soruşturma bürosunda görev yapıyordu. 7 yıldır savcıydı. Babası emekli İstinaf Hukuk Dairesi Başkanı, annesi emekli öğretmen.
Hâkime A.K. ve savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, 2023 yılında tanıştı. A.K., İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkimdi, Muhammed Çağatay Kılıçarslan bu mahkemenin duruşma savcısı olarak atandı. Aralarındaki duygusal yakınlık ilişkiye dönüştü. Birbirlerinin evlerinde kalıyorlardı.
Ocak 2025’te Hâkime A.K. ile Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ayrıldı. Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan bunu kabullenemedi. Sürekli telefon ile arayarak rahatsız etmesi üzerine onu tüm iletişim kanallarından engelledi.
Hâkime A.K.’nin ifadesine göre; sonrasında yaşananlar dehşet verici:
- Mart 2025’te Hâkime A.K. evde olmadığı sırada kapıyı çakı ile açan Kılıçarslan, giysi dolabının üzerindeki valizi çakı ile kesti ve 5 çeyrek altını, 27 tam Cumhuriyet altını, 50 gram 24 ayar külçe altını çaldı. Evden çaldıkları arasında arabasının yedek anahtarı, tüm aile fotoğrafları, oğlunun bebeklik fotoğraf ve videoları olan harici bellek de vardı.
- Hâkim, hırsızlığa karşı yargıya başvurmadı. Zararını taksit taksit gidermesi için savcı ile anlaştı. Sahte altın vermesi ihtimali nedeniyle satın almalar sırasında onunla kuyumcuya gitti. Zararını gidermesi için ona sert tepki gösteremiyordu.
- Hâkime A.K. zararı giderildikten sonra görüşmek istemediğini söyledi. Ancak Savcı Kılıçarslan mesajlarına yanıt alamayınca tehdit etmeye başladı. Bunun üzerine Nisan 2025’te tüm iletişim alanlarından Kılıçarslan’ı engelledi.
- Kılıçarslan, sürekli Hâkime A.K.’nin odasına gelmeye başladı. Sürekli gitmesini söylemesine karşın odadan çıkmıyor ve A.K.’nin çalışmasını engelliyordu. Hâkime A.K. bir süre kapısını kilitleyerek çalışmak zorunda kaldı.
- Hâkime A.K., Mayıs 2025’te Kılıçarslan’ın anne ve babası ile aynı lojmanda oturuyordu. Kılıçarslan’ın annesini arayarak oğlunun kendisine yaşattıklarını anlattı. Eylül 2025’e kadar tacizler sona ermişti.
- Hâkim A.K., Eylül 2025’te otomobilindeki ruhsat kılığında duran sürücü belgesinin yerinde olmadığını fark etti. Kılıçarslan ile temas kurmadan belgeyi yeniletti.
- Kasım 2025’te başka isimler adına açılmış e-mail hesaplarından tehdit ve hakaretler başladı. Kılıçarslan’ın ‘Nasıl sülale bu’ yazısıyla gönderdiği mailde Hâkime A.K.’nin tüm sülalesinin nüfus bilgilerini içeren ekran görüntüleri vardı. A.K. bu mail hesaplarını da engelledi.
- 11 Aralık 2025’te ise Savcı Kılıçarslan, Hâkime A.K.’nin Vakıfbank’taki hesabına 1 TL gönderip açıklama kısmına tehdit içerikli mesajlar yazıyordu. İşlem açıklamasında şöyle yazdı: “Perşembe dayak için güzel bir gün ne dersin? Başka gün dersen o da olur. Sürpriz mi olsun yoksa. Duruşmam yok bu hafta…”
- 11 Aralık 2025’te Hâkime A.K. bir arkadaşının haber vermesi üzerine adına açılan Instagram hesabını gördü. Kılıçarslan, A.K.’nin aile üyeleri ile çektiği fotoğrafları bu hesaptan paylaşmıştı. Bazı fotoğraflarda aile üyeleri yerine hâkim cübbesi giymiş erkeklerin fotoğraflarını fotomontajla koymuştu. Hesap açıklamasına ise “İslamın güneşi, namus benim için her zaman birinci plandadır. Kokumu sürer, topuklumu giyerim. Misler gibi kokarım, gülüşüm etkiler, güzel kokmaya bayılırım, Müslüman gibi temiz yaşamak, yargı dağıtıyorum, bakımlı olmak, erkek muhabbetini severim, kadın arkadaşım yoktur. Beni sevecek erkek arıyorum” yazmıştı.
- Aralık 2025’te telefon numaraları engellendiği için gizli numaralardan arayarak A.K.’yi taciz etti.
- Farklı isimlere açılmış e-mail adreslerinden tehditler sürüyordu. 19 Aralık 2025: “Uyu senin a… koyacağım. Belki bu mesajlar sana gelmiyor. Hiç önemli değil. Kendime söz veriyorum. Senin ananı ağlatacağım. Allah şahidim olsun buradan gideceksin. Yine Allah şahidim olsun gitmezsen biteceksin.” 24 Aralık 2025: “… Hele hele birinin odasında gördüm mü kesin dayak olacak. Allah şahidim olsun bir adam odasında yakaladığım zaman çok feci döveceğim. Ben normal konuştukça ciddiye almıyorsun. Senin için ciddiye aldırtmanın yolu cebirden geçiyor, anlaşıldı.” 26 Aralık 2025: “Aynı şehirde yaşayıp biriyle olmana, biriyle görüşmene, hatta arkadaşlık kurmana izin vermem. Gidersen kurtulursun.” 27 Aralık 2025: “Bir erkek tek başına kadının odasına gidemez, kadın da erkeğin odasına. Ulan o İ.’nin, Ö.’nün, E.’nin vs seninle konuşacak neyi olabilir? Bardak taştı. Koklaşmak istiyorsan defolup gideceksin… Kadın meslektaşların haricinde görüşmek yasak… Benim talimatlarıma inat etmek ne demek göreceksin…” 27 Aralık 2025: “Rüyamda gördüm, eğer biriyle görüşürsen ya da görüyorsan söz biter. Yurtdışına kaç. O kadar diyorum. O halde bile bulurum seni. Öyle bir şey olursa tüm gücümü, kuvvetimi kullanırım.” 28 Aralık 2025: “Defol git kurtar kendini… Konuşturma, yazdırma. İstinafa gelip rezalet mi çıkarayım. Sana yemin ediyorum biriyle yakalarsam adliye ortamı demem gerekeni yaparım. 1 Ocak 2026: “Çok dayak yiyince insanın burnuna kan kokusu geliyor, hazırlıklı ol. Sen hiç sana merhamet etmeyen birinden dayak yedin mi? Tecrübe etmene çok kalmadı bekle.” 1 Ocak 2026: (Kadına yönelik şiddet haberini ekleyerek) “Senin de başına gelebilecek olan.”
- 2 Ocak 2026: (Kılıçarslan bir tabanca fotoğrafını mail ile göndererek )“Bak bu makineyi yeni aldım. Ruhsatı da yok. Adı Luger. Evimde de değil. Güzel bir yere gömdüm. En kötü bununla birilerinin anasını s… Git. Ö. (Hâkime A.K.’nin oğlu) için yaza kadar süre veriyorum. Ama gideceğini onayla. Vallahi şakam yok. En ufak hamlen geldiğinde sana da Ö.’ye de yazık olur. Yemin ediyorum şakam yok. Talimatlarıma uymadın zıvanadan çıktım. Gitmek zorundasın. 3 Ocak 2026: “Aynı şehirde birini bulmana izin vermem. Defol git. İzmir’de ya da başka bir istediğin ilde ol. Dua bile ederim birini bulsun, mutlu olsun diye ama burada hayatın zindana çevrilecek. Gideceğim demen bile yeter yaz kararnamesine kadar süre bile veriyorum. Daha ne istiyorsun lan. Defol git burada çalışmaya devam etmen İMKANSIZ.”
- Aynı günlerde Hâkime A.K.’nin arabasının sol ön ve arka kapıları çizildi, sağ taraftaki kapılara sert cisimle vurularak zarar verildi.
Hâkimin kendisini tehdit eden, hırsızlık yapan, kişisel verilerini ele geçiren savcıyı yargıya bildirmediği karanlık aylar sürdü. Hâkime A.K. kişisel itibarının zedelenmesi korkusuyla şikayetçi olmadığını söyledi.”























