Sözcü Gazetesi’nde Tuğba Nur Çelik imzasıyla yayımlanan habere göre; modern teknolojiyle inşa edilen projeler ile asırlar öncesinin mimari dehası arasındaki uçurum, Antalya’da yaşanan sel felaketiyle bir kez daha gözler önüne serildi. 2023 yılında büyük umutlarla açılan Antalya-Konya otoyolu, şiddetli sağanak yağışların ardından sulara gömülerek ulaşıma kapandı.
Modern Yol Sınıfta Kaldı
Antalya’yı İç Anadolu’ya bağlayan stratejik öneme sahip otoyol, vadi tabanına inşa edilmesi ve tahliye kanallarının yetersizliği nedeniyle adeta bir göle dönüştü. Yetkililer, suyun çekilmesinin bir haftayı bulabileceğini belirtirken, sürücüler alternatif güzergâhlara yönlendirildi. Henüz 3 yıllık bir geçmişi olan yolun bu denli çabuk devre dışı kalması, mühendislik hataları tartışmasını da beraberinde getirdi.

“Liyakatsizliğin Vesikalık Resmi”
Konuyla ilgili sert eleştirilerde bulunan CHP İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda projedeki planlama hatalarına dikkat çekti. Ösen, yaşanan manzarayı şu sözlerle özetledi:

“Bu otoyol, iktidardaki vasatlık ve liyakatsizliğin vesikalık resmi gibi. 600 yıl önce bu köprüyü yapanlar her detayı düşünmüş, ancak 2023’te taşkını düşünen bile olmamış.”
600 Yıllık “Uzunköprü” Örneği
Haberde, modern yolun içler acısı hali ile Edirne’deki tarihi Uzunköprü kıyaslandı. Yaklaşık 600 yıl önce Ergene Nehri üzerine inşa edilen Uzunköprü’nün, nehir yatağı sadece 30 metre olmasına rağmen 1300 metre uzunluğunda ve onlarca kemerli yapıldığı hatırlatıldı. Ecdadın bu tasarımı “fuzuli” değil, olası büyük taşkınlarda suyun kemerlerin altından akıp gitmesi ve yolun asla kapanmaması için yaptığı vurgulandı.

Günün sonunda, 15. yüzyılın imkanlarıyla yapılan köprü hala dimdik ayaktayken, 21. yüzyıl teknolojisiyle yapılan otoyolun ilk büyük sınavında sular altında kalması, “Nerede hata yapıyoruz?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.




















