Hukukçu Dr. Ufuk Yeşil’in, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) son 50 kararını mercek altına aldığı dev inceleme, Türkiye’deki terör yargılamalarında “kanunilik” ilkesinin can çekiştiğini ortaya koydu. Analiz, AYM’nin hak ihlallerini durdurmak yerine mevcut hukuksuz pratiği meşrulaştıran bir yapıya büründüğünü iddia ederek tarihi bir çağrı yaptı: “AYM artık etkili bir yol değil, doğrudan AİHM’e gidin!”
Hukuk Devletinin Temeline Dinamit: “Öngörülemez Cezalandırma”
İncelemeye konu olan 50 karar, Türk yargısının AİHM’in emsal Yüksel Yalçınkaya kararına karşı sergilediği direncin röntgenini çekiyor. Habere konu olan çalışmada, ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri ve yasal sendika üyeliklerinin, somut bir suç kastı aranmaksızın “terör örgütü üyeliği” delili sayılması sert bir dille eleştiriliyor.
“Bir fiilin işlendiği sırada suç teşkil etmemesine rağmen, yıllar sonra geriye dönük bir cezalandırma gerekçesi yapılması, hukuk devletinin en temel güvencesi olan ‘öngörülebilirlik’ kriterinin açık bir ihlalidir.”
Savunma Hakkı Sadece “Kâğıt Üzerinde” mi?
Analiz, yargılama süreçlerindeki usuli fiyaskoları da bir bir dökümlüyor. ByLock gibi dijital verilerin ham hallerine savunmanın erişememesi ve belirleyici tanıkların sanık huzurunda sorgulanmaması, “silahların eşitliği” ilkesinin yok sayıldığını gösteriyor. AYM’nin bu ağır kusurları “açıkça dayanaktan yoksun” bularak reddetmesi, anayasal denetim mekanizmasının işlevsizleştiği yorumlarını güçlendiriyor.
Ezber Bozan Strateji: Çift Yönlü Başvuru Dönemi
Çalışmanın en çarpıcı ve eylem odaklı sonucu ise AYM’ye bireysel başvuru yolunun artık “etkili bir iç hukuk yolu” olma vasfını yitirdiğine dair tespiti. Dr. Yeşil, başvurucuların peşinen reddedileceği belli olan bir süreçte yıllarca bekletilmesini “hukuki bir zaman kaybı” olarak nitelendiriyor ve yeni bir yol haritası sunuyor:
- AYM Kararını Beklemeyin: Dosyası AYM önünde derdest olanlar, mahkemenin nihai kararını beklemeden doğrudan AİHM’e başvurmalı.
- Aynı Anda Çift Başvuru: Yeni başvuru yapacak olanlar, herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına hem AYM hem de AİHM sürecini aynı anda başlatmalı.
- Hedef AİHM’i Zorlamak: Bu stratejinin temel amacı, AİHM’in Türkiye’deki iç hukuk yollarının tıkandığını görmesini sağlamak ve mahkemeyi inisiyatif almaya zorlamak.
“AYM, AİHM Öncesi Tüketilmesi Gereken Bir Durak Değil!”
Dr. Yeşil’in paylaştığı veriler ve başvuru formları, mağdurlar için bir “hayatta kalma kılavuzu” niteliğinde. Analiz, AYM’nin Adnan Şen ve Şeref Özmutlu kararlarıyla başlayan tutumunun, AİHM standartlarını dolanarak etkisiz kılma stratejisi olduğunu açıkça ilan ediyor.





















