Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 1 büyüyeceği, yıl sonu enflasyonun yüzde 16,2 oranında gerçekleşeceği, işsizliğin ise yüzde 12,5’e çıkacağı öngörüsünde bulundu.
‘Hataların sonuçlarını görüyoruz’
Geçmişte yapılan hataların sonuçlarının ‘gıda enflasyonundan işsizliğe, çevre kirliliğinden kentleşmeye‘ bugün ortaya çıktığını belirten Özilhan, gıda fiyatlarının 2007’den 2018’e dünyada yüzde 10 artarken Türkiye’de bu rakamın yüzde 200 olduğunu söyledi.
Özilhan, şu ifadeleri kullandı: “Gıda fiyatları uzunca bir süredir tüketici fiyatlarından çok daha hızlı artıyor. Bu durum meselenin yıllar içinde iyice ağırlaşmış olan yapısal boyutuna işaret ediyor. Kaldı ki olumsuz hava koşullarını da bu seneye özgü arızi meseleler olarak görmek büyük bir hata olur.”
‘Çiftçilik eriyor, yapısal çözüme yönelik bir irade göremiyoruz’
Son haftalarda yükselen gıda fiyatlarına karşı alınan önlemlere de değinen Özilhan, sorunun yapısal boyutuna eğilinmediğini ve alınan önlemlerin geçici olacağını kaydetti.
Tarım sektöründeki sorunların devam ettiği için fiyatların tekrar yükseleceğini söyleyen Özilhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gıda fiyatlarındaki artışın esas nedeni, tarımın içine düşmüş olduğu durumdur. Tarıma verilen teşviklerin eriyip gittiği, araziye verilen teşviklerin etkin kullanılamadığı, tarımsal girdilerin fiyatlarının hızla tırmandığı bir yapının kaçınılmaz sonucu tarımsal üretimin azalması ve çalışabilir yaştaki nüfusun neredeyse tamamının köyleri terk etmesidir. Kırsalda yaşayanların oranı son 10 yılda yüzde 34’ten yüzde 16’ya düşerken, kentlerde ve metropollerde yaşayanların oranı yüzde 66’dan yüzde 84’e yükselmiştir. Çiftçilerin oranı ise yüzde 10’dan eriyip yüzde 3’e düşmüştür. Nitekim, üretim istatistiklerine baktığımızda, 2018 yılında, bir önceki yıla göre, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 5.8, sebzelerde ise yüzde 2.6 üretim azalması dikkati çekiyor.”
Erol Bilecik: Güçlü ekonomi için güçlü demokrasi gerek
Bugün itibariyle TÜSİAD başkanlığından ayrılan ve yerini Simone Kaslowski’ye bırakan Erol Bilecik ise veda konuşmasında demokrasi vurgusunda bulundu.
‘İnsan hak ve özgürlüklerine dayalı, laik, sosyal, hukuk devleti’nin önemine dikkat çeken Bilecik, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin güçlü ülkeler liginde yer alması; ancak çoğulculuk, hoşgörü, adalet, dayanışma, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve çağdaş bir eğitim sistemiyle mümkün olabilir”.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 1 büyüyeceği, yıl sonu enflasyonun yüzde 16,2 oranında gerçekleşeceği, işsizliğin ise yüzde 12,5’e çıkacağı öngörüsünde bulundu.
‘Hataların sonuçlarını görüyoruz’
Geçmişte yapılan hataların sonuçlarının ‘gıda enflasyonundan işsizliğe, çevre kirliliğinden kentleşmeye‘ bugün ortaya çıktığını belirten Özilhan, gıda fiyatlarının 2007’den 2018’e dünyada yüzde 10 artarken Türkiye’de bu rakamın yüzde 200 olduğunu söyledi.
Özilhan, şu ifadeleri kullandı: “Gıda fiyatları uzunca bir süredir tüketici fiyatlarından çok daha hızlı artıyor. Bu durum meselenin yıllar içinde iyice ağırlaşmış olan yapısal boyutuna işaret ediyor. Kaldı ki olumsuz hava koşullarını da bu seneye özgü arızi meseleler olarak görmek büyük bir hata olur.”
‘Çiftçilik eriyor, yapısal çözüme yönelik bir irade göremiyoruz’
Son haftalarda yükselen gıda fiyatlarına karşı alınan önlemlere de değinen Özilhan, sorunun yapısal boyutuna eğilinmediğini ve alınan önlemlerin geçici olacağını kaydetti.
Tarım sektöründeki sorunların devam ettiği için fiyatların tekrar yükseleceğini söyleyen Özilhan sözlerini şöyle sürdürdü: “Gıda fiyatlarındaki artışın esas nedeni, tarımın içine düşmüş olduğu durumdur. Tarıma verilen teşviklerin eriyip gittiği, araziye verilen teşviklerin etkin kullanılamadığı, tarımsal girdilerin fiyatlarının hızla tırmandığı bir yapının kaçınılmaz sonucu tarımsal üretimin azalması ve çalışabilir yaştaki nüfusun neredeyse tamamının köyleri terk etmesidir. Kırsalda yaşayanların oranı son 10 yılda yüzde 34’ten yüzde 16’ya düşerken, kentlerde ve metropollerde yaşayanların oranı yüzde 66’dan yüzde 84’e yükselmiştir. Çiftçilerin oranı ise yüzde 10’dan eriyip yüzde 3’e düşmüştür. Nitekim, üretim istatistiklerine baktığımızda, 2018 yılında, bir önceki yıla göre, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 5.8, sebzelerde ise yüzde 2.6 üretim azalması dikkati çekiyor.”
Erol Bilecik: Güçlü ekonomi için güçlü demokrasi gerek
Bugün itibariyle TÜSİAD başkanlığından ayrılan ve yerini Simone Kaslowski’ye bırakan Erol Bilecik ise veda konuşmasında demokrasi vurgusunda bulundu.
‘İnsan hak ve özgürlüklerine dayalı, laik, sosyal, hukuk devleti’nin önemine dikkat çeken Bilecik, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin güçlü ülkeler liginde yer alması; ancak çoğulculuk, hoşgörü, adalet, dayanışma, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve çağdaş bir eğitim sistemiyle mümkün olabilir”.