Prof. Acemoğlu: Ekonominin geleceği parlak değil, çok daha kötüsü geliyor

Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır kalitesiz büyüdüğünü dile getiren Acemoğlu, “Sürekliliği olmayan bir büyüme bu. Üstüne uluslararası gelişmeleri de eklersek ekonominin geleceği parlak değil. Çok daha zor zamanlar bizi bekliyor” uyarısında bulundu.

Türkiye'de koronavirüs salgınının yaşandığı son bir yıllık dönemde dar gelirlinin ayakta kalması daha da zor hale gelirken birçok şirket iflasını duyurdu. Ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır kalitesiz büyüdüğünü dile getirerek ekonomide beklenen yeni krizleri değerlendirdi. Acemoğlu "Türkiye her şeyi doğru yapsa bile Merkez Bankası rezervlerin aynı seviyeye gelmesi çok zor. Türkiye ekonomisi son 15 yıldır kalitesiz büyüyor. Ekonominin geleceği parlak değil" dedi. 

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye yanlış bir şekilde ekonominin durumu çok kötüye giderken, Merkez Bankası rezervlerini kullanmaya başladığını ifade etti.


Cumhuriyet'ten Şehriban Kıraç'a konuşan Acemoğlu, Türkiye’nin bu rezervleri kullanarak, ekonomik reformları yapmak yerine anlaşılması zor olan politikalara yöneldiğini vurguladı ve şöyle dedi:

“Bunun üzerine yurtdışından gelen sermaye çekilmeye başlayınca Merkez Bankası daha fazla rezerv kullanmaya başladı. Bunu çok uzun vade sürdüremezsiniz. Zaten bu yüzden ekonomi kurumlarında değişiklikler yapıp başka politikalara yönelmeye çalıştılar. Ama bunların hiç birinin kredibilitesi yok. Hiçbiri de doğru politikalar değildi. Demokratik kurumlar zayıflayınca her ülke keyfi ve yanlış politikalara yöneliyor. Ekonomi bürokrasisinde hemen hemen hiç nitelikli insan kalmadı. Bu durum belirsizliği ve krizi artırıyor. Türkiye her şeyi doğru yapsa bile Merkez Bankası rezervlerin aynı seviyeye gelmesi çok zor."

Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır kalitesiz büyüdüğünü dile getiren Acemoğlu, “Sürekliliği olmayan bir büyüme bu. Üstüne uluslararası gelişmeleri de eklersek ekonominin geleceği parlak değil. Çok daha zor zamanlar bizi bekliyor” uyarısında bulundu. 

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencilerinin medya üretim kolektifi Özgür İktisat'ın Açık Dersleri'nin 16.'sına katılan Prof. Daron Acemoğlu, Türkiye’de acayip bir kredi büyümesinin söz konusu olduğunu vurguladı. 

Prof Acemoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

"- Son zamanlarda Türkiye sadece kredilerle büyüdü ve tüketim tarafından çekilen bir ekonomi haline geldi.

- Gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) neredeyse yüzde 30’u yatırıma gidiyor. Ama bu yüzde 30’un sadece yüzde 10’u makina ve imalat yatırımlarına gidiyor, yüzde 20’si ise inşaata gidiyor. Çok dengesiz bir büyüme. Bu sürdürülmesi gerçekten zor bir büyüme.

- Son dönemlere bakarsanız Türkiye’de artık özel bankalar hiç kredi vermiyorlar. Gelen krediler sadece devlet bankalarından.

- Yüksek kaliteli büyüme eşitsizliği azaltıyor. Kalitesiz büyüyorsanız bunu sürdürmek çok zor. Giderek problemleri kat kat artırıyor. Bunlardan biri cari açık ve enflasyon. Enflasyon son dönemlerde yine artıyor. Bu bazı problemlerin bir semptomu.

- Türkiye’de kurumsal gerileme 14 yıldır sürüyor. Bağımsız özel kuruluşların elden alınması 2006’da başlıyor. Buna rağmen 2010’da Türkiye’ye ciddi yatırımlar geldi. Türkiye’ye yatırımda bulunanlar kendi taleplerini yaratıyorlardı. Bence yabancı sermaye Türkiye’deki kurumsal kötüleşmeyi ya zamanında görmedi ya da görmemeyi tercih etti. Yabancı sermaye daha sonra kısa vadeli yatırıma geçti. Ama artık çok yüksek faiz almadan yatırıma gelmek istemiyor. Bu da politik sistemin değişiminden kaynaklanıyor.

- Türkiye’de işçi hakları çok düşük. Bunların Avrupa ve ABD düzeyine gelmesi çok önemli. 

- Türkiye siyasal olarak ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyor.

- Türkiye gibi ülkeler demokrasiden uzaklaştılar. Birçok ülke ekonomi için demokrasinin önemli olmadığını düşünüyor. Demokrasi bir lüks tüketim maddesi değil. Ekonomimi için de çok önemli. Bunu görmek istemeyenler var.

- Freedom House’ye göre, 2006’dan bu yana demokrasiden uzaklaşan ülkelerin sayısı artıyor. Demokrasinin geleceği hiç parlak değil. Covid-19’dan sonra demokrasiden uzaklaşanlar artacak."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ