Erdoğan'a göre Vakıf Bank Hain

Erdoğan'ın "hain" ilan ettiği listeye bir kamu bankası girmiş oldu.
Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemizin bu döneminde uyduruk bahanelerle kredileri geri çağıran bankalar kendilerine bir saf belirlemişlerdir demektir. Ama bu saf ülkemizin ve milletimizin safı değildir. Basit bir olayda geriye çağırma gibi bir anlayışın, mantığın içerisine girerse kusura bakmasınlar, açık ve net söylüyorum, ben bunu 'ihanet' diye değerlendiririm"  demişti. Vakıf Bank, Erdoğan'ın tam olarak "ihanet" dediği şeyi yaptı. Üstelik de hem ihracatçı hem de AKP'li birine. 

İHRACATÇIYI ŞOK ETTİ
Zonguldak'ta, yurt dışına kombi ihracatı yapmak isteyen firmanın kullandığı 10 milyon liralık kredinin bir günde geri çağrılması, milyon dolarlık ihracatı erteletti. Üstelik bunu yapan Vakıf Bank.


Gökçebey ilçesinin Bakacakkadı beldesinde panel radyatör, havlupan ve katı yakıtlı kazan üreten Emko Isı, 2015 yılında ise kombi sektörüne adım attı. 17 milyon liralık kredi limiti bulunan firma, 10 milyon liralık kredi kullanarak 50 bin kombi üretmek için çalışmalara başladı. Ancak yaşanan ekonomik kriz ve bankacılıkta artan riskler nedeniyle Vakıfbank, kredisini geri çağırdı. 

Bunun üzerine banka ile görüşen firma yetkilileri, "ihracat yapıyoruz, ülkeye para kazandıracağız" demelerine rağmen olumsuz sonuç aldı. Mevduat hesaplarındaki 6 milyon lira ile kredinin bir kısmını kapatan firma, kalan miktarın taksitlendirilmesini istedi. Bu talebe de olumsuz yanıt alınca ikinci bir şok yaşayan firma yetkilileri, kalan 4 milyon lirayı da bir gün içerisinde ödedi.

İKİ GÜN SÜRE DAHİ VERMEDİLER

Yaşananlara anlam veremediklerini ifade eden Emko Isı firmasının yetkilisi Burak Günay, kredinin geri çağrılmasıyla yaşadıkları sancılı süreci şöyle anlattı:

"Hem sanayici hem ticari faaliyet gösteren bir aile olarak bankalar ile çalışmaktayız. Vakıf Bankası’ndan kredi kullanmaktaydık. İklimlendirme sektöründe faaliyet gösteren tesisimizde ayrıca kombi yatırımı yapmak istedik. Bunun için de krediyi Vakıf Bankası ile kullandık. Onaylı 17 milyon liralık limitimiz vardı. Bunun 10 milyon lirasını yeterli görerek kullanmaya başladık. Krediyi bizden geri istediler. Biz bunun genel kredi sözleşmesine aykırı olduğunu, 1970 yılından beri aralıksız olarak ticari faaliyetimize devam ettiğimizi, bu güne kadar temerrüde düşmüş herhangi bir borcumuzun olmadığını, protesto edilmiş çekimizin olmadığını ifade ettik. Ödemelerimizin aksamadığını ifade ettik. Neden böyle bir talepte bulunduklarını açıklamalarını istedik.

Herhangi bir resmi bir cevap alamadık. Sadece kredileri geri istediklerini söylediler. Noterden ihtarname çekip kredileri geri istedikleri tarih, 27 Temmuz 2016. Bizim Vakıf Bankası’nda 6 milyon lira tutarında mevduatımız vardı. Borcumuz ise 10 milyon liraydı. Vakıf Bankası’nın buradaki riski 4 milyon liraydı. Borcumuzun 6 milyon lirasını verebileceğimizi, haksız yere krediyi geri istedikleri için kalan 4 milyon lirayı da yine de teminat anlamında ipotek olarak verebileceğimizi söyledik.

Banka ise bunu kabul edemeyeceklerini, 4 milyon lirayı da geri istediklerini söylediler. İki iş günü içerisinde bunu geri ödeyeceğimizi söylememize rağmen ertesi gün bize ihtarname çekildi. İhtarnamede ise bir iş günü içerisinde 10 milyon liranın yatırılması yönündeydi. Ticari hayata, hayatın olağan akışına aykırı olan bu süreçte biz bir iş günü içerisinde 10 milyon liranın tamamını ödeyerek tüm kredilerimizi kapattık. Krediyi kapattıktan sonra bu durumun gerekçesini istememize rağmen herhangi bir cevap alamadık."

CUMHURBAŞKANI'NIN "İHANET" SÖZÜNÜ HATIRLATTI

"27 Temmuz tarihindeki bize kredinin geri istenmesinden 13 gün sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bankaların kredileri geri istemesini bir ihanet olarak gördüğünü söyledi. Ayrıca uyduruk bahanelerle kredileri geri çağıran bankaların safını belli ettiğini, bu safın milletimizin yanındaki saf olmadığını belirtti. Biz Vakıf Bankası’na tekrar gidip, ‘Size olan bütün kredilerimizi ödedik. Herhangi bir borcumuz kalmadı. Sizin de bizde bir riskiniz kalmadı. Ama noter aracılığıyla ihtarname göndermenizden dolayı ticari itibarımız zedelendi. Ayrıca çalıştığımız diğer bankalar da tedirgin oldu. Sizin tekrar bize kredi tanımlamanızı istiyoruz. Tanımladığınız krediyi de kullanmayacağız’ şeklinde taahhütte bulunduk. Bankanın iyi niyetini göstermek adına kredi tanımlamalarını ve kullanmayacağımızı söyledik. Bunun karşılığında yine olumsuz cevap aldık. Hatta bunun da ötesinde ciddiye alınmadık."

"Yaptığımız yatırımın kapasitesi 50 bin kombi kapasitesiydi. Kombilerimiz 250-300 dolar arasında fiyattı. Bu da 15 milyon dolarlık cari açığa katkıdır. Hem ülkemin içinde bulunduğu zor durumda sanayiciler olarak yapacağımız her ihracat döviz kazandırmaktır. Cari açığı düşürmektir. Bu 15 milyon dolarlık potansiyel, bankanın bu tutumuyla hem ertelendi. Hem de ülkemizden kaçırılmış oldu. Ama biz bu yolda yatırımlarımızı ülkemize kazandıracağız." 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ