Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan ateşkes ve 14 maddelik entegrasyon anlaşması ile ilgili konuştu. “Bu savaş birçok güç tarafından planlandı. Savaşa mecbur bırakıldık” diyen Abdi, Şam’a gideceklerini ve kazanımlarını korumak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Ateşkes anlaşması sonrası ilk kez kısa görüntülü mesaj yayınlayan Abdi, yaşananın bir savaş olduğunu ve çok kayıp verdiklerini söyledi. “Bu savaşa mecbur bırakıldık. Anlaşmaya varmak istiyorduk. Ancak savaşla (saldırılarla) yüz yüze kaldık” diyen Abdi, Şam’da yapacakları görüşmede kazanımlarını korumaya çalışacaklarını ifade etti.
Deyrizor ve Rakka’daki gruplarını Haseki bölgesine geçirme konusunda ittifaka varıldığını ifade eden Abdi, şöyle devam etti:
“Şam’a gitmeden önce halkımızla bazı hususları paylaşmak istedim. Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum: Bu savaş bize farz kılındı. Önüne geçmek istiyorduk. 4 Ocak’ta Şam’da yaptığımız son toplantı, sonrasındaki toplantılarda, Erbil’deki toplantıda bu savaşın önünü almak istedik. Ancak ne yazık ki bu savaş birçok güç tarafından planlandığı için bu savaş bize farz kılındı ve bugüne gelmiş bulunuyoruz.
Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için – savaşın sonu da belirsizdi – Deyrizor ve Rakka güçlerini Haseki bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Şunu söylemek istiyorum. Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bizler devrim ve halk kazanımlarını koruyacağız. Bunun için elimizden ne gelirse yapacağız. Bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız. Buna gücümüz de yetiyor. Bu yönlü çabalarımız da devam edecektir.”
14 maddelik anlaşma
Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşmanın maddeleri şöyle:
“1 – Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasındaki tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanması ve SDF askeri birliklerinin yeniden konuşlandırılması için ön adım olarak Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi.
2 – Deyrez-Zor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin devredilmesini ve Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında mevcut çalışanların kadrolarının derhal belirlenmesine yönelik kararnamelerin çıkarılmasını içerir.
3 – Heseke Vilayetindeki tüm sivil kurumların Suriye devletinin kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4 – Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır geçiş noktalarının, petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünü ele alacak ve kaynakların Suriye devletine iadesini sağlamak için düzenli kuvvetler tarafından koruma altına alınacak; Kürt bölgelerinin özel durumu da dikkate alınacaktır.
5 – Gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına “bireysel” olarak tam entegrasyonu, buna göre askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimlerin sağlanması.
6 – Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına dahil etmekten kaçınmayı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde bulunan eski rejimin kalıntılarından subayların listelerini sağlamayı taahhüt eder.
7 – Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevini üstlenecek bir adayın atanmasına ilişkin bir başkanlık kararnamesinin çıkarılması.
8 – Kobani şehrindeki yoğun askeri varlığın kaldırılması, şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve Suriye İçişleri Bakanlığına idari olarak bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.
9 – IŞİD tutsakları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve bu tesislerin güvenliğini sağlamakla görevli güçlerin Suriye hükümetiyle bütünleştirilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10 – Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, SDG liderliği tarafından merkezi devlet yapısı içinde yüksek rütbeli askeri, güvenlik ve sivil pozisyonlarda görev yapacak adayların listesinin kabul edilmesi.
11 – Kürt kültürel ve dil haklarının tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllardan birikmiş mülkiyet hakları talepleri de dahil olmak üzere, çözülmemiş hak temelli ve sivil sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin memnuniyetle karşılanması.
12 – SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak için Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışındaki tüm Suriyeli olmayan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) liderlerinin ve üyelerinin sınır dışı edilmesini taahhüt eder.
13 – Suriye devleti, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla, Amerika Birleşik Devletleri ile koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörizme (DEAŞ) karşı mücadeleye devam etmeyi taahhüt eder.
14 – Afrin ve Şeyh Maksoud bölgelerindeki sakinlerin evlerine güvenli ve onurlu bir şekilde dönüşleri konusunda anlaşmalara varılması için çalışılacaktır.”





















