İran’daki ülke genelinde düzenlenen protestolara yönelik kanlı baskılarda en az 6 bin 126 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de hâlâ kayıp olduğu bildirildi.
Pazartesi günü paylaşılan yeni veriler, ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’ndan (HRANA) geldi.
Verilere göre ölenler arasında en az 5 bin 777 protestocu, 214 hükümete bağlı güvenlik görevlisi, 86 çocuk ve gösteri yapmayan 49 sivil bulunuyor. Baskılarda ayrıca 41 bin 800’den fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
İran hükümeti ise ölü sayısını çok daha düşük göstererek 3 bin 117 olarak açıklamış, 2 bin 427’sinin sivil ve güvenlik görevlisi, geri kalanını ise “terörist” olarak nitelendirmişti. Geçmişte İran, gösterilerdeki ölümleri eksik bildirmiş veya hiç açıklamamıştı. Bu ölü sayısı, İran’da son yıllarda görülen hiçbir protesto dalgasıyla kıyaslanamayacak kadar yüksek ve 1979’daki İslami Devrim dönemindeki kaosu akıllara getiriyor.
Protestolar, İran para birimi riyalin değer kaybetmesiyle 28 Aralık’ta başladı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. Gösteriler, İran rejimi tarafından şiddetle bastırıldı. Ülkede iki haftadan uzun süredir süren internet kesintisi, baskının boyutlarını gözler önüne sermeye başladı; bu, İran tarihindeki en kapsamlı internet kesintisi olarak kayda geçti.
İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani, BM Güvenlik Konseyi toplantısında Trump’ın ülkeye yönelik askeri güç kullanma tehditlerini “ne belirsiz ne de yanlış yorumlanabilir” olarak nitelendirdi. Iravani ayrıca, ABD ve İsrail’in desteklediği “silahlı terörist grupların” şiddeti kışkırttığını iddia etti, ancak bunu doğrulayan herhangi bir kanıt sunmadı.
İran devlet medyası, ülke dışındaki güçleri protestolardan sorumlu tutmaya çalışıyor. Ülke ekonomisi, özellikle nükleer programına yönelik uluslararası yaptırımlar nedeniyle hâlâ sıkıntı yaşarken, teokrasi ülke içindeki ekonomik krizle başa çıkmakta zorlanıyor.
ABD uçak gemisi bölgeye ulaştı
Protestolara dair açıklanan veriler, ABD’nin Orta Doğu’ya olası bir askeri müdahale için USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemilerini sevk etmesinin ardından geldi.
USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerleri, ABD’ye İran’a karşı operasyon yapabilme imkânı sağlıyor. Körfez Arap ülkeleri, Amerikan askerlerini barındırmalarına rağmen herhangi bir saldırıya karışmak istemediklerini belirtti.
Orta Doğu’daki iki İran yanlısı milis gücü de yeni saldırılar düzenlemeye hazır olduklarını açıkladı. Uzmanlar, bu adımın, ABD Başkanı Donald Trump’ın barışçıl göstericilerin öldürülmesine veya İran’ın protestolar sonrasında kitlesel idamlar gerçekleştirmesi halinde askeri müdahale tehdidini desteklemeyi amaçladığını belirtiyor.
İran, tüm bölgeyi bir savaşa sürüklemekle defalarca tehdit etti; ancak ülkenin hava savunması ve ordusu, haziran ayında İsrail’in başlattığı savaşın etkilerinden hâlâ toparlanmaya çalışıyor. Husi güçleri ve Kataib Hizbullah, ABD’nin İran nükleer tesislerini bombaladığı 12 günlük İsrail-İran çatışmasına katılmamıştı. Bu tereddüt, İran’ın kendi tanımıyla ‘Direniş Ekseni’nin hâlâ toparlanamadığını gösteriyor.





















