İran’a yönelik ABD-İsrail askeri operasyonunun ilk gününde bir okulun bombalanması ile ilgili Birleşmiş Milletler’den (BM) soruşturma çağrısı geldi.
BM İnsan Hakları Ofisi, Minab’daki kız okuluna yönelik “dehşet verici saldırının arkasındaki güçleri” olayı soruşturmaya ve bulguları kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı.
Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Ravina Shamdasani, “Çocuklar, küçük kızlar… Okul gününün başında bu şekilde öldürülüyor; kan lekeli sırt çantaları… Bu gerçekten dehşet verici” ifadelerini kullandı.
“Eğer bu çatışmanın yıkımını, umutsuzluğunu, anlamsızlığını ve acımasızlığını özetleyen bir görüntü varsa, o da bu görüntülerdir” diyen Shamdasani, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün de siviller ve sivil altyapı üzerindeki etki karşısında “derin bir şok” yaşadığını belirtti. BM Sözcüsü, Türk’ün Minab’daki saldırının koşullarına ilişkin “hızlı, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma” çağrısında bulunduğunu aktardı.
“Savaş suçu teşkil edebilir”
“Soruşturmanın sorumluluğunun saldırıyı gerçekleştiren güçlere ait olduğunu” vurgulayan Shamdasani, “Bulguların kamuoyuyla paylaşılmasını, sorumluların hesap vermesini ve mağdurlar için tazminat sağlanmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Sözcü, saldırıların sivillere ya da sivil nesnelere yönelik olduğunun ya da “ayrım gözetmeyen saldırı” niteliği taşıdığının tespit edilmesi halinde bunun “uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlali” anlamına geleceğine ve “savaş suçu teşkil edebileceğine” de dikkat çekti.
Ne olmuştu?
İran medyası, saldırıların ilk gününde ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bir ilkokula düzenlenen saldırıda en az 168 sivilin hayatını kaybettiğini bildirmişti. Saldırıda ölenlerin arasında yaşları 7 ile 12 arasında değişen kız çocuklarının yanı sıra 26 öğretmen ve dört de velinin bulunduğu kaydedildi.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, X üzerinden yaptığı paylaşımda, ölenlerin “bedenlerinin paramparça olduğunu” yazdı.
İran’ın BM Büyükelçisi Ali Bahreini, 1 Mart tarihli mektubunda konuyu BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk’e ileterek; saldırının meşru görülemeyeceğini ve suç teşkil ettiğini vurgulamıştı.
Okulun kim tarafından ve neden hedef alındığı ise henüz açıklığa kavuşmuş değil.
İsrail ordusu yaptığı açıklamada bahsi geçen zaman diliminde bölgede gerçekleşen bir saldırıdan haberdar olmadıklarını belirterek raporları inceleyeceklerini kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, ABD güçlerinin “bir okulu kasıtlı olarak hedef almayacağını” söyledi.
New York Times okulun, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) ait bir deniz üssünün bitişiğinde bulunduğunu bildirirken, gazete incelediği uydu görüntülerinin 2013 yılında okul binasının üssün bir parçası olduğunu gösterdiğini aktardı. Haberde, Eylül 2016 itibarıyla ise aynı binanın çevrilerek üsten ayrıldığı ve artık üs ile bağlantılı görünmediği bildirildi.
Uluslararası hukuk ne diyor?
Uluslararası insancıl hukuk, savaş durumunda tüm tarafları bağlayan ilkeler öngörüyor. “Ayrım ilkesi”ne göre, çatışmaların tarafları sivil ve askeri hedefler arasında bir ayrım gözetmek zorunda.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne göre; “askeri gereklilik ilkesi” ise meşru bir askeri amaca ulaşmak için gerçekten gerekli olan ve uluslararası insancıl hukuk tarafından başka şekilde yasaklanmamış tedbirlere izin veriyor. Silahlı çatışma durumunda tek meşru askeri amacın, çatışmanın diğer taraflarının askeri kapasitesini zayıflatmak olduğuna dikkat çeken komite, bu ilkenin genellikle insani zorunluluklarla çatıştığını da vurguluyor. Bu nedenle insancıl hukukun, askeri gereklilik ile insani zorunluluklar arasında bir denge kurmayı hedeflediği belirtiliyor.
Buna göre, “orantılılık ilkesi” askeri hedeflere yönelik olsa bile, “beklenen somut ve doğrudan askeri avantajla karşılaştırıldığında aşırı sayılacak ölçüde sivil can kaybına, sivillerin yaralanmasına, sivil nesnelerin zarar görmesine ya da bunların birleşimine yol açması beklenen saldırıları” yasaklıyor.
























