Birleşmiş Milletler destekli Küresel Açlık İzleme Sistemi (IPC) geçtiğimiz hafta, Gazze’de yoğun nüfuslu bir bölgenin kıtlıkla karşı karşıya olduğunu ve insani yardım kısıtlamalarının kaldırılmaması durumunda bunun kentin tamamına yayılabileceğini bildirmişti.
BM Gıda Programı İcra Direktörü Cindy McCain, ABD merkezli Associated Press’e yaptığı açıklamada “Gazze’de açlığın başladığını” söyledi.
“Bizzat açlık çeken anneler ve çocuklarla görüştüm,” dedi. “Bu gerçek ve şu an yaşanıyor.”
McCain, Netanyahu’nun “insanların yeterli gıdaya ulaşamamasından ciddi şekilde endişe duyduğunu” belirttiğini aktarırken, İsrail Başbakanı’nın geçmişte Gazze’de kıtlık yaşandığını reddettiğini ve açlık iddialarını “Hamas’ın yürüttüğü bir propaganda kampanyası” olarak nitelendirdiğini hatırlattı.
McCain, “Daha fazla insani yardım ulaştırmak için çabalarımızı derhal iki katına çıkarmamız gerektiği konusunda anlaştık. Konvoylarımız için erişim ve güvenlik hayati önemde,” dedi.
Kıtlık ilanı, 7 Ekim 2023’teki ölümcül Hamas saldırısından bu yana militan grupla savaşan İsrail üzerindeki uluslararası baskıyı artırdı. İsrail, şimdi Gazze ile Hamas’ın kontrol merkezlerini ele geçirmeyi planlıyor. Ateşkes görüşmelerinde de bir ilerleme olduğuna dair herhangi bir işaret bulunmuyor.
İsrail, IPC’nin yayımladığı kıtlık bildirgesini reddetti ve çarşamba günü bunun resmi olarak geri çekilmesini talep etti.
Gazze’ye yardım sevkiyatını yürüten İsrail’in askeri kurumu COGAT, perşembe günü yaptığı açıklamada bölgeye her gün çoğu gıda taşıyan 300’den fazla yardım tırının girdiğini bildirdi.
Ancak yardım kuruluşları, 22 aydır süren savaş, yılın başlarında yardımların engellenmesi ve Gazze’de gıda üretiminin çökmesi nedeniyle bunun yeterli olmadığını savunuyor. McCain, salı gününün büyük bölümünü Gazze’de, çadırlarda yaşayan ve açlıkla mücadele eden ailelerle geçirdi.
“11 kişilik bir aileyle tanıştım, kuzeyden gelmişlerdi. Geldikleri günden bu yana yeterli gıda bulamamışlar ve hala bulamıyorlar,” dedi.
McCain, bölgeye daha fazla gıda göndermeye çalıştıklarını ancak çok daha büyük bir yardım akışına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
‘Günümüzün felaketi’
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’deki kıtlığın “günümüzün bir felaketi” olduğunu ve İsrail’in genişletilmiş askeri operasyonlarının “yeni ve tehlikeli bir dönemi” başlattığını belirtti.
Bu durumun “yıkıcı sonuçları” olacağını ve yüz binlerce travma yaşamış, tükenmiş sivili yeniden göçe zorlayacağını söyledi.
“Gazze, enkazlarla, cesetlerle ve ciddi uluslararası hukuk ihlali olabilecek örneklerle dolu,” dedi.
Müzakereler sürerken Mısır ve Katar, Hamas’ın kabul ettiği 60 günlük ateşkes teklifi için İsrail’den yanıt bekliyor. Katar dışişleri bakanının açıklamasına göre teklif; hayatta olan 10 rehinenin serbest bırakılmasını, hayatını kaybetmiş 18 rehinenin naaşlarının teslim edilmesini ve İsrail güçlerinin Gazze’de bir tampon bölgeye çekilmesini öngörüyor.
Yemen’de Husilerle çatışma
Perşembe günü İsrail, İran destekli Husilerin saldırılarına karşılık olarak Yemen’in başkenti Sana’ya hava saldırıları düzenledi. Husiler, 22 aydır İsrail’e füze ve İHA’larla saldırıyor ve Kızıldeniz’deki gemileri hedef alıyor.
Husiler, bu saldırıları Filistinlilerle dayanışma amacıyla yaptıklarını söylüyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 63 bin kişi öldü. Bakanlık, son 24 saatte İsrail saldırılarında 71 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını bildirdi. Bakanlık, ölülerin yarısından fazlasının kadın ve çocuk olduğunu vurguluyor.
Sağlık uzmanlarından oluşan Gazze Sağlık Bakanlığı, Hamas yönetimine bağlı. Birleşmiş Milletler ve bağımsız uzmanlar, savaşta yaşanan can kayıplarına dair en güvenilir bilgilerin buradan geldiğini düşünüyor. İsrail ise bu rakamları kabul etmiyor, ancak kendi verilerini de paylaşmadılar.
Hamas liderliğindeki militanlar, 7 Ekim 2023’teki saldırıda 251 kişiyi kaçırdı ve çoğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişiyi öldürdü. Çoğu rehine, ateşkes ve diğer anlaşmalarla serbest bırakıldı, ancak 50 kişi hala Gazze’de tutuluyor. İsrail, bunlardan yaklaşık 20’sinin hayatta olduğuna inanıyor.
BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail’in “işgalci güç” olarak sivilleri koruma, insani yardıma daha geniş erişim sağlama ve temel ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğü bulunduğunu belirtti.
Guterres, gıda, su ve sağlık hizmetlerini sağlayan kurumların sistematik şekilde ortadan kaldırılmasının, “temel insani değerlere aykırı kasıtlı kararların sonucu” olduğunu söyledi.