ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kongre’nin onayını almadan İsrail ile birlikte İran’a karşı başlattığı askeri harekât, Amerikan iç siyasetinde fırtınalar estiriyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, savaşın siyasi ve ekonomik sonuçlarının Trump yönetimi üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
“Sonsuz Savaşlara Son” Vaadiyle Çelişki
Seçim kampanyası döneminde “sonsuz savaşları sona erdirme” sözü veren ve Nobel Barış Ödülü’ne layık olduğunu savunan Trump, İran hamlesiyle kendi seçmen tabanını da böldü. Alman yayın kuruluşu DW Türkçe tarafından yayımlanan analize göre; Trump’ı destekleyen MAGA (Amerika’yı yeniden muhteşem yap) hareketi içinde, savaşın başlatılmasına yönelik ciddi bir huzursuzluk gözlemleniyor. Eski Fox News yorumcusu Tucker Carlson gibi isimlerin saldırıları “iğrenç ve şeytani” olarak nitelendirmesi, tabandaki çatlağın en belirgin işareti olarak değerlendiriliyor.
Ekonomi ve Enflasyon Baskısı
Berlin Politika ve Bilim Vakfı (SWP) Amerika Araştırma Grubu Yöneticisi Johannes Thimm, savaşın ekonomik faturasına dikkat çekiyor. Thimm, “Savaşın ekonomik sonuçları hissedilmeye başlandığı zaman eleştiriler artacak” ifadelerini kullanarak, petrol sevkiyatındaki aksamalar nedeniyle artan benzin fiyatlarının ve tetiklenen enflasyonun, Trump’ın “düşük enflasyon” vaadini geçersiz kılacağını vurguladı.
Brookings Enstitüsü uzmanı Jonathan Katz ise Orta Doğu’daki belirsizliğin, zaten kırılgan olan ABD ekonomisine olan ilgiyi yoğunlaştıracağını ve iç siyasetteki endişeleri derinleştireceğini belirtti.
Hukuki Tartışma: Kongre Onayı Nerede?
ABD Anayasası uyarınca savaş ilan etme yetkisi Kongre’ye ait olmasına rağmen, Trump yönetimi “sınırlı askeri operasyon” gerekçesiyle operasyonu Kongre onayı olmadan başlattı. Demokratlar tarafından sunulan ve Trump’ı operasyonu durdurmaya zorlamayı amaçlayan “Savaş Yetkileri” tasarısı, her iki kanatta da reddedildi. Uzmanlar, Trump’ın tek başına hareket etmesinin büyük bir siyasi risk teşkil ettiğini, başarısız bir sonucun başkanlığı için geri dönülmez bir gerileme anlamına gelebileceğini ifade ediyor.
“Stratejik Belirsizlik”
Savaşın hedefleri ve süresine dair yönetimin verdiği çelişkili mesajlar da endişe kaynağı. DW haberinde dikkat çekilen bir diğer nokta; ordunun balistik füzelere karşı savunma kapasitesindeki tartışmalar ve ABD’nin bu savaşa hangi somut gerekçelerle girdiği sorusunun, Trump yönetimi için ilerleyen günlerde daha zorlayıcı bir gündem maddesi olacağı.























