Analiz / Doç. Dr. Osman Tek
Hukuk, sadece normatif düzenlemeler bütünü değil, aynı zamanda akıl, mantık, adalet ilkelerine dayanan ve sürekli kendisini geliştirmesi gereken bir yapıdır. Bu bağlamda, hukuk uygulamalarında kullanılan yöntemler de adaletin sağlanmasında belirleyici rol oynar. İstinbat ve istidlal, bu yöntemlerden ikisi olup, özellikle hukukun teorik ve pratik alanlarında farklı işlevlere sahiptir. Ancak Türkiye gibi insan hakları bağlamında sorunlu bir hukuk sistemine sahip ülkelerde, bu yöntemlerin doğru kullanımı büyük önem arz etmektedir.
İstinbat ve İstidlalin Tanımları
İstinbat: Metin Merkezli Bir Yöntem. İstinbat, bir metinden – genelde yazılı bir hukuk normu veya belge – hareketle, çıkarımlar yaparak bir hükme ulaşmayı ifade eder. Hukuki anlamda istinbat, bir metni literal anlamda ele almayı ve o metinden delil yoluyla sonuç çıkarmayı gerektirir. Ancak bu yöntem, metnin içerdiği varsayımları, bağlamını veya onun oluşturulduğu şartları yeterince sorgulama imkânı sağlamaz. Bu nedenle, özellikle maksatlı hazırlanmış hukuki metinlerde istinbat yöntemi yetersiz kalabilir. Zira metne bağlı kalma zorunluluğu adalet arayanı metin içinde boğar.
İstidlal: Akıl ve Mantık Merkezli Bir Yöntem
İstidlal, sadece metni esas almaz; bunun ötesinde akıl yürütme, mantık ilkeleri ve evrensel insan hakları gibi daha geniş bir perspektif içerir. Hukuki istidlalde metin, başlıca referans kaynaklarından biri olmakla birlikte, metnin çerçevesi dışına çıkılarak evrensel hukuk ilkeleriyle uyumu sorgulanır. Bu yöntem, metni aşmayı ve daha yüksek adalet standartlarına ulaşmayı amaçlar.
Türkiye’deki Hukuk Sistemi Bağlamında Yöntemlerin Kullanımı
Türkiye’deki mevcut hukuk sistemi, genellikle metin merkezli bir yaklaşımı (istinbat) benimsemekte ve bu durum yargı pratiğinde ciddi sorunlara yol açmaktadır. Özellikle KHK (Kanun Hükmünde Kararname) davaları gibi süreçlerde, iddianameler suçlama temelli olarak hazırlanmış ve vatandaşların meşru haklarını ihlal eden içeriklerle doludur. Örneğin, bir bankaya para yatırmak, bir hayır kurumuna bağış yapmak veya belirli bir koleje çocuğunu göndermek gibi eylemler suç unsuru olarak değerlendirilmiştir.
Bu tür davalarda istinbat yöntemine dayalı savunmalar, suçlama metnini esas alıp onun çerçevesinde açıklamalar yapmayı içerir. Örneğin:
• “Evet, yardım yapıldı ama ben yapmadım, kardeşim yaptı.”
• “Çocuğumu bu okula gönderdim ama başka güvenli bir alternatif yoktu.”
Bu tür savunmalar, farkında olmadan suçlama metnini dolaylı olarak meşrulaştırmaktadır. Metne sıkı sıkıya bağlı kalındığı için, metnin içerdiği varsayımlar ve hukuki bağlam sorgulanmamakta, böylece savunmanın etkisi sınırlı kalmaktadır.
İstidlalin Gerekliliği ve Üstünlüğü
İstidlal yöntemi, bu tür davalarda adaletin sağlanması için daha etkili bir yaklaşım sunmaktadır. Bu yöntem, suçlama metnini yalnızca bir referans olarak ele alır ve onun ötesine geçerek şu unsurları dikkate alır:
1. Metni Sorgulama: Metnin dayandığı varsayımlar, bağlam ve hukuki meşruiyet sorgulanır.
2. Evrensel Hukuk İlkeleri: İnsan hakları, adil yargılanma hakkı ve suçun kanuniliği ilkesi gibi evrensel hukuk normları referans alınır.
3. Mantık ve Akıl Yürütme: Suçlamaların mantıksal tutarlılığı incelenir ve iddiaların hukuk devleti ilkelerine uygun olup olmadığı değerlendirilir.
Pratik Örnek: AHİM Kararları
Türkiye’de görülen davalar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AHİM) taşındığında, istidlal yöntemi ile ele alınmakta ve genellikle Türkiye’nin iç hukuk düzenlemeleri yetersiz bulunarak ihlal kararları verilmektedir. Bu durum, Türkiye’deki hukuki metinlerin uluslararası standartlarla uyumlu olmadığını ve metin merkezli yaklaşımların adaletin sağlanmasında yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Hukukun Gelişimi İçin Öneriler
1. Hukuk Sisteminde Paradigma Değişimi:
Türkiye’nin hukuk sisteminde istinbat yöntemi tek başına yeterli değildir. Evrensel hukuk normlarına dayalı bir istidlal anlayışını benimsemek gereklidir.
2. Hukuk Eğitiminde Reform:
Hukukçuların sadece metin yorumlama becerileriyle değil, aynı zamanda eleştirel düşünme ve evrensel insan haklarına dayalı bir hukuk mantığıyla donatılması gerekmektedir.
3. Uluslararası Standartların Entegrasyonu:
Türkiye’nin hukuk sistemi, AHİM gibi uluslararası kurumların kararlarını dikkate almalı ve evrensel standartlarla uyumlu hale getirilmelidir.
4. Hukuki Metinlerin Eleştirisine Açıklık:
Kanunlar, iddianameler ve yargı kararları, sadece metin içeriğiyle değil, bağlamı ve mantıksal tutarlılığıyla da ele alınmalı ve gerektiğinde eleştirilmelidir.
Sonuç
Hukukun temel amacı adaleti sağlamaktır. Bu, ancak iyi hazırlanmış hukuk metinleriyle, karar verirken adaleti temel alan kanun adamlarıyla ve doğru yöntemlerin kullanılmasıyla mümkündür. Türkiye gibi insan hakları ve hukukun üstünlüğü bağlamında sorunlu hukuk sistemlerinde, istinbat yöntemi sınırlı bir çözüm sunarken, istidlal yöntemi evrensel standartlara ulaşmak için daha etkili bir araçtır. Ancak istidlalin benimsenmesi yalnızca bir çözüm değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Hukuk, sadece geçmişten gelen metinlerin tekrarı değil, aklın ve adaletin rehberliğinde sürekli gelişen bir yapı olmalıdır.