Analiz / İsmail S. Gülümser
Gönüllüler, zorluklara aldırmadan sabır-paylaşma ve kesimler arasında köprü kurmayla geçen bir Ramazan’ı daha geride bırakıyor.
Bayram günleri sağduyu sahipleri için, umut ve sevincin birleştiği, hayata yeni bir başlangıç duygusuyla bakmanın mümkün olduğu özel zaman dilimleridir. Ramazan ayını iyi değerlendirmiş, ibadetler yanında;
-Yapacağı hizmetlerin plan ve projesini hazırlayıp uygulamak için bir ay boyunca koşturmuş,
-Kırık kalpleri onarıp, gönül birlikteliğini tesis etmek için çabalamış insanlar, çevrelerinde oluşturdukları coşku ile huzur dolu bir bayramı hak ediyor.
Ramazan coşkusu imkansızlıkları aşıp-geçti
Çok sınırlı mali imkanlara rağmen büyük bir özveri ile hazırlanan YouTube programları Ramazan boyunca dünyanın dört bir yanındaki gönüllere heyecan verdi. Davet edilenlerin paylaştığı fikirler, ortak değerler etrafında yeniden kenetlenmeye vesile oldu. Bağış ve yardım programlarında, kaynak arayışı içinde olan yeni projeler anlatıldı, komünite üyelerinin harekete geçmesiyle birçok faaliyete zemin hazırlandı.
Büyük bir fedakarlıkla yaptıkları çabaları duyurmakta zorlananlar, medyanın sunduğu imkanlarla seslerini dünyanın değişik yerlerindeki gönül dostlarına ulaştırdı. Ümitsizliğe kapılmadan bir şeyler yapmak için koşturup duranları görenler, geniş katılımlı programlara iştirak etti. İftar programlarında yükselen hizmet aşkı her akşam evlerimize kadar ulaştı ve herkese daha huzurlu bir Ramazan geçirme fırsatı sundu.
Dünya ateş çemberinden geçerken taraflar birbirini yok etmek için saldırıyı sürdürürken, gönüllüler uykuları kaçıracak savaş haberlerini sadece birkaç yorumcuya bıraktı, bu ayı daha verimli değerlendirme peşinde koşturup durdu. Birçok yerde kılınan teravih namazları ve kurulan iftar sofralarında konuklara dinin merhamet ve şefkat yüzü gösterildi.
Bütün dünyada gönül sofraları kuruldu
Kara Afrika’sından kutuplara kadar dağılmış mağdurlar, ürettikleri hizmetleri iftar programı aracılığıyla aktardı. Geçmişte Türkiye başta olmak üzere dünyanın her yerinde Ramazan’ı verimli kullanıp dinin güzelliklerinden her kesimi faydalandırmaya alışmış olanlar, evlerinin köşesinde yapılan hizmetlerden haberdar oldu, kazanılan dinamizm ile her çaba destek gördü.
Yurt dışında doğup büyüyen yeni nesiller de bu faaliyetlere yoğun ilgi gösterdi yaşadıkları toplumun kültürü yanında kendi değerleriyle buluşma imkanına kavuştu. Gençler, kurdukları organizasyonlarla kendi çaplarında proje üretme ve birlikte hareket etme tecrübesi kazandı.
Kemal Gülen; her gün okunan Kur’an ve açıklamasıyla, farklı konukların yaptığı “Derin Müslümanlık” kitabı değerlendirmeleriyle hizmet kültürünü medya üzerinden tüm dünyadaki gönüllülere aktardı. Yeni nesillerin eline kilitli kapıları açacak anahtarlar verildi. Asım Yıldırım, bir ay boyunca Ramazan’ın nasıl bir “ümit” kaynağı olduğunu eski arşivlerini kullanarak anlattı. Alesta TV ise yurt dışında başarılı işler yapanların hikayeleriyle yüreklere su serpti. Respect G. School akademisyenleri, iftar programı konuşmalarıyla dinleyenlerin Ramazan’ına anlam kazandırdı.
Dayanışmayla hüzünler sevince döndü
Ramazan ayı onlar için büyük bir fırsattı ve bunu çok verimli kullandılar. Herkesin etrafı yıkarak dünyasını mamur etmeye çalıştığı bir dönemde onlar, dünyevi istek ve arzularını bir kenara koyup çevrelerine yardımcı olmanın yollarını aradı. Toplumların birbiriyle kavgasından menfaat devşirmeye çalışanların öne çıktığı bir dünyada gönüllüler, insanları yeniden kaynaştırmak için kolları sıvadı.
Hizmet insanlarının çoğu, gurbet diyarlarında memleketinden, eş ve dostlarından ayrı bir Ramazan geçirmenin hüznünü yaşarken, bulundukları yerdeki faaliyetlere katılarak birlikte iş yapma şuurunu tazeledi. Farklı kültürden insanları sofralarına davet edip, onlara kendi iç güzelliklerini aktarma fırsatı buldu. Herkesin kavga peşinde olduğu bir dünyada onlar inatla dostluk köprüleri kurmaya çalıştı, birbirinden kopmuş toplum kesimlerini yeniden bir araya getirmek için gayret etti.
Gücü ellerinde bulunduranların dünyayı ateşe vermesine aldırmadı, bozgunculuğa karşı kendilerini birer itfaiye memuru gibi görüp, her yerden yükselen yangını söndürmeye koştular. İmkansızlıklara takılmadan küçük kaynakları birleştirerek, kavgaları bitirmenin yollarını aradılar. Toplumlar arasındaki ayrışmayı ortadan kaldırmak, buzları eritip insanları birbirine yaklaştırmak için her imkânı değerlendirdiler.
Hep doğru işler yaptılar, hep herkese faydalı olma yolu aradılar. Ramazan boyunca kendilerine tuzak kuran ya da onlara destek verenlerin bile ıslahı için dua ettiler. Eziyet ve çilelere aldırmadan bulundukları yerlere entegre olup, topluma olumlu katkı sunma yolu aradılar. Sergiledikleri büyük fedakarlıkları sahiplenmeye kalkmadılar. Dar imkanlarla bulundukları beldenin ihtiyaç duyduğu faydalı hizmetler peşinde koştular.
Yüksek değerleriyle göz kamaştırdılar
Taşıdığı yüksek değerleri tüm dünyaya ulaştırmak için didinip duranların çabasına herkes şahitlik etti. Bu uğurda eşini evladını, annesini babasını terk etmek zorunda kalanlar oldu. Onların yaşadığı buruk Ramazan günleri yeniden kavuşma arzu ve isteğiyle yapılan dualarla dolu dolu geçti. Ülkede kurulan tüm şeytani tuzaklara rağmen, yumuşamış kalplerle yapılan duaların gök kapılarını ihtizaza getireceği inancıyla hareket eden gönül insanları bir yandan hizmet ederken bir yandan dualarını artırdı.
Dünyanın geleceğini aydınlatacak birçok masum insan, bir şer şebekesi tarafından esir alındı ve yıllardır tutsak olarak zindanlarda tutuluyor. Bu günlerde seslerini duyurmaya çalışan anneler, 10 yılı aşkın bir süreden beri hiçbir suç isnadı olmadan çocuklarının hayatının karartılmasının sebebini öğrenmeye çalışıyor. Yetkiyi elinde bulunduranlar ise, yeni yerleri ele geçirme hesabıyla uğraşırken, mağdur ettiği binlerce gencin yaşadığına kulağını tıkayıp hala başkasının üstüne basarak yükselme yolu arıyor.
Zaptedilmiş medyanın karartmasıyla üstü örtülen süreçte, kiminin yakınları hücrelerde kimisi zindanlarda kimisi de uzun süren gaybubette köşe bucak saklanarak rejimin giyotinlerinden korunmaya çalıştı. İşini aşını kaybeden yaşama şansı elinden alınan yüzbinlerden bazıları hastalıkla, bazıları hicret ederken hayatını kaybetti. Bu mağduriyeti yüreğinin derinliğinde hissedenlerin, içten duası onların metanetini artırdı.
Bütün muztar ve mustarip insanların kurtuluşu için yapılan dualar ve yardımlarla pek çoğunun imdadına yetişildi. Zalimin zulmünden, nifak yoluna girmişlerin kuruduğu hile ve tuzaklardan korunmak için, eller semaya kaldırıldı ve ülkemizin kötülüklerden korunması için her yerde dua edildi.
Kur’an-dua ve yardımlarla imdada koştular
Ramazan boyu yapılan dua-ibadet ve mali yardımlarla pek çok yerdeki mağdurların imdadına yetiştiler. Gürül gürül hatimler okundu, bütün dünyadan Cevşen ve Kulub-ud Daria sesleri yükseldi. Yapılan yalvarış ve yakarışlarla hakka yönelenlerin samimiyet ve saffeti yüklerde derin ürperti hasıl etti.
Ülkemiz başta olmak üzere mağdur ve mazlumların sıkıntıdan kurtulması için gece gündüz çoluk çocuk demeden herkes dua zincirine katıldı. Çile ve ızdırap içinde kıvranan insanların, topyekûn yaptığı dua ve ibadetler, göğe yükselirken, hayatını hizmetle geçirmiş insanlar yeniden kolları sıvama heyecanı yaşadı.
Yurt dışına çıkmak zorunda kalan hemen her gönüllünün, geride bıraktığı ve özlemle beklediği yakınları var. Onlara kavuşmak ve ayrılıkların sona ermesi için fiili ve kavli dualar daha çok öne çıktı. Dışardayken vefat eden yakınlarına son görevlerini yapamamış olanların hüznü ve içten duaları, kalpleri yumuşattı.
Çok yüksek duygularla sürekli desteklenen gönül erleri, yaptıklarıyla bayramı hak ettiklerini herkese gösterdiler. Kendileri imkânsızlık içinde kıvransalar, her gün bir sonraki günün hesabıyla yaşasalar bile üzerlerine düşen sorumluluğu unutmadılar. Emanet edilen yüksek duyguları geleceğin dünyasına taşımak için sürekli yeni proje peşinde oldu, büyük fedakarlıkların karşılığını ise sadece yüce Mevla’dan beklediler.
Onlar; “Eğer insanlar kalplerini birbirine açıp, iyiliği çoğaltmayı sürdürse zifiri karanlığa dönen ortama rağmen her zaman bir umut kapısı vardır.” Bayramın en önemli mesajlarından birinin bu olduğuna inanıyorlar. Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yokluğunda geçirilen bir Ramazan ayı bereketiyle aramızdan ayrılırken, onun içleri aydınlatan mesajları ışığında faaliyeti artırarak devam ettiriyorlar. Kutuplar dahil en uzak coğrafyalarda kalkan eller ve çabaların yeni bayramlara vesile olacağı ümidini taşıyorlar.
Zorluklara rağmen; insana ve insan haklarına, farklılıklar ve kutsala saygı, hukuk ve kanunlara bağlılık, kadının hayata aktif katılımı, etik ve ahlaki ilkeler, gönüllük ve fedakârlık, istişare ve ortak akıl, bağımsızlık ve çevreyi koruma, maddi manevi kendini geliştirme peşinde koşuyor, “aktif vatandaşlık” örneği sergiliyorlar.
*Fethullah Gülen Hocaefendi’nin “herkul.org” sitesindeki sohbetlerinden faydalanıldı.
























