Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

“Buruk bayramlar”

by aktifhabercom
May 23, 2020
“Buruk bayramlar”
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi

Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi

January 1, 2026
5k
İstanbul’dan sessiz göç: Geçim hesabı başka kentlere taşıyor

İstanbul’dan sessiz göç: Geçim hesabı başka kentlere taşıyor

December 31, 2025
5.1k

”Bayramı daha az hüzünlü, daha paylaşımcı hale getirmek elimizde. Zalimlerin tehdidine, Korona tahdidine rağmen pekala bu bayramı hepimiz için daha neşeli, daha verimli kılabiliriz. Neler yapabiliriz?”

Tr724’ten Doç. Dr. Mahmut Akpınar’ın bayram düşünceleri şöyle:

Gurbetin zorluklarına, dostların maruz kaldığı zulümlerin varlığına ilave, bu bayram bir de Korona’nın getirdiği yalnızlık, evlere kapanmanın hüznü eklenecek yaralı yüreklerimize. Bayram namazının maneviyatını duyamayacak, namaz dönüşü aileyle, çocuklarla bayramlaşmanın, dostlarla kucaklaşmanın neşvesini yaşayamayacağız bu bayram.  

Herkes neşe içinde bayramı kutlarken kendinle başbaşa kalmak, aileden, dostlardan uzak olmak bir ayrı burkar insanın içini. Sokaklarda kalabalık olsa, insanlarda telaş, sevinç, koşturmaca görülse de, ailesiz, arkadaşsız, dostsuz geçen bayramlarda işlek bir caddede yaşayan evsizin yaşadığı yalnızlığı, hüznü tadar insan. Öğrenciliğimizde bu hissi bayramlarda yaşardık. Arkadaşlarımızın çoğu bayramdan günler önce çoğu biletini alır, çantasını sırtlar sevinçle otogarın yolunu tutardı. Bazılarımız, öğrencilerimizle biraz daha ilgilenebilmek için çok defa memlekete bayrama  gitmezdik. Bugün hangisinin doğru olduğu konusunda tereddütlerim var. Anne-babalarımız evlatlarının yolunu gözlerken bizler başka anne babaların çocukları için ebeveynlerimizi çocuklarından mahrum ederdik. O zamanlar fazlaca idealisttik. Hizmet etme, nesillerin imanına, eğitimine katkıda bulunma noktasında fedakarlık anlayışında ölçüleri tutturamıyorduk. Herkes memleketin yolunu yutar giderdi, biz bir kaç arkadaş, boşalmış evlerde kalırdık. Belki de bu “fedakarlık” davranışı bize örtülü bir haz verir, kendimizi önemli hissetmemizi sağlardı?!


Bir de gitmek istese de gidemeyen arkadaşlarımız olurdu bayramlarda. Memleketi uzak olanlar eğer uzun tatil yoksa bayrama gidemezlerdi. Bir trafik kazasında vefat eden Doğubayazıt’lı merhum, yiğit Yakup banko kalırdı. Keza Doğu Anadolu, Doğu Karadenizden, Güneydoğu’dan pek çok arkadaşımız memleketine gidemezdi. Zira 1980’lerin Türkiye’sinde otobüsle bu kentlere yol 2 gün sürüyordu. Yol parası bütçelere ağır geliyordu. Uçakla ülke içinde ulaşım öğrenciler için hayal bile edilemezdi. Bu arkadaşlar memlekete uzun yaz tatilinde gider; bazen sömestr tatilinde bile kalırlardı. 

Bayrama doğru bavulunu alıp giden her arkadaş içimizde burkuntu, boşluk oluştururdu. Başlarda içimizde küçük bir delik olan bu boşluk arefe günü gecesi karadeliğe dönüşürdü. Sevinç yaşamamız gereken bayram sabahı karmaşık duygular kaplardı yüreğimizi. “Dava insanı olma” tatmini, “Hizmet için yiğitlik!” bir yere kadar götürüyordu. Bayram namazını kıldıktan sonra insanlar neşeyle evine dönerken biz boş, ıssız öğrenci evlerine doğru ağır adımlarla ve mahsun yürürdük. Ekonomik durumlarımız iyi olmadığı için evlerde yeterli erzak, gıda olmazdı. Mutfağı en dolu olan evde biraz geç saatler için bayramlaşmak üzere randevulaşırdık. Herkes evinde olandan bir şeyler götürür beraberce kahvaltı yapar, bayramlaşırdık. Ama sevincimizin altında hep bir hüzün gizliydi. Bayramın ilk günü en zoruydu. Zira herkes ilk günü kendi ailesine, yakınlarına ayırırdı. En fedakar esnaflar bile memleketine gitmeyen öğrencileri ikinci- üçüncü günden sonra hatırlardı. Evlerine yemeğe, kahvaltıya davet edenler olunca sıla ve aile hasreti biraz hafifler yüzümüze neşe gelirdi.

O zamanlar cep telefonu yoktu veya yeni piyasaya çıkıyordu. Bugünkü gibi görüntülü görüşme imkanı olmuyordu. Kontörlü telefonlar için ceplerimizde büyük, küçük jetonlar bulundururduk. Makinalar jetonlarımızı yutardı, aramalar kopar, paralarımız boşa giderdi. Hangi makine jeton yutar, hangi makine iyi çalışır bilirdik. Sınırlı imkanla alınmış jetonu zayi etmemek için epey yol yürürdük. Sanırım o dönemde kartlı telefonlar ya yoktu veya yaygın değildi. Jetonla sınırlı sayıda yakınımızı arar, bayramlaşırdık. O zamanlar kart atma ve mektupla iletişim hala etkili bir yoldu. Postanelerin önünde sergiler açılır; kartlar, zarflar satılırdı. Onlardan alır, yazar ve gönderirdik. Kart göndermek mektup göndermeye göre nedense daha ucuz olurdu.

Kaldığımız Buca’da başlarda yurt yoktu. 1980’lerin sonlarına doğru Heykeldeki Köşe Yurdu açılınca memlekete gidemeyen arkadaşlar hep beraber orada toplanıp kahvaltı yapar, bayramlaşırdık. Ama yurtta da pek bir malzeme olmazdı. “Grass yağ” dediğimiz bir kaç yıl yenip tüketilemeyen bağış marmelat köşe yurdun klasiğiydi. Yarı çürük bağış zeytinlerle ve fırınlardan gelen şekli bozuk bağış ekmeklerle kahvaltımız yapardık. İçinde bir kaç parça sucuk olan omlet bile bizim için çok lükstü. Sonraki günlerde yine ıssız evlerde kendi başımıza kalırdık. Elimizdeki sınırlı parayla öğrencileri memnun edecek şeyler alıp onlara yedirmenin planlarını yapardık. Onlarla beraber ne yersek bize kar olurdu. Öğrenciliğimin ilk yıllarında bayramlar yaza geliyordu. Birkaç kişi paralarımızı birleştirip “üzüm kebabı” yerdik. Buca, üzüm bağlarıyla meşhurdu. Çok lezzetli yerli üzümleri, sebzeleri, meyveleri olurdu. Fırından sıcak ekmek ve Buca üzümü alıp yemek, belki yanına birkaç domates koymak bizim için büyük zevkti. Karpuz-peynir yaz mevsiminin favori yemeğiydi. Ege’de ucuza Ödemiş karpuzu bulmak mümkün olsa da peynir hep pahalı bir üründü biz öğrenciler için. Bir bayramda minibüsü olan bir abimiz kalanları doldurup Kemalpaşa’ya bir Kiraz bahçesine görtürmüş, oradan da Yiğitler denilen mesire yerinde bize hala unutamadığımız bir mangal ziyafeti çekmişti.

Kurban bayramları kısmen daha iyi geçerdi. Zira yoğun deri toplama, kesim, tuzlama işleri olurdu. Deri toplama tekeli elinde olan THK ile rekabet, deri yakalatmamak için polisten kaçma gibi sıradışı ve maceralı olaylarla Kurban bayağı şenlikli geçerdi. Hep bir arada ve koşturmaca içinde olduğumuz için o hüznün derinliğini hissetmezdik. Ayrıca Kurbanlarda esnaflarda bizimle olurdu, bi aralık mangal filan de yapardık. Ramazanlarda hüzün daha fazla ve derin yaşanırdı. 

Bayramların bizim için en güzel tarafı memlekete giden arkadaşların erzak dolu bağajlarla dönmeleriydi. Gidenlerin analarının yaptığı ve koyduğu böreklerin, baklavaların, yerel ürünlerin yolunu gözlerdik. Bayram dönüşleriyle birlikte evlere bolluk, bereket gelirdi. Ailesi sucuk üretimi yapan bir arkadaş koli koli sucuk, pastırma, kavurma getirirdi. Gönlü de geniş olan bu arkadaşın evine yığılır, hep birlikte sucukların, kavurmaların sefasını sürerdik. Ama bazen o kadar bolluğun içinde ekmek alacak parayı elbirliğiyle toplamamız gerekirdi. Ekmek deyince küçmsemeyin! Bir evde bazen günde 8-10 ekmek tüketilirdi.

Yıllar sonra bu bayram bana, o yalnız geçen, hüzünlü bayramları çağrıştırdı. Bayram namazına bile gidemediğimiz bir bayram yaşayacağız. Sarmaların, dolmaların, baklavaların ikram edilemediği, evlerin misafirle dolup taşmadığı, kendi halimize bir bayram geçireceğiz. Zoomdan yapılacak bayram kutlamalarıyla bu boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Telefonlardan görüntülü görüşerek yakınlarımızla, dostlarımızla hasret gidereceğiz. Ama bu bayram daha bir buruk ve hüzünlü geçecek. Zira yaşadığımız zulme, zorunlu göçe, travmaya ilave bir de Korona’nın tahditlerine, zorluklarına muhatabız.

Fakat bayramı daha az hüzünlü, daha paylaşımcı hale getirmek elimizde. Zalimlerin tehdidine, Korona tahdidine rağmen pekala bu bayramı hepimiz için daha neşeli, daha verimli kılabiliriz.

Neler yapabiliriz?

Dostlarımızı, ama münhasıran kenarda kıyıda kalmış, arayanı olmayan dostlarımızı, arkadaşlarımızı arayarak onlara bayram sevincini yaşatabilir, terkedilmediklerini hissettirebiliriz!

Bir şekilde küskünlük, kırgınlık yaşadıklarımızı arayıp gönül kırıklarını tamir edebiliriz. Suizanları, yanlış anlaşılmaları tashih edebiliriz.

Münhasıran Türkiye’de her şeyini yitirmiş, kendini yalnız, çaresiz hisseden çok kimse var. Bunları arayıp hal-hatır sormakla yetinmeyip online platformlar üzerinden hediyeler, gıda paketleri gönderebiliriz. Tecrit edilmiş, imkanları olmayan bu ailelerin çocuklarına oyuncaklar, elbiseler vb alarak onlara bayram sevinci yaşatabiliriz.

Süreç nedeniyle dünyaya dağılmış, parçalanmış aileler var. Anneleri, babaları veya her ikisi birden hapiste olan çocuklar-gençler var. Bunları arayıp bulmak ve en azından bayramda hatırlamak üzerimize borç diye düşünüyorum.

Yurt dışına çıkmış ama kenara çekilmiş küskünler, kırgınlar var. Bu arkadaşlarımıza bir şekilde ulaşılabilir, aranabilir. Artık dünyanın herhangi bir yerindeki dostumuza, arkadaşımıza ulaşmak telefonun tuşları mesafesinde. Önde olanları, ilk akla gelenleri değil, telefon defterinin arka satırlarında kalanları, unutulmaya yüz tutanları da aramak lazım. kimsesi olmayanlara kimse olmaya çalışmak lazım. Konuşmaktan haz duyduklarımızı, önemli olanları değil, geride kalanları, uzak düştüklerimizi de aramalıyız.

Belki sizin aramanız çok sıkıntılar içinde olan, dara girmiş, bunalmış bir arkadaşa nefes olacak, belki yeniden onu hayata bağlayacak!

Belki mağdur bir ailenin çocuğuna göndereceğiniz hediye bayramı hüzünle geçirmek durumunda kalan, hayatını etkileyecek taravmalara maruz bir çocuğun hayatında ciddi değişimlere sebep olacak!

Bayram herşeyden önce sevinci, imkanları paylaşmaktır. Aramak, sormak, hatırlamaktır. Korona bunlara mani değil!

Kaynak: Tr724

ShareTweet
Previous Post

Gelecek Partili Özdağ: Tencere bütün iktidarları götürür

Next Post

AYM: Mahkumun mektubuna el konulması ‘haberleşme özgürlüğünün ihlali’

İLGİLİHABERLER

Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi
Manşet Altı

Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi

January 1, 2026
5k
İstanbul’dan sessiz göç: Geçim hesabı başka kentlere taşıyor
Manşet

İstanbul’dan sessiz göç: Geçim hesabı başka kentlere taşıyor

December 31, 2025
5.1k
Yarın 3 milyon telefon kullanıma kapanacak
Manşet Altı

Yarın 3 milyon telefon kullanıma kapanacak

December 31, 2025
5.1k
Sokağa çıkanın saçı dondu: Türkiye’nin en soğuk yerinde hava -30 derece
Manşet Altı

Sokağa çıkanın saçı dondu: Türkiye’nin en soğuk yerinde hava -30 derece

December 30, 2025
5.1k
İlk soruda elendi, doğru cevabı görünce şoke oldu
Manşet Altı

İlk soruda elendi, doğru cevabı görünce şoke oldu

December 29, 2025
5.2k
2025 yılının kelimesi belli oldu
Manşet

2025 yılının kelimesi belli oldu

December 29, 2025
5.1k
Daha Fazla Haber
“Tanrı’yla pazarlık edip” Büyük Tufan’ı erteletmişti; Ebo Noah gözaltına alındı

“Tanrı’yla pazarlık edip” Büyük Tufan’ı erteletmişti; Ebo Noah gözaltına alındı

January 1, 2026
5k
Zohran Mamdani resmen New York Belediye Başkanı: Eski bir metro istasyonunda Kuran’a el basarak yemin etti

Zohran Mamdani resmen New York Belediye Başkanı: Eski bir metro istasyonunda Kuran’a el basarak yemin etti

January 1, 2026
5k
Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi

Apple’ın “elma” itirazı mahkemeye taşındı; Türk firma ismini değiştirdi

January 1, 2026
5k
Gazeteci Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi

Gazeteci Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi

January 1, 2026
5k
Eski milli futbolcu Gökmen Özdenak hayatını kaybetti

Eski milli futbolcu Gökmen Özdenak hayatını kaybetti

December 31, 2025
5k
Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı

Artvin’de üç çoban çığ altında kaldı

December 31, 2025
5k
Real Madrid’de Kylian Mbappe sakatlandı

Real Madrid’de Kylian Mbappe sakatlandı

December 31, 2025
5k
Roberto Carlos kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

Roberto Carlos kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı

December 31, 2025
5k
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’dan olağanüstü seçim kararı

Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran’dan olağanüstü seçim kararı

December 31, 2025
5.1k
TFF harcama limitlerini açıkladı: Galatasaray Beşiktaş’ın 2 katı

TFF harcama limitlerini açıkladı: Galatasaray Beşiktaş’ın 2 katı

December 31, 2025
5.1k
İşte dünyanın en zengin temizlikçisi: Yılda 11 milyon kazanıyor

İşte dünyanın en zengin temizlikçisi: Yılda 11 milyon kazanıyor

December 31, 2025
5.1k
Dünya devinden Türk CEO’ya dudak uçuklatan ikramiye

Dünya devinden Türk CEO’ya dudak uçuklatan ikramiye

December 31, 2025
5.1k
Onlarca bayisi olan kuruyemiş devi iflas etti

Onlarca bayisi olan kuruyemiş devi iflas etti

December 31, 2025
5.1k
Almanya’da film gibi banka soygununda 30 milyon euro çalındı

Almanya’da film gibi banka soygununda 30 milyon euro çalındı

December 31, 2025
5.1k
Aile Yılı bilançosu: Şüpheli kadın ölümleri, cinayet sayısını geçti

Aile Yılı bilançosu: Şüpheli kadın ölümleri, cinayet sayısını geçti

December 31, 2025
5k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.