Uğur Dündar: Canlı yayında ne gibi beklenmedik durumlar olabilir?

CHP adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP adayı Binali Yıldırım arasındaki canlı yayın düellosu için moderatörlük teklifini reddeden Uğur Dündar, “Canlı yayında ne gibi beklenmedik durumlar olabilir?” sorusunu irdeledi.


16 Haziran Pazar günü İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde gerçekleşecek yayının protokolunun, basit maddelerden ibaret kaldığını söyleyen Dündar, şunların olması gerektiğini savunuyor:

“Oysa daha ayrıntıya girilmeliydi. Örneğin şu maddeler ilâve edilmeliydi: – Ortak yayın yapacak televizyon kanalları, orijinal yayının görüntü ve seslerine dışarıdan müdahale edemezler!.. – Görüntü ve sesleri, geciktirme teknikleri kullanarak montajlayıp yayınlayamazlar!.. – Orijinal yayında yer alan ve biz profesyonellerin KJ dediğimiz bilgilendirici ekran yazılarıyla asla oynayamazlar!.. Yeni KJ'ler kullanamazlar!.. – Canlı yayın akarken, gerek konuklar, gerekse moderatörün görüntülerini ekrandan alıp, yerine ortak yayına katılan TV kanalının kendi yorumcu ve sunucularının görüntülerini bindiremezler. Veya konukların görüntülerini küçültüp, ilâve sunucu ve yorumcu görüntüleri koyamazlar!.. “


“Benim hemen aklıma gelen önlemler bunlar” diyen Dündar, “Eğer bu maddelere uyma zorunluluğu getirilmez ise, hiç kuşkunuz olmasın ki bazı kanallar, algı operasyonu için her türlü müdahaleyi yaparlar” görüşünü dile getiriyor.

Bu durumda orijinal yayında konuşulanlardan çok farklı bir izlenim kolayca yaratılabileceğini söyleyen deneyimli televizyoncu, “Böylece desteklenen taraf, tartışmanın galibiymiş gibi gösterilebilir! Yaratılan izlenim de yorumlarla pekiştirilebilir” ifadesini kullanıyor.

“Dilerim bu tür etik dışı girişimlerin hiçbiri yaşanmaz. Ama bunu dilemek yetmez” diyen Dündar, “Zira bizim mesleğin altın kuralı şöyle der: ‘Televizyonculukta bir yayın öncesinde kâğıt üzerinde çözülemeyen hiçbir sorun, yayın esnasında halledilemez!..’ O nedenle protokolu genişletmek şart!” çağrısı yapıyor.

Kendi yaşadığı deneyimden de örnek veren Uğur Dündar, 2002 yılının ekim ayında Kanal-D'deki Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal arasındaki “Büyük Buluşma” adlı tartışmayı hatırlatıyor ve şunları anlatıyor:

“Bir ara gözüm stüdyodaki diğer kanalların yayınlarını gösteren ekranlara takılıyor. Aaa o da ne? Hayatta olmadığı için adını vermeyeceğim bir televizyon yöneticisi, izin almadığı halde, bizim yayını indirmekle yetinmemiş, yanındaki arkadaşıyla birlikte yorum yapmıyorlar mı? Sadece yayınlamakla yetinse, emek hırsızlığı deyip geçeceğim ama, benim, ya da liderlerin görüntüleri üzerine kendi çekimlerini bindirmelerine, diledikleri yerde tartışmanın orijinal seslerini kısıp ekrana yorumlarını (!) vermelerine, meslek etiği adına söyleyecek lâf bulamıyorum.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ