CHP’li Tanal: Asıl hedef bendim, şu anda hayatta olmayabilirdim

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, söz konusu şahısları kesinlikle tanımadığını, halkın sorunlarıyla ilgilendiğini ve bunları Meclis’e taşıdığını söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TBMM’de Meclis çalışanını rehin almak isterken etkisiz hale getirilen DHKP-C mensubu iki kişi ile ilgili, “Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş” dedi.

Tanal, söz konusu şahısları kesinlikle tanımadığını, halkın sorunlarıyla ilgilendiğini ve bunları Meclis’e taşıdığını söyledi.

CHP’li Tanal, ziyaretçilerin kimliğini, kimlerle bağlantısı olduğunu sorgulamak gibi bir görevi ve yetkisi olmadığını, GBT sorgulamasını girişte polislerin yapması gerektiğini kaydetti. Mahmut Tanal, polislerin GBT sorgulaması sonucunda, şahısların bağlantılarını tespit edip kendisini uyarmaları gerektiğini; ancak bunun yapılmadığını söyleyerek, makamına sadece Mulla Zincir isimli erkek şahsın geldiğini, kadının gelmediğini vurguladı.


‘Asıl hedef bendim’

CHP’li vekil, Mulla Zincir’in Fransa’dan geldiğini, yurt dışına çıkış yasağı olduğunu ve bu sorunun çözümünde nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorduğunda, hukukçuya gitmesi gerektiğini söylediğini belirtti.ReklamŞahsın odasından kalkmak istemediğine işaret eden Mahmut Tanal şunları söyledi: “Belki burada fırsat bulamadı. Burada bence asıl hedef bendim. Nasıl ki DHKP-C terör örgütü mensupları, İstanbul Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı adliyedeki odasında alçakça şehit etmişti. Erkek şahıs fırsat kollayıp beni rehin almak istemiş olabilir. Çünkü odam çok kalabalıktı. O kalabalıkta bu fırsatı bulamamış da olabilir. Hatta danışmanlarımdan bir tanesi avukattır. Aynı zamanda avukat sorunlarıyla ilgili gelen 3 tane avukat vardı odamda. Tutulan kayıtlara göre, Mulla Zincir isimli şahsın benden sonra Meclis’ten çıkış saati 12.30’dadır. Saat 14.50’de Mulla Zincir isimli şahıs, Eylem Yücel isimli kadın şüpheliyle birlikte Meclis’te saldırı eylemini gerçekleştiriyor. Benden gittikten sonra, Meclis’ten çıkış yaptıktan sonra benim insanların davranışlarını, hallerini hareketlerini, eylemlerini kontrol edebilme şansım yok ki. Benim böyle bir görevim de yok, sorumluluğum da yok.”

‘Terör örgütü üyeleri makamıma kadar girebiliyormuş’

Mahmut Tanal, şahsın saldırıyı gerçekleştirdiği ikinci gelişinin kendisiyle irtibatlandırılmasını anlayamadığını söyleyerek güvenlik zafiyeti olduğunu belirtti.

Tanal, güvenlik açığına ilişkin şöyle konuştu: “TBMM’ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? Güvenlik görevlilerinin işi ne peki? Ziyaretçi Kabul Salonu’nda banko sıralarına gelene kadar iki güvenlik kapısı var. İki kapı da X-Ray cihazlarıyla, yüz tanıma sistemleriyle donatılmış. Birinci kontrol noktasından geçiyor, her nasılsa fark edilmiyor. İkinci kapıda da fark edilmiyor, kimse şüphelenmiyor ve makamıma kadar çıkıyor. Yine ziyaretçi kabul salonundan Halkla İlişkiler binasına girerken kapıda polisler bekliyor. Şüphelendikleri şahısları durdurup kimlik sorgulaması yapabiliyorlar, üst araması gerçekleştirebiliyorlar.  Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş. ‘Mahmut Tanal izin verdi’ diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışıyorlar. Oysaki bu hadisede bir mağdur varsa o da ben ve yaralanan polis kardeşimiz ile rehin alınmaya çalışılan personeldir.”

‘Bugün hayatta olmayabilirdim’

Mahmut Tanal, Meclis’teki odasında DHKP- C mensubu tarafından odasında öldürülen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Türk bayraklı fotoğrafının yer aldığını anımsatarak şu ifadeleri kullandı: “Olayın iç yüzü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır. DHKP- C terör örgütü bağlantılı erkek şüpheli, odama kadar kesici-delici aletle mi geldi? Burada asıl hedef Mahmut Tanal’dı. Makam odamın içerisi çok kalabalık olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim.”Tanal, söz konusu şahısları kesinlikle tanımadığını, halkın sorunlarıyla ilgilendiğini ve bunları Meclis’e taşıdığını söyledi.

CHP’li Tanal, ziyaretçilerin kimliğini, kimlerle bağlantısı olduğunu sorgulamak gibi bir görevi ve yetkisi olmadığını, GBT sorgulamasını girişte polislerin yapması gerektiğini kaydetti. Mahmut Tanal, polislerin GBT sorgulaması sonucunda, şahısların bağlantılarını tespit edip kendisini uyarmaları gerektiğini; ancak bunun yapılmadığını söyleyerek, makamına sadece Mulla Zincir isimli erkek şahsın geldiğini, kadının gelmediğini vurguladı.

‘Asıl hedef bendim’

CHP’li vekil, Mulla Zincir’in Fransa’dan geldiğini, yurt dışına çıkış yasağı olduğunu ve bu sorunun çözümünde nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorduğunda, hukukçuya gitmesi gerektiğini söylediğini belirtti.ReklamŞahsın odasından kalkmak istemediğine işaret eden Mahmut Tanal şunları söyledi: “Belki burada fırsat bulamadı. Burada bence asıl hedef bendim. Nasıl ki DHKP-C terör örgütü mensupları, İstanbul Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı adliyedeki odasında alçakça şehit etmişti. Erkek şahıs fırsat kollayıp beni rehin almak istemiş olabilir. Çünkü odam çok kalabalıktı. O kalabalıkta bu fırsatı bulamamış da olabilir. Hatta danışmanlarımdan bir tanesi avukattır. Aynı zamanda avukat sorunlarıyla ilgili gelen 3 tane avukat vardı odamda. Tutulan kayıtlara göre, Mulla Zincir isimli şahsın benden sonra Meclis’ten çıkış saati 12.30’dadır. Saat 14.50’de Mulla Zincir isimli şahıs, Eylem Yücel isimli kadın şüpheliyle birlikte Meclis’te saldırı eylemini gerçekleştiriyor. Benden gittikten sonra, Meclis’ten çıkış yaptıktan sonra benim insanların davranışlarını, hallerini hareketlerini, eylemlerini kontrol edebilme şansım yok ki. Benim böyle bir görevim de yok, sorumluluğum da yok.”

‘Terör örgütü üyeleri makamıma kadar girebiliyormuş’

Mahmut Tanal, şahsın saldırıyı gerçekleştirdiği ikinci gelişinin kendisiyle irtibatlandırılmasını anlayamadığını söyleyerek güvenlik zafiyeti olduğunu belirtti.

Tanal, güvenlik açığına ilişkin şöyle konuştu: “TBMM’ye ziyaretçi olarak gelen bir kişi, kesici ve delici aletlerle nasıl içeri girebiliyor? Güvenlik görevlilerinin işi ne peki? Ziyaretçi Kabul Salonu’nda banko sıralarına gelene kadar iki güvenlik kapısı var. İki kapı da X-Ray cihazlarıyla, yüz tanıma sistemleriyle donatılmış. Birinci kontrol noktasından geçiyor, her nasılsa fark edilmiyor. İkinci kapıda da fark edilmiyor, kimse şüphelenmiyor ve makamıma kadar çıkıyor. Yine ziyaretçi kabul salonundan Halkla İlişkiler binasına girerken kapıda polisler bekliyor. Şüphelendikleri şahısları durdurup kimlik sorgulaması yapabiliyorlar, üst araması gerçekleştirebiliyorlar.  Atatürk tişörtüyle vatandaş Meclis’e giremezken, demek ki terör örgütü üyeleri ve terör örgütü bağlantısı olan şahıslar, kesici ve delici aletle makamıma kadar girebiliyormuş. ‘Mahmut Tanal izin verdi’ diye yazarak şahsımı bu menfur saldırının sorumlusu olarak göstermeye çalışıyorlar. Oysaki bu hadisede bir mağdur varsa o da ben ve yaralanan polis kardeşimiz ile rehin alınmaya çalışılan personeldir.”

‘Bugün hayatta olmayabilirdim’

Mahmut Tanal, Meclis’teki odasında DHKP- C mensubu tarafından odasında öldürülen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Türk bayraklı fotoğrafının yer aldığını anımsatarak şu ifadeleri kullandı: “Olayın iç yüzü hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde aydınlatılmalıdır. DHKP- C terör örgütü bağlantılı erkek şüpheli, odama kadar kesici-delici aletle mi geldi? Burada asıl hedef Mahmut Tanal’dı. Makam odamın içerisi çok kalabalık olmasaydı bugün hayatta olmayabilirdim.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ