Diş ipi de listede: Kalp krizini tetikleyen altı sıra dışı unsur

Sigara, alkol ve obezite ile spor yapmamanın kalp krizi geçirme riskini artırdığı biliniyor. Yediğiniz gıdalardaki yağlılık oranının fazlalığı ve stres yükünün ağırlığı da nedenler arasında.
Ancak daha önce çok duymadığınız bazı faktörlerin de kalp krizini tetiklediğini ortaya koyan araştırmalar var.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre Kardiyovasküler hastalıklar, dünya genelinde başlıca ölüm nedenlerinden biri.

BBC Türkçe'de yer alan derlemeye göre dah önce pek duyulmayan gizli risk unsurlarından bazıları şöyle sıralanıyor:


1. Diş ipi kullanmamak

Diş ipi kullandığınızda kalbiniz "Teşekkür ederim" diyor.

Dişlerimiz ve kalbimiz, birbirleriyle düşündüğümüzden daha yakından ilişkili.

Bazı çalışmalar, ağız sağlığı kötü olanların, daha yüksek derecede kalp damar sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Diş etlerinde kanama ve iltihaplanma, ağızdaki bakterilerin kan akışına girmesine neden alıyor.

Bu bakteriler de damarlarda yağlı plakların oluşmasına yardımcı oluyor.

Bakteriler aynı zamanda, karaciğerlerin, belli proteinleri yüksek düzeyde üretmesine ve sonuç olarak da damarlarda enflamasyona yol açıyor.

Enlamasyon da zamanla kalp krizine ya da felç geçirilmesine neden olabiliyor.

Çözüm ise, düzenli diş ipi kullanmak ve diş hekimine düzenli ziyaretlerinizi aksatmamak.

2. Patronunuzdan nefret etmek

İsveç'te yapılan araştırma, iş yerinde stes yaşayanlarda, kalp hastalığı oranlarının ciddi derecede arttığını gösteriyor.

Bu bir şaka değil. Patronunuzdan nefret etmek kalp damar sağlığınıza zarar verebilir.

İsveç'te 10 yılda yapılan bir araştırmaya göre, iş yerlerindeki lider kadrosuyla ilişkilerinizin kötü olması, insanların yüzde 40'ında kalp krizi riskini artırıyor.

ABD'nin Orlando kentindeki Kalp Sağlığı Enstitüsü'nden Kardiyolog Vijay Kumar "Kalp krizleri, iş yerlerindeki önemli düzeyde stresle tetiklenebilir." diyor.

Kötü beslenme ve uykusuzluk gibi diğer risk faktörleriyle bir araya geldiğinde, kalp damar rahatsızlığı riski daha da artıyor.

3. Travmatik bir olay yaşamak

Travmatik bir olay, kelimenin tam anlamıyla kalbinizi kırabilir.

Ailenizden birinin ölümü gibi, ani bir travmatik olay, kelimenin tam anlamıyla kalbinizi kırabilir.

Amerikan Menopoz Vakfına göre, yaşamlarında üç ya da daha çok travmatik olay yaşayan kadınların işteki performansları, aynı şeyleri yaşamayanlara kıyasla daha düşük oluyor.

Kardiyolog Jackie Eubany, yüksek düzeyde stresin adrenalin üretiminde büyük bir arışa yol açabileceğini söylüyor.

Bu da kalp atışını hızlandırıyor ve tansiyonu yükseltiyor.

4. Yalnız hissetmek

Yalnızlık kalbinize kötü gelebilir.

British Medical Journal adlı bilimse yayında yer alan bir araştırmaya göre, daha az sosyal bağı olan insanların kalp hastalığı yaşama riski yüzde 29, kalp krizi geçirme riski ise yüzde 32 artıyor.

Bunun nedenlerinden birinin yalnızlığın stresli olabilmesi ve yalnız insanların duygularını düzenleyecek kimseleri bulunmaması olabileceği belirtiliyor.

Oxford Üniversitesi'nde 2014'te yapılan araştırmada 700 binden fazla kadın sekiz yıl boyunca takip edildi.

Bir hayat arkadaşı olan kadınların, yalnız yaşayan kadınlara kıyasla kalp krizinden ölme riskinin yüde 28 daha az olduğu saptandı.

5. Depresyon

Depresyon, fiziksel sağığınızı da olumsuz etkileyebilir.

Amerikan Kalp Vakfı, ülkedeki kalp hastalarının yüzde 33'ününde depresyon da olabileceğini belirtti.

Uzmanlar, psikolojik sorunları olanların sağlıklı kararlar vermekte zorlanabileceğini söylüyor.

New York'taki John H. Tisch Kadın Sağlığı Merkezi'nden Nieca Goldberg, sağlıklı beslenme ve alkolden uzak durma gibi alışkanlıkların depresyondaki insanlar için zor olabileceğini ifade ediyor.

Goldberg "Kötü durumdaki insanlar, kendilerine teselli verecek şeylere başvururlar. Bunun sağlıklı olup olmadığını düşünmezler" diye konuşuyor.

6. Menopoz

Menopozla birlikte hormon üretiminin azalması, kadınların kalp damar sağlığını olumsuz etkileyebilir.

adınların kalp krizi geçirme riski menopozun ardından artıyor.

Bu, östrojen hormonunun doğal yollardan üretiminin azalmasıyla bağlantılı olabilir.

Östrojenin, damarların iç duvarlarına olumlu etkisi olduğuna ve damarları esnek tuttuğuna inanılıyor.

Kardiyolog Jackie Eubany, yaşla birlikte kalp damarlarının sertleştiğini ve damarların üzerindeki baskının arttığını söylüyor.

Ancak iyi bir beslenme ve düzenli egzersiz bu olumsuz etkileri dengeleyebiliyor.






 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SAĞLIK HABERLERİ