Özgürlüklerde utanç günleri: Taş cezaevinde, Mahalli'ye Erdoğan'a hakaretten ceza

Medyaya yönelen iktidar baskısı her geçen gün daha da artıyor.
Son birkaç gün içinde ise, Atilla Taş'ın istinafta cezasının onaylanarak cezaevine gönderilmesi, karikatürist Sefer Selvi'nin çizdiği karikatür nedeniyle tazminata mahkum edilmesi ve gazeteci-yazar Hüsnü Mahalli'ye, yazdığı yazıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'hakaret ettiği' gerekçesiyle verilen hapis cezası, medya özgürlüklerinin giderek kötüleştiğini ortaya koyuyor.

Expression Interruption'da, P24 tarafından hazırlanan medyaya yönelik baskıları içeren derleme şöyle:

Müzisyen ve köşe yazarı Atilla Taş, 26 sanıklı “F... medya yapılanması” davasında kendisine verilen cezanın istinaf mahkemesince onanmasının ardından 9 Kasım 2018 günü İstanbul’da gözaltına alınarak cezaevine gönderildi .


Mart ayında İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi davada yargılanan çoğunluğu gazeteci 26 sanıktan 23’ünü “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla değişik sürelerde hapis cezasına, Atilla Taş ve Murat Aksoy’u ise “örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün ve 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Avukatların temyiz talebini değerlendiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 22 Ekim tarihinde istinaf taleplerini esastan reddetmişti. Bu karar sonucunda Taş ve Aksoy’un hapis cezaları beş yıldan az olması sebebiyle kesinleşmişti.

Evinde gözaltına alındıktan sonra İstanbul Adliyesine kelepçeli şekilde getirilen Taş, infaz işlemlerinin ardından önce Metris Cezaevine, buradan da Silivri Cezaevine gönderildi. Taş, dava kapsamında yaklaşık 14 ay cezaevinde kaldıktan sonra, 24 Ekim 2017 tarihinde tahliye edilmişti.

Sedat Sur’a kayyum haberi nedeniyle hapis cezası verildi

Özgürüz.org muhabiri Sedat Sur, “Kayyum vurgunu” başlıklı haberi ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında açılan davada 9 Kasım günü 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi hakkında yaptığı haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı Sur hakkında soruşturma başlatmış, bu kapsamda 2017 yılı Temmuz ayında Sur’un ifadesine başvurmuş, ardından gazeteci hakkında “örgüt propagandası” suçlamasıyla iddianame hazırlamıştı.

Evrensel çizeri Sefer Selvi tazminata mahkûm edildi

Evrensel gazetesine ve çizeri Sefer Selvi’ye, gazetede yayımlanan “Paradise Papers” konulu bir karikatür nedeniyle toplam 10 bin TL tutarında tazminat cezası  verildi.

Meclis Başkanı ve eski Başbakan Binali Yıldırım ile oğlu Erkam Yıldırım tarafından söz konusu karikatürde “kişilik haklarına saldırıldığı” iddiasıyla Selvi ve gazetenin eski Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Çağrı Sarı’ya 40 bin TL tazminat talebiyle dava açılmıştı.

Davanın 8 Kasım günü İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen duruşmasında savunma yapan avukat Devrim Avcı, karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında yayınlandığını, karikatüre konu olan haberin gerçeklik unsuru olduğunu belirtti. “Yerleşik Yargıtay kararı gereğince de siyasetçilerin sert eleştirilere katlanmak zorunda olup Anayasa Mahkemesinin de benzer kararları vardır” diyen Avcı, davanın reddini talep etti.

Yıldırım’ın avukatı ise, “Söz konusu haberin sunuluş şekli müvekillerimin hırsızlık yaptığı ve vergi kaçırdığı izlenimi uyandırmakta olup, halen daha davalı tarafın aynı karikatürü yayınlayarak hakaret kastı devam etmektedir” diyerek davanın kabulünü talep etti.

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, Selvi ve Evrensel’e, Binali Yıldırım’a 5 bin TL, Erkam Yıldırım’a 5 bin TL olmak üzere toplamda 10 bin TL tutarında manevi tazminat ödeme cezası verdi. Mahkeme Çağrı Sarı hakkındaki talebi ise reddetti.

Sözcü gazetesi davası Mart ayına ertelendi 

Sözcü gazetesinin eski imtiyaz sahibi Burak Akbay ile birlikte gazetenin İzmir muhabiri Gökmen Ulu, İnternet Sorumlu Müdürü Mediha Olgun ve Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli’nin “örgüt propagandası,” “örgüte yardım” ve “silahlı terör örgütünü yönetme” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın görülmesine 7 Kasım günü İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

P24 tarafından izlenen duruşmaya  sanıklardan katılan olmadı. Duruşmada söz alan savunma avukatı Celal Ülgen, müvekkili Burak Akbay hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını talep etti. Avukatlar ayrıca Akbay’a ait telefonun iadesini ve diğer sanıklara uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, halen yurtdışında bulunan Akbay hakkındaki yakalama emrinin infazının devamına hükmetti. Yurtdışına çıkış yasağı tedbirlerinin kaldırılması talebinin reddine karar veren mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaa için cumhuriyet savcısına verilmesini kararlaştırarak, davayı 12 Mart 2019 tarihine erteledi.

Hüsnü Mahalli’ye “Cumhurbaşkanına hakaretten” ceza

Gazeteci Hüsnü Mahalli, bir köşe yazısı ve katıldığı bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davada toplam 4 yıl 2 ay hapis cezasına  çarptırıldı.

İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 Kasım günü görülen duruşmada ek savunma yapan Mahalli, “Cumhurbaşkanına hakaret etmedim. Her zaman sayın cumhurbaşkanı ifadesini kullanırım. Diktatör kelimesi de hakaret içeren bir kelime değildir. Uluslararası camiada tek kişide toplanan yetkiyle ilgili belirtilmiş bir tanımdır” şeklinde konuştu.

Duruşma sonunda hükmünü açıklayan mahkeme, Mahalli’ye, “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret” suçundan 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası verdi. Mahkeme Mahalli’nin sabıkasız oluşu ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına hükmetti. Mahkeme Mahalli’yi “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı.

Hak savunucularının yargılandığı dava Mart ayına ertelendi

Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç ile önceki yaz Büyükada’daki bir toplantı sırasında gözaltına alınan 10 insan hakları savunucusunun “örgüt üyeliği” ve “örgüt üyesi olmaksızın örgüte yardım” suçlamalarıyla yargılandığı davanın görülmesine 7 Kasım günü devam edildi.

Duruşmada sanıklardan Nalan Erkem’in avukatınca celse arasında verilen soruşturmanın genişletilmesi talebi okundu

Sonrasında söz alan Taner Kılıç’ın avukatı, Kılıç’ın duruşmalardan vareste tutulmasını ve hakkındaki yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. Kılıç, dava kapsamında 14 ay tutuklu kaldıktan sonra 15 Ağustos 2018 günü cezaevinden tahliye edilmişti.

Duruşma sonunda ara kararını açıklayan mahkeme, soruşturmanın genişletilmesi talebini reddederken, Kılıç’ın duruşmalardan vareste tutulması talebini kabul etti. Kılıç’a uygulanan adlî kontrolün ise devamına karar veren mahkeme davayı 21 Mart 2019 tarihine erteledi.

Ferhat Tunç’a “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla bir dava daha açıldı

Müzisyen Ferhat Tunç hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yeni bir dava açıldı . Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Tunç’un 10 ayrı Twitter mesajı suçlama konusu edildi. İddianame, Büyükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Davanın ilk duruşması 9 Ocak 2019 günü görülecek.

Barış imzacısı akademisyen ve çok sayıda kişi gözaltına alındı

Ankara’da akademisyenlerin de aralarına bulunduğu çok sayıda kişi 9 Kasım günü sabah saatlerinde düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alındı . Gözaltına alınanlar arasında Ankara Üniversitesinden ihraç edilen Barış imzacısı akademisyen Cenk Yiğiter’in de bulunduğu öğrenildi. Gözaltı gerekçeleri öğrenilemedi.

Antalya’da bir kişiye “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ceza

Mustafa Ertem isimli bir kişi hakkında “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla Antalya Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın karar duruşması 8 Kasım 2018 tarihinde görüldü. Mahkeme, Ertem’i 11 ay 20 gün hapis cezası  ile cezalandırdı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Cezaevindeki gazeteciler ve medya çalışanları listesi 

Atilla Taş’ın hakkındaki hapis cezasının onanması sonucunda 9 Kasım günü tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından, Türkiye’de tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunan gazeteci ve medya çalışanı sayısı en az 175 oldu.










Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER MEDYA HABERLERİ