Türk konvoyuna ateş açan uçağın kokpitinde kimin olduğunu Türkiye neden örtbas ediyor?

19 Ağustos'ta üç kişinin öldüğü, 12 kişinin yaralandığı Türk konvoyuna düzenlenen hava saldırısının yapıldığı uçağın kokpitinde, Rus mu yoksa Suriyeli mi pilotun olduğu tartışmalarında Ankara'nın 'meseleyi geçiştiren' tavrı dikkat çekiyor.


Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasını öngören ve Türkiye, Rusya ve İran tarafından imzalanan Astana anlaşması gereğince, Türkiye, İdlib'de 12 askeri gözlem noktası kurmuştu. 

Ancak, bu bölgedeki cihatçıların silahsızlandırılması ve tahliyesi gerçekleşmeyince, Rusya Suriye güçlerinin hem havadan hem de karadan İdlib'e saldırılarına onay vermiş, Türk askeri varlığını tehdit eden süreci başlatmıştı.


Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin, Türk askerinin Morik'teki dokuz numaralı gözlem noktasının saldırıya uğramasının ardında Rusya'nın olduğu gerçeğinin Ankara tarafından açıklığa kavuşturulmadığını, aksine konunun geçiştirildiğini belirtti.

"Bu saldırıda konvoyun önünde gitmekte olan sivil araca tam isabetle bir nokta atışı yaparak bütün konvoyun durmasına yol açan savaş uçağının kokpitinde kim vardı? Suriyeli bir pilot mu, yoksa bir Rus pilot mu" sorusunu yönelten Ergin, meselenin üzerini örtme sürecini şu satırlarla özetledi:

"Milli Savunma Bakanlığı’nın pazartesi günü bu olayı kınadığı açıklamasında saldırının öznesi boşlukta bırakıldı. Açıklamada (Esad) rejimin son dönemde İdlib’de gerçekleştirdiği saldırılar eleştirildi, ardından “Rusya’ya bilgi verilerek” Morik’teki (9) numaralı gözlem noktasına kuvvet intikali gerçekleştirilirken “konvoyumuza hava saldırısı düzenlendiği” belirtildi. Açıklamada konvoyu kimin vurduğu sorusunun yanıtını bulmak mümkün değildir. Ancak metnin bütün tonu Milli Savunma Bakanlığı’nın bu saldırının sorumluluğunu Rusya’ya atfettiğini hissettiriyor. Rusya’ya bilgilendirme sabah 05.30’da yapılmış, hava saldırısı 08.55’te, yani yaklaşık 3.5 saat sonra gerçekleşmiştir.

Türk yetkililer, daha sonra yaptıkları açıklamalarda saldırıyı gerçekleştiren uçağın milliyeti meselesini geçiştirmeyi tercih etti. Türk basınında çıkan pek çok haberde konvoya Suriye Hava Kuvvetleri’ne bağlı bir uçağın ateş açtığı yazıldı. Yabancı basında da durum pek farklı olmadı. Galiba pek çok insan, özellikle S-400’lerin Türkiye’ye geldiği bir dönemde Türk-Rus ilişkilerini kaplayan sıcak ortama bakarak, saldırıyı Rusların düzenlemiş olabileceği gibi bir ihtimali değerlendirmeye bile almadı."

Ergin, TSK konvoyuna ateş açan uçağın SU-22 tipi bir Rus savaş uçağı olduğunun ortaya çıktığını hatırlattı ve iddia edildiği gibi saldırıyı Rusya'nın gerçekleştirdiği bir tabloda, Türkiye ile Rusya arasında ağır bir durumun ortaya çıktığına dikkat çekti.

Ergin, "O zaman kabul edelim ki karşı karşıya gelenler, birilerinin vekilleri değil, doğrudan Türkiye ile Rusya’dır" diye ekledi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ