Rusya uzmanı Has: ‘S-400’ler 15 Temmuz’un diyeti olarak satın alındı’

Dr. Kerim Has: Ben füzeleri (Rusya'dan alınan S-400'ler) “15 Temmuz’un diyeti” olarak ve Türkiye içinde iktidarın bekasına yönelik bir tehdit öncesi Kremlin’e verilen bir çeşit “siyasi rüşvet” olarak okuyorum.'


Rusya uzmanı Dr. Kerim Has, S-400’lerin “15 Temmuz’un diyeti” olarak satın alındığını ve Türkiye içinde AKP iktidarın bekasına yönelik olası tehdit öncesi Rusya’ya verilen “siyasi rüşvet” olduğunu söyledi.

Moskova’nın aralarında Türkiye’nin de olduğu otoriter rejimlere sahip ülke liderleri için iktidarlarının bekasına yönelik tehditlerde “kaçış kapısı” ve sırtlarını dayayabilecekleri “alternatif adres” olduğunu kaydeden Kerim Has, ‘Bu füzeleri (S-400) ben “15 Temmuz’un diyeti” olarak ve Türkiye içinde iktidarın bekasına yönelik ileride ortaya çıkabilecek olası bir tehdit öncesi şimdiden Kremlin’e verilen bir çeşit “siyasi rüşvet” olarak okuyorum.’ dedi.


Gazete Duvar’dan İrfan Aktan’a konuşan Dr. Kerim Has şu görüşleri dile getirdi:

”Kremlin, özellikle otoriter rejimlere sahip ülke liderleri için olası olağanüstü durumlarda veya iktidarlarının bekasına yönelik tehditlerde veya Batı’yla yaşadıkları anlaşmazlıklarda bu liderlere önemli bir “kaçış kapısı” açıyor veya sırtlarını dayayabilecekleri “alternatif adres” imkânı sunuyor. Bu durum Suudilerden Katar’a, Irak’a, Mısır’a Fas’a kadar etki yaratıyor. Nitekim şu sıralar Irak da S-400 alımını konuşmaya başladı.

Rusya, Türkiye’ye değil belki ama eğer Ankara’ya bir veriyorsa, kendisi on alıyor. Fakat Türkiye’deki iktidar kendisini garanti altına alabilmek için böylesi bir bağımlılık ilişkisine rıza göstermek zorunda. Bu açıdan Türkiye, üzerinde düşünülerek belirlenmiş, uzun vadede kendisine kazanımlar sağlayacak bir stratejiyle Rusya’ya yanaşıyor değil. Yani Türkiye’deki iktidar kendi krizini aşmak için Rusya’yla bu bağımlılık ilişkisini sürdürüyor. 2016’dan beri Putin, Ankara’yı Suriye’de Rusya’nın çıkarlarına hizmet eden politikalar izlemeye mecbur etti…

Bu füzeleri ben “15 Temmuz’un diyeti” olarak ve Türkiye içinde iktidarın bekasına yönelik ileride ortaya çıkabilecek olası bir tehdit öncesi şimdiden Kremlin’e verilen bir çeşit “siyasi rüşvet” olarak okuyorum.

Türkiye’nin değil ama Erdoğan’ın (Rusya’ya karşı kozu) var. Cihatçıların sınırda toplanmasının Türkiye’ye kazandırdığı bir şey yok, aksine kaybettirdiği çok şey var. Türkiye’nin Rusya’ya bağımlılığı artarken, Rusya’nın da şahıs olarak Erdoğan’a bağımlılığı artıyor. Daha doğrusu Rusya, Erdoğan iktidarının krizine bağımlı hale geliyor. Erdoğan, iktidarındaki krizi aşabilmek için biraz önce dediğim gibi Mersin’de liman veya Akkuyu’da nükleer işinde Ruslara imtiyazlar veriyor. Keza Rusya’dan rekor seviyede buğday, tahıl, arpa, ayçiçeği yağı, kırmızı et satın alınıyor. Hatta Ruslar artık Türkiye’ye beyaz et de satmaya başladı. Tuhaf bu, çünkü normalde tam tersi olması gerekiyor. Yakında Türk marketlerde Krasnodar domatesi görürsek hiç şaşırmamak lazım! Dolayısıyla Ruslar aslında Türkiye’ye kaşıkla verip, en hafifinden söylersek, kepçeyle alıyor. Bu da Türkiye’deki iktidarın zayıflığıyla doğrudan ilgili.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ