Hukukçular: Cezasızlık, polis şiddetini arttırıyor

Son günlerde artan polis ve bekçi şiddetiyle ilgili bir açıklama yapan Demokrasi İçin Hukukçular girişimi, “Suç işleyen polisler, meslektaşları, amirleri, teşkilatları ve siyasi irade tarafından kollanacaklarından emin bir şekilde hareket etmektedir”
Demokrasi İçin Hukukçular (DİH) Mardin Nusaybin, Ankara Etimesgut, Tekirdağ Çorlu, İstanbul Kadıköy, Sultanbeyli, Eyüp, Zeytinburnu, Adana ve Şırnak Cizre’de yaşanan polis ve bekçi şiddeti olaylarıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, Covid-19 tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasakları dönemde kolluk kuvvetlerinin, kişilere yönelik hak ihlallerinde gözle görülür bir artış yaşandığı kaydedildi.

‘BEKÇİLER EN SON ÇÖP DÖKMEYE ÇIKAN GENCİ DÖVDÜ’ 

“Toplumun tüm kesimleri polis şiddetinden nasibini alıyor” denilen açıklamada, son günlerde yaşanan polis şiddeti vakalarına değinildi. Açıklamada, “Hak ihlalleriyle sık sık gündeme gelen bekçilerin, bu kez de bayram günü Ankara Etimesgut’ta çöp dökmeye çıkan bir genci öldüresiye dövdüğü basında yer aldı. Bu olayda polislerin, olayın gerçekleştiği binanın güvenlik kameralarını da söktüğü ileri sürüldü. Görüntü kaydının olmadığından emin olan Emniyet, sokağa çıkma yasağına uymayan kişilere orantılı güç kullandığını ileri sürerek, bekçisine sahip çıktı” denildi.


‘POLİS, SİYASAL İKTİDARDAN CESARET ALIYOR’

Protesto hakkını kullanan kişilere yönelik polis şiddetinin de artarak devam ettiği vurgulanan DİH açıklamasında, “Anayasa ve ülkemizin tarafı olduğu uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış olan toplantı ve gösteri hakkını kullanan kişiler, polisin orantısız müdahalesi ve şiddetine maruz kalmaktadır. Son olarak 21 Mayıs günü Ömer Faruk Gergerlioğlu HDP Genel Merkezi önünde polisler tarafından tartaklanmış, halkın oyları ile seçilmiş, kürsü dokunulmazlığı olan milletvekilinin basına demeç vermesi polis şiddeti ile engellenmiştir. Bir milletvekili, ülkenin başkentinde, basının, yurttaşların gözü önünde güpegündüz polisler tarafından tartaklanmıştır. Sıradan bir polis memuru, milletvekilline saldırma cesaretini hukuktan değil siyasi iktidardan almaktadır” ifadeleri kullanıldı.
İzmir’deki bir camiden Çav Bella çalınması olayı sonrası İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “O şahsı buluruz, caminin yanına götürür ezanı da dinletiriz” şeklindeki sözlerini de hatırlatan DİH, “Hukuk dışı yöntemleri meşrulaştıran açıklamaları, görev ve yetkilerinin dışına çıkma hususunda polise cesaret vermektedir” dedi.

‘GÖRÜNTÜ KAYDI YOKSA MEMURUM HAKLIDIR SAVUNMASI YAPILIYOR’

Açıklamada, yaşanan şiddet olaylarının görüntüsü yoksa “memurum haklıdır” politikası izlendiği kaydedilerek şu ifadeler kullanıldı: “Ülke çapında yaşanan benzer nitelikte olayların çok azının ortaya çıktığı ve bilinebilir hale geldiği düşüncesindeyiz. Burada bir kısmını aktardığımız gibi olaylarda Emniyet, eğer kolluk kuvvetleri tarafından uygulanan şiddete dair bir görüntü kaydı yoksa inkar yoluna gitmekte; polisin, bekçinin haklı olduğu, orantılı bir güç kullanıldığı, yönünde açıklamalar yapmaktadır. Şayet görüntü kayıtları kamuoyuna yansımış ve polisin eylemi savunulamaz duruma gelmiş ise de, olaya karışan polislerin görevden alındığı yönünde bir açıklama yapılmaktadır. Bunu yaparken de, Adana, Nusaybin ve Çorlu’da olduğu gibi, polisin müdahalesinin haklı, orantılı ve yerinde olduğu yönünde beyanlar da bu açıklamalara eklenmektedir.”

‘CEZASIZLIK PRATİĞİ, POLİS ŞİDDETİNİN DEVAM ETMESİNE NEDEN OLMAKTADIR’

“Salgınla ilgili tedbirler istismar edilerek, Anayasal olarak hukukiliği tartışmalı sokağa çıkma yasakları, polis şiddeti ile olağan hale getirilmeye çalışılmaktadır. Suç işleyen polisler, meslektaşları, amirleri, teşkilatları ve siyasi irade tarafından kollanacaklarından emin bir şekilde hareket etmektedir. Geçmişten beri süre gelen cezasızlık pratiği, polis şiddetinin devam etmesine neden olmaktadır. Bayram günü kendilerini en güvenli hissetmelerini gereken yer olan evlerinin önünde, ailelerinin yanında kişileri darp edip insanlık onurunu ayaklar altına alma rahatlığı ve cüretini gösteren polisler en ağır ceza ile cezalandırılmalıdır. Siyasi iktidar, suç işleyen polise sahip çıkan açıklama ve uygulamalara son vermelidir.”

Kaynak:Kronoshaber
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ