Gezi Davası: İddianamede, ‘Anam bu ne lan’ sürprizi

2013 Gezi Parkı eylemleri ile ilgili içlerinde iş insanı Osman Kavala ve gazeteci Can Dündar’ın da olduğu 16 sanıklı dava pazartesi günü Silivri’de görülüyor.


Avukat Özgür Karaduman: 'İddianamedeki bazı ifadeler 'Uludağ sözlük' yazarı 'anambunelan'dan bire bir alıntı.. İktidarın, insanların sokakta ne yiyip içtiğinden, milli içeceğe kadar karıştığı bir yerde seslerini duyurmak istemeleri, protesto etmeleri en doğal ve temel hakkıdır.



657 sayfalık iddianamede ikisi tutuklu 16 sanık için ayrı ayrı 606 yıldan 2 bin 970 yıla kadar hapis istenirken sanıklardan pek çok sivil toplum kurumunun kuruculuğu ve yöneticiliğini yapmış Anadolu Kültür A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala yaklaşık iki yıl süren tutukluluğunun ardından ikinci kez duruşmaya çıktı. Duruşma salonuna izleyicilerin uzun süre ayakta alkışlamasıyla getirildi. 

Önceki duruşmada tahliye edilen ve yargılaması tutuksuz olarak devam eden sanık Bernard van Leer Vakfı Türkiye Temsilcisi Yiğit Aksakoğlu, Mücella Yapıcı, Can Atalay ve Çiğdem Mater gibi sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu.  

Davayı izleyenler arasında çok sayıda ulusal ve uluslararası basın ve sivil toplum örgütleri yer aldı. İzleyiciler arasında; Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, gazeteciler Hasan Cemal, Ümit Kıvanç, Ömer Laçiner, sanatçılar Orhan Alkaya, Melike Demirağ’ın yanı sıra Nesrin Nas, Gencay Gürsoy, Binnaz Toprak gibi isimler yer alıyor. 

Diğer yandan Gezi eylemleri sırasında biber gazı kapsulünün başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesi de duruşmayı izleyenler arasında. 

Önceki celsede sanık savunmalarının tamamlanması nedeniyle dava avukatların savunmalarıyla başladı. Mahkeme başkanı, iki gün sürmesi beklenen duruşmayı bugün tamamlamak istediklerini belirterek duruşmayı başlattı.  

Avukat Can Atalay, Mücella Yapıcı ve Tayfun Yıldırım adına ilk savunmayı Av. Fikret İlkiz yaptı. Gezi eylemlerinin hemen ardından 33. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılama yapıldığını belirten İlkiz; “Mücella Yapıcı ve Tayfun Yıldırım orada da sanıktı. Bugün sanık olan Can Atalay ise o davada avukattı. Bu yargılamayı hiç mi görmediniz? Orada yöneltilen tüm suçlamalardan beraat aldılar. Temyiz edilmemek suretiyle karar kesinleşmişti. Bu kadar zaman sonra aynı davayı tekrar önümüze getiriyorsunuz. Bizim de o davada çıkan kararı size sunmak boynumuzun borcudur. Yasalar beş yıl önce yapılan yargılamanın tekrar etmeyeceğini söyler. Bu sanıkların adil yargılanma hakkının gereğidir. Bir sanık aynı suçtan tekrar yargılanamaz. İnsanların başında bir ceza tehdidini Demokles’in kılıcı gibi tutamazsınız.” dedi. 

Yeni açıklanan yargı reformu paketine de atıf yapan İlkiz, “Yargı reformu paketinde de toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğüne giriyor, örgütlenme de.” diye iddianamenin gerçekçi olmadığını vurguladı. 

Ardından Can Atalay ve Tayfun Karaman adına söz alan Av. Özgür Karaduman ise dünyadaki protesto gösterileri ve davalardan örnekler vererek; “İktidarın, insanların sokakta ne yiyip içtiğinden, milli içeceğe kadar karıştığı bir yerde tüm dünyada olduğu gibi burada da seslerini duyurmak istemeleri, protesto etmeleri en doğal ve temel hakkıdır. Bu temek haktır ve yargılanamaz.” dedi. 

Avukat Özgür Karaduman ayrıca, iddianamede yer alan bazı ifadelerin ‘Uludağ Sözlük’teki ‘Anambunelan’ isimli yazarın yazdıklarından bire bir alıntı olduğunu belirterek ‘ İddianamenin 29. sayfasında 5. Haziran 2013’te “anambunelan” takma adlı Uludağ Sözlük yazarının “OccupyTurkiye ve emperyalizm” başlığı altında, Gezi’nin sıcağı sıcağına yazdığı entry, iddianamede doğrudan yer almış. İddianame işte bu kadar ciddi.’ dedi. 

Durusmaya saat 14.00’e kadar ara verildi. Aranın ardından avukatların savunmalarıyla duruşma devam edecek. Davanın bugün tamamlanması bekleniyor. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ