'Ayda 2 milyon üretim kapasitesi var ve siz günde sadece 3 bin test mi yapıyorsunuz?'

Genetik Bilimci Doç. Çağhan Kızıl, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarından yola çıkarak Türkiye'de 2 milyon koronavirüs test kiti üretim kapasitesine rağmen günde sadece 3 bin test yapılmasına tepki gösterdi.


Kızıl, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ayda 2 milyon üretim kapasitesi var ve siz günde sadece 3 bin test mi yapıyorsunuz? Hastalığı önlemenin yollarından birinin #YayginTest olduğunu hep söyledik. Peki neden bu PCR testlerini ülke içinde uygulamıyorsunuz" sorularını sordu.
 
Koca konuyla ilgili açıklamasında, "ABD’ye 500 bin adet tespit kiti satıldığı doğru. Sırf ABD’ye değil başka ülkelere de satış yapıldı. Bu kitlerden üreten firmalarımız var ve bunların çok yüksek kapasitesi var. O yüzden bu satışlar yapıldı. Ama bizim Çin’den aldığımız kitlerle o kitler aynı şey değil. Satılanlar PCR kitleri. Türk firmaların aylık 2 milyona yakın bu kitlerden üretim kapasitesi var. Yani satmaları bizde bir eksiklik doğurmaz. Bize gerektiği kadarını tedarik etme imkanına zaten sahipler" demişti.


Kızıl, Türkiye'deki yoğun bakım yatak sayısıyla ilgili de Bakan Koca'ya bir dizi soru yöneltti. 

"Sağlık bakanı dün KOVID-19 hastalarının olası bakımları ile ilgili beyanat verirken OECD ülkeleri arasındaki en yüksek yoğun bakım yatak sayısının Türkiye'de olduğunu belirtmişti. Basit bir hesaplama ile şu sonuca varıyoruz: Türkiye'nin bakanın açıklamalarına göre 25 bin 466 erişkin/çocuk yoğun bakım yatağı var. Bu, Sağlık Bakanlığı ve istatistik kurumu verileriyle de örtüşüyor" ifadelerini kullanan Kızıl, tespitlerini şu satırlarla sürdürdü:

"80.8 milyonluk bir nüfusa oranlanınca, haberde ve beyanatlarda belirtildiği gibi 100 bin kişi başına 40 değil 31,5 yatak düşmekte.

Türkiye'nin sayılarına en yakın olan Almanya'da ise erişkin/çocuk yoğun bakım yatağı sayısı 28.031. Zaten Türkiye'den yüksek. Nüfusu 84 milyon alırsak 100.000 kişi başına 33,3 yatak düşüyor. Türkiye'den yüzde 5.7 daha fazla.

Bu sayılar ile, Türkiye Almanya'nın gerisinde olsa da iki ülke de Avrupa ortalamasının üzerinde. Bu Türkiye için bir şanstır. Doluluk oranları olarak Türkiye'nin ve Almanya'nın benzer seviyede olduğunu düşünebiliriz - yüzde 80.

Buna göre Kovid hastalığı için ayrılabilecek yoğun bakım yatağı sayısı Almanya'da 5606, Türkiye'de ise 5093 olabilir.

Almanya'daki güncel vaka sayısı 32.781, ölüm oranı yüzde 0,5 (156). Kritik durumdaki kişilerin sayısı 23 (yüzde 0.07). Bu trend devam ederse Almanya 5606 yatağı ile 1.12 milyon hastayı barındırabilecek yoğun bakım kapasitesine sahiptir. https://worldometers.info/coronavirus/

Türkiye'de ise güncel vaka sayısı 1872, ölüm oranı yüzde 2,3'tur (44). Bu trend devam ederse Türkiye 5093 yatağı ile 221.434 hastayı barındırabilecek kapasiteye sahiptir. (DE/TR oranı: 5.05).

Personel sayıları (100 bin kişi başına doktor TR: 1.9, DE: 4.3; hemşire: TR: 2.1, DE: 12.9) ve ek yatak kapasitesi de (100 bin kişi başına TR: 2.8, Almanya: 8.0) ağırlıklandırılırsa (yatak x doktor x hemşire oranı: 14.22 kat) sonuç şöyle. #evdekal #SağlıkcılarMalzemeİstiyor

Almanya'nın sağlık altyapısının hastalıkla mücadele edebilme kapasitesi Türkiye'ninkinin 71.8 katıdır (14.22 x 5.05). Bu hesaplamalar çok kabaca yapılmış ancak genel bir karşılaştırma vermesi için okunabilir. #evdekal

Dolayısıyla, salgınla mücadele sadece yatak kapasitesi ile ölçülemez. Sağlıkta personel, salgınla mücadelede yayılımın önlenmesi metodları, etkili kriz yönetimi, yüksek sayıda test ve şeffaf vaka analizleri bu savaşın olmazsa olmazıdır. #evdekal

Yatak sayısı, çin'den alınan test kitleri, stoklarda var olduğu söylenen malzemeleri sıralamak yerine, sağlık bakanlığı bu altyapıyı, yapısal ve etkin kriz yönetimi ile manalı bir biçimde salgınla mücadeleye entegre etmelidir. Bu bilgiyi de şeffaf olarak paylaşmalıdır."
   
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ