4 Çinli şirket, Kanal İstanbul ihalesi için Ankara’da kamp kurdu

Muhalefet partilerinden sivil toplum kuruluşlarına bilim insanlarından emekli büyükelçilere kadar hemen her kesimin karşı çıktığı Kanal İstanbul'da hükûmet geri adım atmayacak.


4 Çinli firmanın ihale için şimdiden Ankara'da lobi faaliyeti yürüttüğü iddia ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Siz isteseniz de istemeseniz de Kanal İstanbul’u yapacağız. İhale yakında, temelini yazın atarız.” sözleri ile Kanal İstanbul projesinde bütün hazırlıkların tamamlandığını ilan etti.


Diğer taraftan Kanal İstanbul ihalesinde Çinli firmaların şimdiden Ankara’da kulis yaptığı iddia ediliyor. Cumhuriyet gazetesi ekonomi yazarı Jale Özgentürk’ün bugün yayımlanan analizinde Çinli 4 şirketin Ankara’da Kanal İstanbul ihalesine hazırlandığını iddia etti.

Analizde Türkiye ekonomisinin açıkça bir kriz yaşadığı bir dönemde Kanal İstanbul’un finansman bulunamayacağı için sadece bir “seçim vaadi” olarak kalacağına dair beklentinin Erdoğan tarafından boşa çıkarılacağı vurgulandı.

“ŞU ANA KADAR 4 TEKLİF GELDİ, HEPSİ ÇİNLİ” 

Özgentürk analizinde finansmanın Çin’den temin edileceğini belirterek, “Çünkü aranan finansal destek Çin’den geliyor Aldığım bilgilere göre Ankara’da yoğun bir çalışma var. Kısa süre içinde yapılacak ihale için şu anda 4 teklif gündemde ve bu şirketlerin hepsi de Çinli.” ifadelerini kullandı.

Analizde şöyle denildi: “Ankara’da toplantılar, pazarlıklar sürüyor. Çin’in projeye ilgisi tabii ki yeni değil, iki yıldır konuşuluyor. Salgından sonra dünyanın yeni bir döneme gireceği ortada. ABD, Rusya, Çin, Avrupa Birliği yeni döneme hazırlanmaya çalışıyor.”

“Çin’in yatırım yapma iştahı da Türkiye’nin coğrafi pozisyonundan geliyor.” tespitinde bulunan Özgentürk, şunları kaydetti: “Çin, yeni alternatif yollar oluşturuyor. Kuşak-Yol projesi kapsamında Türkiye önemli bir ayağı oluşturuyor. İstanbul’daki bu yatırımlar Süveyş Kanalı’nın kapanması ile gündeme gelen Orta Koridor’un da bir parçası olacak.”

Özgentürk, Çin’in projeyi finanse etme karşılığında Kanal İstanbul’un inşaatını da üstleneceğini vurguladı.

ÇİN VE KATAR ARASINDA YAKINLAŞMA

“Yatırım için en az 30 milyar dolar gereken Kanal İstanbul projesine çok yoğun ilgi gösteren Çin’in hedefi, Türkiye’nin coğrafi pozisyonundan yararlanarak ticaret engellerini aşmak.” tespitinde bulunulan haber-analizde, “Bölgede ağırlıklı olarak arsa sahibi olan Katar ile Çin arasında da uzun süredir yakınlaşma var.” denildi.

İşsizlik ve yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın topluma Kanal İstanbul’u müjde diye açıkladığına işaret edilen analizde, Konda’nın yaptığı araştırmaya göre 15-30 yaş arasındaki kesimin yüzde 98’i Kanal İstanbul projesine karşı çıktığı vurgulandı.



Karadeniz ile Marmara Denizi arasında İstanbul Boğazı’na paralel bir kanal açılacak. Kanalın uzunluğu 45 kilometre; genişliği yüzeyde 145-150 metre, tabanda ise yaklaşık 125 metre olacak. Suyun derinliği 25 metre.

Uzmanlar, bilim insanları tam 10 yıldır bu projenin İstanbul’un felaket projesi olduğunu kanıtlarla söylüyor. Çevre ve doğa katliamı yaşanacağını anlatıyor.

Analizde şu ifadeler yer aldı: “Bu gerçeklere rağmen ‘inadına’ bu proje yapılacak. Çünkü projeyi kendi çizen AKP’liler, Katarlılar, Suudiler bölgeyi kapatmış, rant bekliyor. Türkiye’nin önemli müteahhitlerinden birinin sözleriyle buradan devşirilecek kaynak 500 milyar doları bulacak.”

Yağmur altında kuyruklarda verilen itiraz dilekçelerinin kale alınmadığı belirtilen analizde, “Bu da projenin ihalesinin kısa sürede yapılabileceğinin göstergesi. Erdoğan’a göre inşaat bu yaz başlayacak…

MARMARA DENİZİ VE İSTANBUL ÇÜRÜK YUMURTA GİBİ KOKACAK

Analizde, “Kanal İstanbul projesi Montrö’yü by-pass etmek için ABD’nin desteklediği siyasi bir proje mi, Çin’in Avrupa’ya açılma projesi mi yoksa 500 bin konutluk bir rant projesi mi?” sorusu yöneltildi.

Özgentürk’ün analizinde bilim insanlarının Kanal İstanbul projesine adir işaret ettiği riskler de şöyle özetlendi:

1) Bu proje gerçekleşirse İstanbul’un sonu gelecek.

2) 13 bin 400 hektar orman arazisi yok olacak. 394 bin ağaç kesilecek.

3) Birçok hayvan türünün yaşam alanı zarar görecek.

4) İstanbul’un üçte birinin su ihtiyacını karşılayan kaynaklar yok olacak.

5) Haliç’i temizleyen bilim adamı Prof. Dr. Cemal Saydam’ın dediği gibi İstanbul “çürük yumurta” kokacak.

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ