Tek kişilik hücreler; Beton mezarlar!

HDP eski milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in Kandıra F Tipi Cezaevi’nden çıkışı sırasında söylediği bir ifade arada kaynadı! Şöyle diyordu Önder, “10 ayı tek başıma (tek kişilik hücrede) geçirdiğim için konuşma melekelerim de biraz zayıflamış.


” AKP rejimi konuya ilişkin kesin bir rakam açıklamıyor. Ancak bugün muhalifler için açık cezaevine dönüşen Türkiye’deki 3 binden fazla tutuklu/hükümlü tek kişilik koğuşlarda ve tamamen ‘tecrit’ edilmiş durumda. Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan yüzlerce hakim, savcı, öğretmen yıllardır tek kişilik hücrelerde tutuluyor. Asrın yolsuzluk soruşturması 17/25 Aralık’ta görev alan polisler ve polis müdürleri ise 5 yıldır hayatt“Yaşam şartlarım her geçen gün iyice kötüleşmekte ve ben kötüye doğru gitmekteyim. Yaşam hakkımın elimden alınmamasını, iyileştirilmesi için çoklu koğuşa alınmamı insaniyet namına talep ediyorum.” Bu satırların sahibi sözde ‘f...’ soruşturmaları kapsamında tutuklanan KHK’lı bir öğretmendi. Muzaffer Özcengiz (58) ölümünden sadece 5 gün önce cezaevi yönetimine yazdığı mektupta ‘insaniyet namına’ yardım istiyordu. Ancak cezaevi yönetimi ‘oralı’ bile olmadı. Ve Özcengiz, 27 Nisan 2019’da Çorum Cezaevi’nde tutulduğu tek kişilik hücrede hayatını kaybetti. Son mektubunda, ‘hiçbir gerekçe gösterilmeden’ 14 aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu anlatıyordu.

HAKİM, ÖĞRETMEN, DOKTOR!


Eski Ankara İstihbarat Şube Müdürü Zeki Güven de Sincan’da tutulduğu tek kişilik hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Özcengiz ve Güven, bugüne kadar ‘tek kişilik hücrelerde’ hayatını kaybeden onlarca tutuklu/hükümlüden sadece ikisi… Bugün Türkiye’de sözde ‘F...’ soruşturmaları kapsamında tutuklanan yüzlerce yargı mensubu, emniyet personeli, doktor, öğretmen hatta ev hanımı yıllardır tek kişilik hücrelerde tutuluyor.

PSİKOLOJİ KALICI OLARAK BOZULUYOR

Tek kişilik hücre, en büyük işkence yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Zira uzmanlara göre hücre hapsinde, tek kişilik odalarda ve hayattan tamamen tecrit edilerek tutulan bir kişinin psikolojisinin geri dönüşü olmayacak şekilde bozulması için sadece 15 gün yetiyor. Aylarca yalnız kalan kişi zaman ve mekan algısını yitiriyor. Yalnızlaşıyor, içine kapanıyor. Algı ve duygu bozuklukları yaşıyor. Gerçeklik duygusu kayboluyor.an tamamen izole edilmiş durumda. 17/25 Aralık’ta suç üstü yakalanan AKP rejimi, intikamını insanları canlı canlı beton mezarlara gömerek alıyor!



FİZİKSEL RAHATSIZLIKLAR BAŞLIYOR

İnfaz kanununa göre hücreye koymak bir ceza yöntemi. Ve yine aynı kanuna göre hücre cezasında süre 20 günü geçemez. Zira tecrit uygulaması sadece psikolojik değil kalıcı fiziksel rahatsızlıkları da beraberinde getiriyor. Bilimsel raporlara göre sosyal bir varlık olan ve sürekli dış etkenler tarafından ‘uyarılmak’ istenen insan çevresinde konuşabileceği, zaman geçirebileceği biri olmadığında zihinde bazı bozulmalar meydana geliyor. İletişim kuracak biri olmadığı zaman beyin zamanla körelmeye başlıyor. Uzun süre sessiz bir ortamda kalındığı için kulaklar hassaslaşıyor ve en küçük bir sese bile ‘tahammül’ etmek güçleşiyor.

GÖZLER BOZULUYOR, İNTİHAR RİSKİ 33 KAT ARTIYOR

Günün 23 saatini 8-10 metre karelik hücrede geçirdiğiniz için görebileceğiniz en uzak nokta 5 metre oluyor. Gözler zamanla uzağı görme yetinisini kaybediyor. O nedenle tutuklu ve hükümlüler 1 saat bile olsa ‘havalandırmaya’ çıktıklarında sürekli gökyüzüne bakıyor. Yıllarca tek kişilik hücrede tutulan tutuklu ve hükümlüler güven duygusunu yitiriyor. Bu nedenle diğer insanlarla iletişime geçmekte zorlanıyor. Depresyon, uyku bozuklukları, panik atak gibi çok sayıda rahatsızlık baş gösteriyor. Yine bilimsel raporlara göre intihar riski diğer tutuklulara göre 33 kat artıyor. Sözde ‘f...’ soruşturmaları sebebiyle son 3 yılda onlarca kişi intihar etmişti.

AKP REJİMİ ‘SESSİZLİĞİNİ’ KORUYOR

AKP iktidara geldiğinde 52 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısı bugün 265 bine dayandı. 110 bin olan cezaevlerinin kapasitesi ek ranzalar ve yer yataklarıyla yaklaşık 219 bine çıkarıldı! Kapasite fazlası tutuklu sayısı 46 binden fazla… 2006 yılında bin 785 kişi denetimli serbestlik hükümlerine tabi tutuluyordu. Bugün bu rakam 689 bin! Ancak kaç kişinin tek kişilik koğuşlarda ‘izole’ edildiği bilinmiyor. AKP rejimi bu konuda yöneltilen hiç bir soruya cevap vermiyor. Ancak uzmanlara göre sayı 3 binden fazla. Sadece sözde ‘f...’ soruşturmalarında tutuklananların yüzde 5’inin bile tek kişilik hücrelerde ‘cezalandırıldığını’ düşünürseniz zaten 3 bin rakamına ulaşıyorsunuz!

KEYFİ OLARAK UYGULANIYOR

Yasalara göre tek kişilik hücre uygulaması/cezası yalnızca ağırlaştırılmış müebbet almış, ‘terör örgütü yöneticiliği’ ile yargılanan ya da disiplin cezası alanlara uygulanmalı. Ancak AKP rejimi bu ceza yöntemini bugün Türkiye’deki pek çok cezaevinde keyfi olarak uyguluyor. Haberin girişine konu olan KHK’lı öğretmen Özcengiz örneğinde olduğu gibi. AKP rejimi, hiç bir gerekçe göstermeksizin ve kanunlara da aykırı olarak insanları tecrit ediyor, tek kişilik hücrelerde yaşarken öldürüyor.

İşkence raporlarına AKP engeli

Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 6-17 Mayıs 2019 tarihleri arasında Türkiye’deki cezaevlerinde incelemelerde bulundu. Altı kişilik heyet Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve Şanlıurfa’da polis nezarethanesi ve cezaevlerinde tutulan 100 kişi ile görüştü. Ancak rapor henüz yayınlanmadı zira bunun için AKP rejiminin ‘onay’ vermesi gerekiyor. Heyet Başkanı Mykola Gnatovskyy, raporu tamamladıktan sonra yaptığı açıklamada, son 3 yılda hazırladıkları hiç bir raporu ‘onay’ alamadıkları için yayınlayamadıklarını söylemişti. Gnatovskyy, “2017, 2018 raporları da hala yayınlanamadı, zira Türk hükümetinin onayı alınamadı.” ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu raporlar yayınlanamasa da Türkiye’deki cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri artık ‘çuvala’ sığmayacak hale geldi.


KAYNAK: Tr724  İLKER DOĞAN
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ