Esfender Korkmaz: Daralma devam eder, uzarsa ekonomik çöküşe gideriz

Türkiye, bir yanda bitmek bilmeyen seçim süreçleri ile vakit kaybederken diğer yanda da ekonomideki karanlık tablo giderek derinleşiyor.


İşsizlik tarihi zirvelerde gezerken enflasyonda da beklenen iyileşme gerçekleşmiyor.

Örneğin; sanayi üretiminde en yüksek daralma aralık 2018 de yüzde 9.8 olarak gerçekleşmişti. Ancak 2019 GSYH 'da büyüme oranı yüzde 2.6 olarak tahmin ediliyor. Üretimde düşme de aynı şekilde devam ediyor.


Yeniçağ yazarı Esfender Korkmaz, “Eğer daralma devam eder, uzarsa ekonomik çöküşe gideriz” uyarısı yapıyor.

Korkmaz, “GSYH da küçülme, işsizliğinde artmasına, gelir dağılımının bozulmasına, iflaslara ve siyasi istikrarsızlığa yol açacağı için, sürdürülemez” diyor.

Enflasyon mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18.71 arttı. Böylece son 15 yılın en yüksek yıllık mayıs ayı enflasyonu gerçekleşti.

“Finansal kriz şeklinde ortaya çıkan krizlerin etkisi hemen anlaşıyor. Ekonomide daralmanın etkileri ise zamana yayılıyor” diyen ekonomist, 2019 yılında IMF’nin dünya ortalama büyüme tahminini yüzde 3.7 olarak açıkladığını hatırlatıyor ve “Ancak bizim dışımızda daralan ekonomi sayısı çok az sayıdadır” yorumunu yapıyor.

Ekonomik istikrar sorunu ve getirdiği güven bunalımının, fiyatlarda panik yarattığını kaydeden Korkmaz, TÜİK'in enflasyon hesabı ile ilgili tartışmaların da piyasada fiyat dengelerini daha çok bozduğu görüşünü dile getiriyor.

TÜİK'in açıkladığı mart ayı işsizlik rakamlarına göre işsizlik yüzde 14.1’e kadar yükseldi. Ekonomistler, bunun kronik bir hastalığa dönüştüğü yorumları yapıyor.

Türkiye’de daralma ile birlikte işsizliğin de tırmanacağına dikkat çeken yazar, şunları söylüyor:

“Bu tablo karşısında, hükümetin yapacakları var, iktisatçıların yapacakları var. Geçmiş krizlerde, hükümetler İMF ile görüşerek, çalışma grupları oluşturarak, istikrar programları açıklayarak, sorunu çözmeye çalışırdı. Sivil toplum örgütleri ve medya adeta bir çözüm kampanyası başlatır, paneller düzenlerdi. Bugün herkes pasif kalıyor. Eğer daralma devam eder, uzarsa ekonomik çöküşe gideriz.”

“Çıkış hepimiz için gerekli” diyen yazar,  “Şimdi ‘kriz var mı? yok mu?’ tartışmasını bırakıp Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik konjonktüre göre yeni çıkış yollarını tartışmak gerekir” tavsiyesinde bulunuyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ