2020 bütçesinde neler var? Dipten çıkış için umut ışığı mı yoksa yeni bir karanlık mı?

2020 yılı bütçe tasarısı Meclis'e sunuldu ve 31 Ocak tarihine kadar yasalaşacak.




Merkez yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 95,5 milyar lira, bütçe gelirleri 956.6 milyar lira ve bütçe açığı da 138.9 milyar lira olarak belirlendi. 


Yeniçağ Gazetesi ekonomi yazarı Esfender Korkmaz, yeni bütçenin 'popülizm kurbanı' olduğunu belirtti. Bütçe gelirlerinin 956.6 milyar lira olarak öngörüldüğünü ifade eden Korkmaz, bütçe gelirleri içinde vergi gelirlerinin payı yüzde 82 oranında olduğunu kaydetti. Bütçe açığının bütçe içindeki payının da yüzde 12.7 oranında olduğuna işaret eden Korkmaz, yatırımların bütçe içindeki payının ise sadece yüzde 5.2 olduğuna değindi.

Bütçe çağının normalde ekonominin durgun olduğu dönemlerde talep artışı ve canlanma yaratırken, Türkiye'de yatırım ortamı olmadığı, güven sorunu olduğu ve piyasa düzeni çalışmadığı için bütçe açıklarının canlanma yaratmadığını kaydetti. 

Bu açıdan yeni bütçenin açığının ağır yük anlamına geldiğini vurgulayan Korkmaz, bütçeye yön veren kalemlerle ilgili şu tespitleri sıraladı:

"Bütçe içinde personel harcamaları, mal ve hizmet alımları ve yatırımlar doğrudan katma değer yaratan harcamalardır. Bu ödeneklerin bütçe içindeki payı yüzde 42.3'tür.

Yalnızca toplam yatırımların payı yüzde 5.2'dir. Bugün büyümenin ve işsizliğin dibe vurmasının bir nedeni de kamu yatırımlarının düşük olmasıdır. Gerçekte bu yatırımların payının en az yüzde 20 olması gerekirdi. Kamu altyapı yatırımları, özel yatırımlarını da teşvik eder. Yatırım hacmini artırır.

Bu gün yapıldığı gibi, bütçeden yatırım yapmak yerine yerine gelecek bütçeleri borçlandırarak, kamu özel işbirliği ile yapılan altyapı yatırımları aynı kapıya çıkmaz. Zira  bu yolla yapılan Dünya'nın en pahalı yolları yatırım ve üretim maliyetlerini artırır ve yatırımları caydırır.

Dahası, kamu yatırımları ile cari harcamalar arasında optimal bir denge olmalıdır. Aksi halde, söz gelimi öğretmen olur, okul olmaz veya okul yatırımı olur öğretmen olmaz. Kaynak israfı oluşur.

Transfer harcamaları; devlet eliyle satın alma gücünün özel kesim veya sosyal tabakalar arasında el değiştirmesine neden olur. Bu yolla vergi verenlerden bütçeden yardım alanlara kaynak aktarılmış olur. GSYH'yı dolaylı yoldan etkiler. Faiz giderleri ile transferlerin bütçe içindeki payı yüzde 55'2 dir. Yani 2020 bütçesi iş bütçesi değil bir transfer bütçesidir.

Elbette, her ülkede sosyal amaçlı transferler vardır ve gereklidir de… Zira sosyal transferler gelir dağılımının aşırı bozulmasını ve sosyal sorunları önler. Ne var ki biz de iş popülizm harcamalarına dönüşmüştür. Sosyal güvenlik açıklarının kapanması, tarıma yapılan destekler dışında sosyal harcamaların 69.5 milyar lira olduğu açıklandı. Bu sosyal harcamalar içinde ücretsiz sağlık için 13.4 milyar  lira ve 65 yaş üstü ve engelliler için de 11.6 milyar lira ayrıldı. Bunların yapılması gerekir. Ancak geriye kalan 44.5 milyar lira tamamıyla seçim ve oy odaklı popülist harcamalardır."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ