Öğretmenlerin canına okuyacak düzenleme

Öğretmenlik mesleğini paçavraya çeviren düzenleme inanılması güç maddeler içeriyor.

İsmail S. Gülümser/Aktifhaber
Milli Eğitim Bakanlığının hazırladığı “Öğretmen Strateji Belgesi” yayınladığı andan itibaren eleştirilerin hedefi oldu. İktidar sendikası dâhil tüm sendikalar belgeyi ”öğretmenliği bitirme belgesi” “Öğretmenlere OHAL” “Strateji Belgesi öğretmen düşmanıdır” “öğretmenlikten köleliğe geçiş” “yandaşlara öğretmenlik" vb ifadelerle değerlendirdiler. 
 
Belge amaçlar bölümünde oldukça iddialı ifadelerle öğretmenlerin statüsünü yükseltmeden bahsediyor. Ancak önerilen yöntemlere baktığınızda öğretmenin özerkliğine katkı sunacak ve bireysel motivasyonun yükseltecek teşvik edici hiçbir unsur yer almıyor. Son dönemde OHAL fırsatı bilerek yapılan her düzenlemede olduğu gibi, iktidar öğretmenleri baş edilmesi gereken muhalifler olarak görmüş ve öğretmenlerle mücadele başlatmış. Belge baştan sona iktidarın sopası olarak kullanılacak, öğretmenlere gücünü kabul ettirecek, siyasal içerikli eğitim politikalarına itirazı önleyip boyun eğdirecek art niyetli uygulamalara zemin hazırlıyor.
 
Belgede öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimleri, öğretmenlik mesleğine adayların seçimi ve istihdamı, adaylık uyum eğitimleri, kariyer gelişim ve ödül sistemi, mesleğin statüsü ve geliştirilmesi gibi herkesin kabul edebileceği başlıklar oluşturmaya özen gösterilmiş. Ancak amaçları gerçekleştirmek için önerilen yöntemler önceki uygulamaları bilinen iktidar eline öğretmenlik mesleğine zarar verecek tehlikeli araçlar veriyor.    
 
SADECE YANDAŞLAR ÖĞRETMEN OLABİLECEK
Öğretmenliğe girişte yeni ölçütler: Yüksek nitelikli, iyi yetişmiş ve mesleğe uygun bireylerin öğretmen olarak istihdamını sağlamak amacı kullanılarak mesleğe girişte yazılı sınav yanında, okul başarısı, mülakat gibi alternatif değerlendirme sistemlerinin yer aldığı çok aşamalı değerlendirmelere yer verilmiş.
 
Ancak değerlendirmelerde mülakat sisteminin getirilmiş olması ve mülakat yapacakların aynı görüşten siyasal kadrolardan oluşturulması, bugüne kadar iktidarın mülakatlarda siyasal içerikli sorularla istediğini elemesi düzenlemeyi güvenilir olmaktan çıkarıyor. Belgenin toplumun tüm kesimlerini kucaklamaktan uzak olduğu, iktidara OHAL'den sonra da farklı dünya görüşünden insanları eleme fırsatı vereceği, başarıyı artırma kaygısından çok eğitimi ele geçirme politikalarının bir parçası olarak hazırlandığı yönünde değerlendiriliyor.
 
80 İhtilalı ürünü güvenlik soruşturması iktidardakiler dâhil çok sayıda insanı mağdur etmiş ve yıllar sonra Özal tarafından kaldırılmıştı.  İktidar geçtiğimiz günlerde memuriyet girişte güvenlik soruşturmasına bir de arşiv araştırmasını ekleterek yeniden hortlattı. Siyasi kadrolarca sübjektif değerlendirmelerle yapılacak itiraz imkânı olmayan soruşturmaları iktidarın istemediği birinin geçmesi ve öğretmen olması mümkün görünmüyor. Geçmişte sebepsiz yere hain ilan edildiklerinden şikâyet edenler bugün adeta toplumun geniş kesimlerinden öç alıyor, istediğini hain ilan ederek memuriyet haklarını engellemeye çalışıyor.
 
Öğretmenliğe girişte KPSS, mülakat, çoklu değerlendirme, adaylık sürecinde yeniden eleme, istemediğini Performans sistemiyle eleme, 4 yılda bir sınavla eleme gibi barajlarla bakanlık yandaşlar dışındakiler için öğretmenlik mesleğini sürdürülmesi imkânsız hale getirmeye çalışıyor.

DÜNYA GÖRÜŞÜNE GÖRE YA YÜKSELECEK YA DA ÖĞRETMENLİKTEN ATILACAKLAR
Performans değerlendirme: Belgede öğretmenlerin performanslarının geniş katılımlı değerlendirilmeye tabi tutulacağı görüntüsü oluşturulmuş. Objektif kriterlerin uygulandığı ortamlarda normal karşılanacak kariyerde yükselmede, ödüllendirmede, hatta öğretmenliğin sona erdirilmesinde kullanılacak bu düzenleme tüm değerlendirme birimlerini siyasi kadrolarla dolduran her değerlendirmeye siyasi hedef bulaştıran iktidarın elinde tehlikeli bir araca dönüşmesi muhtemeldir. Çoklu değerlendirme sistemi dedikleri öğretmenlerin geleceğini iktidarın insafına terk eden, öğretmenin üzerinde sürekli idarenin sopası olarak kullanılmaya adaydır. Hangi bilimsel ölçütlerin kullanıldığı bilinmeyen sübjektif değerlendirmeye açık zorunlu performans sistemiyle müdürlerin performansını değerlendiren iktidar geçen yıl siyasi kadroların vereceği puanı yüksek tutma gibi hileli bir yol kullanıp istemediğini elemiş ve sicilini bozarak güvenilir olmadığını ispatlamıştır.

Siyasal kadrolarca atanan okul yöneticilerinin öğretmenleri değerlendirmesiyle okullara OHAL geleceği ve dünya görüşüne göre yapılan gerçeği yansıtmayan değerlendirmelerle bu düzenlemenin iktidar elinde kast sistemine dönüşeceğini ve sadece iktidarın dünya görüşünü benimseyenlerin kariyerde yükseleceği düşünülmektedir. Bugünlerde OHAL ile yandaş olmayan öğretmenleri delilsiz tasfiye ettikleri gibi OHAL den sonra da bu vb engellerle istemedikleri öğretmenlerin tasfiye edileceği endişesi taşınmaktadır. Geçmişte olduğu gibi iktidara yakın sendika mensuplarına torpil ve pozitif ayrımcılık yapılırken, diğerlerinin görevden uzaklaştırılması uygulamalarının OHAL den sonra da devam edeceğinden endişe edilmektedir. 

ÖĞRETMENLER DÖRT YILDA BİR ATILMA KORKUSU YAŞAYACAK
4 yılda bir sınav: Öğretmenlerin mesleki gelişmelerini sürekli kılma amacı arkasına saklanılarak, performans değerlendirme sistemine dört yılda bir sınav eklenmiş. Öğrenciler gibi öğretmenleri 4 yılda bir yeterlilik sınava tabi tutmanın, mesleki gelişime doğrudan katkısı olmayacağı aksine gereksiz angaryayı artıracağı, güvenceden yoksun bırakacağı, sınav barajının siyasal iktidarın elinde tehdit aracına dönüşebileceği, öğretmenleri iktidarın tartışmalı uygulamalarının oyuncağı haline getireceği kuşkusu taşınmaktadır. Öğretmenleri sürekli mesleği sürdürme endişesine itme mesleğin gelişmesine katkı sunmaktan çok meslekten kaçışa yol açacaktır.

YANDAŞ OLMAYAN ÖĞRETMENE GÖÇEBELİK
Rotasyon: Öğretmenlere zorunlu rotasyon uygulaması da iktidarın sopası olarak kullanılmaya aday bir düzenlemedir. 155 proje okulda 8 yılını dolduran bin civarı öğretmene uygulanan ama başarılı olamadığı için geri çekilen zorunlu rotasyonun bir milyona yakın öğretmende yeni travmalara yol açacağı belirtilmektedir. 

Daha önce 4 yılını doldurmuş okul yöneticileri için çıkarılan rotasyon uygulamasında iktidar istediğini göndermiş istediğini bırakarak düzenlemeyi siyasal hedefleri doğrultusunda kullanıp güvenilmez olduğunu ispatlamıştır. Uygulamanın öğretmenlere doğru yayılacağı öğretmenleri cezalandırmada kullanacağı endişesi taşınmaktadır.   

1 MİLYON ÖĞRETMEN ADAYI PLANSIZLIĞIN KURBANI OLACAK
Belge devletin planlamadan uzak dağınık yapısının nasıl tel tel döküldüğünü açıklıyor. Son 15 yılda 30’dan fazla eğitim fakültesi açarak öğretmen yetiştiren okulları plansız şekilde artıran bunun sonucu olarak 2013 te KPSS ye giren 142.000 iken sonrasında her yıl 100.000 civarı artışla 2016 da sayının 455.000 ulaşmasına yol açtığı görülüyor.

Bu rakama eğitim fakültelerinde okuyan 300.000 aşkın öğrenciyi ve öğretmenlik formasyonu alan ilahiyat-fen edebiyat-beşeri bilimler vb fakülte mezunlarını da dâhil ederseniz aday sayısı 1 milyonu geçiyor. İktidar ümitlendirdiği adayların mesleğe girişini engelleyen yeni düzenlemeler getiriyor ve oyun sürerken kural değiştiriyor. Öğretmen yetiştiren ya da öğretmenliğe kaynak teşkil eden okullardan mezun öğretmen olma ümidiyle formasyon almış bir milyon civarındaki adayın umutlarını söndürecek düzenlemelerle, adayların okula girdiğinde olmayan mülakat, güvenlik ve arşiv araştırması gibi yeni kurallarla mezunları ortada bırakıyor. 
 
ELEŞTRİLER
Belge, öğretmenlerin mesleki gelişimi için lisansüstü eğitim özendirilmeli derken, mevcut öğretmenlerin yüksek lisans, doktora eğitimi için yaptıkları yer değişikliği isteklerinin reddedilmesi iyi niyetli olunmadığını gösteriyor. 
 
Belgede öğretmenlerin çalışma şartlarını iyileştirme yönünde hiçbir düzenleme olmaması aksine öğretmenlerin çalışma ortamını daha güvensiz hale getirmesi nimetten çok yeni külfet getirmesi olarak değerlendiriliyor.

MEB’in evrensel standartlar yerine siyasal kadroların etkin olduğu çoklu değerlendirme sistemlerinin Bakanlığı hızla kutuplaştıracağı, siyasal tercihlere göre yükselme ve kariyer belirleme sürecine girileceği söyleniyor.

Öğrenci ihtiyaçları dikkate alınmadan bakanlığın siyasal kadroları tarafından siyasi önceliklere göre belirlenecek öğretmen yeterliliklerinin eğitim sistemi hayatın gerçeklerinden koparacağı ifade ediliyor.     

Okul öğretmenlerinin gelişimi ancak kendilerini güvende hissettiklerinde mümkün olabilir, öğretmen özerkliğini ve çalışma güvenliğini ortadan kaldıran sürekli izleyen düzenlemeler gelişmeyi teşvik etmesi hayaldir deniyor.

Düzenleme performans değerlendirme ve sınav ile yüz binlerce öğretmeni birbiriyle yarıştırmakta yardımlaşmayı ortadan kaldırıp acımasız rekabeti öngörmektedir. Bu Öğretmenleri mesleğini yapmaktan alıkoyacak yarışta başarılı olmak için görevini ihmal etmesine yol açacaktır deniyor.

İktidarın 15 yıldan beri İLO ve UNESCO’nun işe alım, seçme, mesleğe hazırlık, mesleki sorunlar, iş güvencesi, mesleki bağımsızlık gibi evrensel standartlar içeren “öğretmenlik mesleğinin statüsü” konusundaki tavsiye kararını uygulamadığı halde yıllar sonra kendince siyasal etkiye açık yeni standartlar oluşturduğu belirtiliyor.

Belgeyi hazırlayanların öğretmenlerin de ihtiyacının olabileceğini hiç dikkate almadan, öğretmenleri iktidarın politikalarını desteklemeye, yöneticilere boyun eğmeye, yalvarmaya zorladığı ifade ediliyor.

Performans sisteminin, veliye öğrenciye şirin görünmek için öğretmenleri veli ve öğrenciyle tehdit edip motive edeceğini sanan, öğretmenleri idarecilerin ihtirasına, sendikal baskılara, velilerin sonu gelmez isteklerine, öğrencilerin sınıf içi tehditlerine açık hale getirdiği, öğretmeni istemediği şeyi yapmaya zorladığı söyleniyor.

Sözleşmeli öğretmenlerden verim alınamadığı gerekçesiyle sözleşmelileri asil görevli olarak atayan bir iktidarın belgede kendisiyle çeliştiği, sözleşmeli öğretmenlikle güvencisiz öğretmen çalıştırmayı hedeflediği aktarılıyor.

Yüz binlerce öğretmen yetiştiren okul mezunu atama beklerken başka fakültelerden öğretmen almak gibi kayırmacılığa açık ifadeler içerdiği belirtiliyor.

Mülakatlar objektif olamayacağı, yakın zamandaki mülakatlarda adayların kendilerine ideolojik sorular sorulduğunu ve görüşe göre eleme yapıldığı belirtiliyor. 

İktidar sendikası bile belgenin eğitimin sorunları dururken, öğretmenlerin huzurunu bozacak, mesleki gelişmelerini olumsuz etkileyecek, gerçeklikten uzak, uygulanabilirliği bulunmayan, çalışma barışını ve kamuda işbirliğini bozacak, kargaşaya yol açacak zorlama tedbirler içerdiğini duyuruyor.   

Mesleğe girişte hiçbir kamu kurumunda olmayan mülakat sistemini, adaylıkla ilgili barajları, mesleği sürdürürken zorunlu performans sistemi, 4 yılda bir sınav gibi uygulamaları farazi hayaller olarak değerlendiriyor ve insani bulmadıklarını belirtiyor. 

SONUÇ
Zor bir sınavı kazanıp başarıyla iyi bir fakülteye girmiş öğretmen adayları, KPSS de önüne konulan barajı geçecek, mülakat elemelerini aşacak, aralarına hainler karışmış olabilir diye yapılan ne olduğu belli olmayan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasını atlatacak, bir yıl adaylık süresinde ayıklanmadan geçecek, devam edebilirse mesleğin başında ülkenin dezavantajlı bölgelerinde çalışacak,  yanlı okul yöneticileri ve diğerlerinin verdiği performans puanlarında başarılı olacak, dört yıl sonra kadro alacak ve iki yıl daha aynı yerde çalışacak, zorunlu rotasyonun getirdiği travmaları yaşayacak, dört yılda bir sınavda elenmekten kurtulacak, başarısız olduğu gerekçesiyle cezalandırılanların katıldığı amaca hizmet etmeyen, hizmet içi eğitimlere katılacak.  
 
Belgenin temelsiz olduğu, kaos oluşturacağı, sadece göz boyamak için çıkarıldığı, öğretmenleri tüm sorunların kaynağı gibi gösterdiği, her sorunda öğretmeni hedef tahtasına oturttuğu, öğretmeni mülakatla, rotasyonla performansla, sınavla, iş güvencesini kaldırmayla tehdit eden bir anlayışın ürünü olduğu belirtiliyor.  Bakanlığın herkese şirin gelecek amaçlara arkasına saklanıp ortaya koyduğu çözümlerle kendilerinin bu amaçtan saptığını söyleniyor. Normal şartlarda faydalı olabilecek bazı maddeler, yanlışlığı tescillenmiş iktidar elinde öğretmenler için hayatı cehenneme çevirecek nitelikte deniyor. Eylem maddelerinde öğretmenlerin suçlandığı, performans ve sınavla hırpalayarak kuşatma altına alındığı, angaryayla özsaygılarını yitirmelerine ve değersizleşmelerine yol açacağı, öğretmenlere gelecekte bedel ödetmeyi hedeflediği belirtiliyor. 
loading...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ