Ukrayna Başsavcılığı Yusuf İnan’ı Türkiye’ye iade ettiklerini kabul etti

Ukrayna Başsavcılığı, Türk vatandaşı gazeteci ve blogger Yusuf İnan’ı, Ankara’nın isteği üzerine Türkiye’ye iade ettiklerini kabul etti

Interfax haber ajansına göre Başsavcılıktan yapılan açıklamada, “Türk tarafından gelen bir talep üzerine Ukrayna Başsavcılığı bu kişi(Yusuf İnan) için iade kararı vermiştir.” denildi.

MİT operasyonu ile iki Türk vatandaşının Ukrayna’dan kaçırılarak Türkiye’ye getirilmesi Ukrayna kamuoyunda geniş yankı buldu. Yerel ve ulusal basının, “buna nasıl müsaade edildiğini?” sorgulaması üzerine ilk başta konuyla ilgili bilgileri olmadığını söyleyen Ukrayna makamları Yusuf İnan için iade kararı verdiklerini kabul etti ancak çelişkili açıklamalar gelmeye devam etti.


İNAN’IN EŞİ KATERİNA HUKUKSUZLUĞU ANLATTI

Kyivpost gazetesine konuşan Yusuf İnan’ın eşi Katerina İnan, kocasının 2015 yılından bu yana Ukrayna’da evlilik üzerine aldığı oturumla yaşadığını söyledi.

“2015 yılında evlendikten sonra eşim Ukrayna’da oturum aldı. Ukrayna’nın güneyinde Mikolayev şehrinde yaşıyoruz, şehre yakın bir yerde kendi çiftliğimizde küçük baş hayvancılık yetiştiriciliği ile geçimimizi kazanıyoruz, iki çocuğumuz var.”

Yusuf İnan’ın eşi kocasının hukuksuz biçimde iade edildiğini söyledi.

“12 Temmuz günü Ukrayna İstihbarat Teşkilatı’ndan (SBU) 3 görevli geldi, kimliklerini gösterdi ve kocamın memleketi İzmir’de, Türkiye’de arandığını söyledi. Kocam Rusça bilmiyor ve ne istediklerini anlamadı ve beni çağırdı, bir de polisi aradı.”

“Polisle birlikte bir SBU aracı daha geldi. İçinden maskeli 3 SBU görevlisi indi ve kocamı zor kullanarak tutukladılar ve “bir köpek gibi” arabaya attılar.”

“Ertesi gün, Mikolayev mahkemesi kocamın Türkiye’ye iadesine karar verdi. Bu arada eşimi gözaltında nezarette tuttular. Avukatımız mahkeme kararına itiraz ve kocamın iltica başvurusu için gerekli evrakları toplamaya başladı. Avukatımız dosyayı 16 Temmuz’da vermeye hazırlanıyordu, çünkü biliyoruzki Ukrayna kanunlarına göre karara itiraz süresi 5 gün.”

“Ancak 15 Temmuz akşamı Türk basınından kocamın çoktan Türkiye’ye gönderildiğini öğreniyorum.”



Yusuf İnan kendi kurduğu vakıf aracılığı ile Ukrayna’da ihtiyaç sahiplerine yardım dağıtırken


"Savcılık susuyor, SBU susuyor. Hiç biri bize kocamın artık Ukrayna’da olmadığını, gizlice götürüldüğünü söylemiyor.”

Hromadske gazetesine de konuşan Katerina İnan, mahkemeye çıkmadan önce kocasının oturumun iptal edildiğini öğrendiklerini anlatıyor.

“Mikolayev’deki mahkemede kocamın oturumunun iptal edildiği ortaya çıktı. Oturumu iptal olan bir yabancının deport edilmesi gerekir. Ancak bize oturum iptali ile ilgili hiç bir bilgilendirme yapılmadı. Hatta kocam sözde iptal oturum belgesi ile son güne kadar bankadan işlem yaptı.”

“SAVCILIK: EMİR ÜST YERDEN”

“Mahkemede siyasi sığınma talebimizi dile getirdik, ancak ne o dikkate alındı, ne de 5 günlük itiraz süresi. Savcılıkta bize emrin yukarıdan geldiği söylendi. Kimden? Bilinmiyor. Aynı şekilde nasıl götürüldüğünü de bilmiyoruz. Türkiye’de karara itiraz edeceğiz ancak, hiç bir avukat bu işlerle ilgilenmek istemiyor.” dedi.

UKRAYNALI MAKAMLARIN HEPSİ “BİLGİMİZ YOK” DEDİ

Bunun üzerine Ukrayna makamlarına ulaşan Kyivpost gazetesi; “Ukrayna İstihbarat Teşkilatı, Başsavcılık Ofisi, Göç İdaresi ve Sınır Muhafız Birlikleri sözcülerinin İnan’ın ve Odessa’dan kaçırılarak götürülen Salih Zeki Yiğit’in tutuklanması hakkında bilgileri olmadığını paylaştı.”

İnan ve Yiğit’in tutuklanması, sınır dışı edilmesi veya Ukrayna sınırlarından geçmeleri hakkında hiç bir bilgileri olmadığını söyleyen yetkili makamlar basında çıkan yoğun haberler sonrası çark etti.

Gün içinde bilgimiz yok diyen Ukrayna Başsavcılık makamı çarşamba günü akşam vakti “İnan’ı Türkiye’nin isteği üzerine Türkiye’ye iade ettiklerini” kabul etti.

BAŞSAVCILIKTAN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR

17 Temmuz’da Ukrayna Başsavcılık Ofisi Basın Sözcüsü Larisa Sargan, Hromadske gazetesine, “Başsavcılık Ofisine İnan’ın iadesi ile ilgili belgeler geldiğini ancak “bu tür işlemlerin başsavcılığın işi olmadığını” söyledi.

Ancak dünkü açıklamanın üzerine bugün(perşembe) Ukrayna Başsavcılık Ofisi Sözcüsü Andrey Lisenko, “Başsavcılık, iade işlemleri ile ilgili kurum olan Adalet Bakanlığı adına hareket eder. Başsavcılık bu tip taleplerin(iade) muhatabı değildir.” diyerek kafaları karıştıran bir açıklama yaptı.

Sözcü Andrei Lysenko, Bassavcılığın iade işlemleri ile ilgilenmediğini ve Sargan’ın bahsettiği “İnan hakkında iade talebi belgesini hatırlamadığını” söyledi.

“SBU: DUYMADIM, GÖRMEDİM, HABERİM YOK”

Ukrayna İstihbarat Servisi(SBU) ise suskunluğunu hâlâ bozmadı ve İnan’ın gözaltına alınıp iade edildiğini doğrulamadı ve konuyla ilgili Türk-Ukrayna makamlarının işbirliği hakkında bilgileri olmadığını aktardı.

İnan’ın gözaltına alındığı Mikolayev kenti Polis Müdürlüğü basın servisi İnan’ın başkent Kiev’den gelen SBU ekiplerince gözaltına alındığını söyledi. Ukrayna Sınır Muhafız Birliği ise İnan’ın Ukrayna’dan Türkiye’ye götürüldüğüne dair hiç bir bilgileri olmadığını söylüyor.

Oysa Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın 13 Temmuz’da yaptığı basın toplantısında Azerbaycan ve Ukrayna’dan MİT operasyonu ile iki kişinin getirildiğini, operasyonda her iki ülkenin makamları ile işbirliği sürecinin olduğunu belirtmişti. Kalın bunun için ilgili ülke kurumlarına teşekkür etmişti.


MİT operasyonu ile Ukrayna’dan kaçırılan iş adamı Salih Zeki Yiğit


“SALİH ZEKİ YİĞİT BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLEREK KAÇIRILIYOR”

11 Temmuz’da Ukrayna’nın güneyindeki ticaret kenti Odessa’dan gündüz vakti sokak ortasından götürülen Salih Zeki Yiğit’in nasıl kaçırıldığına dair detaylar belli olmaya başladı.

Kyivpost gazetesine konuşan Türk gazeteci Yunus Erdoğdu, “Yiğit’in gündüz vakti Odessa’nın en işlek caddelerinden birinden MİT tarafından kaçırıldığını, kafasına çuval geçirildiğini, Herson şehrine götürüldüğünü, bir gece orada tutulup ertesi gün Herson Havalimanı’ndan özel bir jetle Türkiye’ye götürüldüğünü” söyledi.

Gazeteci Yunus Erdoğdu kendisini de güvende hissetmediğini belirtti.














Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ