Trump neden Türkiye'yi affedip duruyor?

Amerikan siyaset çevrelerince yakından takip edilen Politico adlı internet sitesinde Türkiye ile ilgili ilginç bir makale yayınlandı.


 İngilizce Türkiye ile karşılığı aynı olan hindi kelimesi üzerinden ABD’nin Türkiye politikasını eleştiren Türkiye uzmanı Steven Cook,  ABD Başkanı Donald Trump’ın Şükran Günü öncesi geleneksel olarak iki hindiyi affederek çocukları ve aileleri sevindirdiğini, ancak Türkiye’yi affederek ABD çıkarlarına büyük bir zarar verdiğini belirtiyor. 

‘Trump döneminde Washington'ın sert ve aksi olduğu bir dönemde dahi Beyaz Saray'da her yıl yapılan hindi affetme töreni heyecanlandırıcı bir gelenek olmayı sürdürüyor. Her yıl Şükran Günü'nden birkaç gün önce Başkan, Gül Bahçesi'nde Ekmek ve Tereyağı isimli iki hindiyi affederek, kesmekten kurtardı ve töreni izleyen aileleri ve çocukları sevince boğdu.‘ diyen Cook,  benzer bir durumun Türkiye için söz konusu olmadığını ise şu ifadelerle dile getiriyor:


‘Bir dönem Trump Amerikan diplomatik teamüllerini de zorlayarak Türkiye'ye önemli bir ekonomik ve diplomatik baskı uyguladı. Bunun sonucu olarak da uydurma suçlamalarla hapsedien Rahip Andrew Brunson'ın serbest bırakmasını sağladı. Ancak geçtiğimiz yıl boyunca Türkiye’yi cezalandırma tehditleri savurup geri adım attı. Bu da küresel sonuçlar doğuracak şekilde Erdoğan’ı cesaretlendirdi.‘
Trump‘ın Erdoğan’a olan saygısını, pek çok ciddi sorunun gölgesinde 13 Kasım’da Oval Ofis’te yaptığı görüşmede gösterdiğini vurgulayan Cook, iki ülke arasında yaşanan belli başlı sorunları ise şu şekilde sıralıyor:

Sorunların birincisi yaz aylarında alınan ve NATO’ya ait savaş uçaklarını düşürmek üzere tasarlanan Rus yapımı S-400 füzelerinin alınmasıydı. 

İkincisi, binlerce insanın yerlerinden olması ve yüzlerce insanın öldürülmesi ile sonuçlanan Suriye işgali. 

Üçüncüsü Halkbank davası. 

‘Erdoğan’ın yıl boyunca gazeteciler, sivil toplum örgütleri, Kürt politikacılar, akademisyenler, Suriye işgalini eleştirenler veya kendisini muhalif olarak tanımlayanlara yönelik gerçekleştirilen baskı ve tutuklamaları söylemeye gerek dahi yok.’ diyen Cook, teoride Türkiye’de otoriterleşmenin derinleşmesine ABD’nin karşı çıkması gerektiğini aktarıyor. 

Cook, Trump’ın ortak basın toplantısında Türkiye’nin büyük bir NATO üyesi ülke ve stratejik bir ortak olduğunu söylediğini, El Kaide bağlantılı bazı gruplarla birlikte olmasına rağmen Trump’ın, ‘Terörle devam eden mücadelede işbirliğinden dolayı Erdoğan ve Türk halkına teşekkür borçluyuz.’ şeklinde bir ifade kullandığının da altını çizen Cook, ‘Trump’ın Türkiye ilgili çizdiği pembe tablo, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya üye olarak alındığı yıllardan sonra dile getirilen masallara dayanıyor.’ diyor.

‘Türkiye’nin durumu tıpkı Amerikan değerlerinin bir simgesi olarak görülen ancak gerçekte insanların etrafında saldırgan ve kötü davranan hindilere benziyor.’ şeklinde ilginç bir benzetme yapan Cook Türkiye’nin gerçekte ne Amerikan değerlerini ne de çıkarlarını paylaştığını, tam tersine Washington’ın aleyhine kendi dış politikasını yürüttüğünü ifade ediyor. 

Türkiye’nin Kasım ayı ortalarında Trump’ın gösterdiği alicenaplığı dahi önemsemediğini yazan Cook, ‘Ortak basın toplantısında Trump, Kongre’nin muhtemel yaptırımlarına karşı bir yol bulmaya çalıştıklarını söyledi. Ancak Beyaz Saray ziyaretinden birkaç gün sonra Türk medyası Erdoğan’ın Trump’a S-400 programından vazgeçmeyeceğini söylediğini yazdı. Türk yetkililer, F-35 programından çıkarılmaları durumunda ihtiyaçlarını gidermek için başka yerlere bakabileceklerini söyleyerek Rus SU-57 savaş uçaklarını işaret ettiler. ‘ diyor. 

Cook, Erdoğan’ın Oval Ofis ziyareti sırasında, Türkiye’nin 9 Ekim’de Suriye’ye yönelik başlattığı operasyonla aynı tarihte Trump tarafından kendisine gönderilen ve ‘Aptal olma’ sözleriyle meşhur mektubu da Trump’a iade ettiğini belirtiyor. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ