CIA ile BND’nin kurduğu şirket Türkiye dahil 130 ülkeye kripto cihaz sattı, hükümetleri dinledi

CIA ile Almanya dış istihbarat servisi BND’nin kripto cihazlarla 130’dan fazla ülkeyi yıllarca izlediği ortaya çıktı.


İki istihbarat örgütünün bu olay için gizli sahibi olduğu ve kripto cihazlar satan İsviçre merkezli Crypto şirketini paravan olarak kullandığı belirtildi. Dinlenen ülkeler arasında Türkiye’de bulunurken kripto cihazların halen 12’den fazla ülkede kullanıldığı aktarılıyor.

ABD merkezli The Washington Post gazetesi, Almanya’nın kamusal yayın kuruluşu ZDF ve İsviçre’nin kamusal radyo televizyonu SRF’nin ortak araştırma haberiyle 130’dan fazla ülkede hükümetlerin şifreli haberleşmelerinin yıllarca izlendiği belirlendi. Haberlerde 1970-1993 yılları arasındaki operasyonlar anlatıldı.


BND ve CIA’in çalışanları tarafından hazırlanan belgelere dayandırılan haber, üç medya kuruluşunun #Cryptoleaks (Crypto sızıntıları) etiketi altında yayımladı. Haber için 280 sayfa belgenin incelendiği aktarıldı.



NATO müttefikleri dahil 130’dan fazla ülke

CIA ile BND ajanları  bu süreçte Crypto AG’nin şifreleme makineleri sattığı istihbarat servislerinin iletişimlerini takip ediyordu, böylece onların tüm sırlarına vakıf oluyordu.

Listedeki ülkeler arasında Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Umman, Katar, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Libya, Mısır, Cezayir, Fas, Tunus, Etiyopya, Nijerya, Güney Afrika, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Birmanya (Myanmar), Filipinler, Malezya, Tayland, Japonya, Güney Kore, Endonezya, Arjantin, Şili, Brezilya, Kolombiya, Meksika, Peru, Uruguay ve Venezuela bulunuyor.



Türkiye de dinlenen ülkeler arasında

Belgelere göre aralarında Avrupa ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda ülkenin diplomatik ve askeri haberleşmesinin kapsamlı olarak izlendiği tahmin ediliyor. Belgelerde İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan ve Türkiye gibi NATO müttefiklerinin de olması dikkati çekiyor.

Ortaya çıkarılan dinleme operasyonuna CIA’in Minerva, BND’nin de Rubikon adını verdiği belirtiliyor ve belgelerde bu operasyonun İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde en başarılı istihbarat faaliyeti olarak değerlendiriliyor.

Belgelere göre manipüle edilmiş cihazların en büyük alıcısı Suudi Arabistan ve İran. Alman ve Amerikan gizli servislerinin Tahran’daki 1979 tarihli ABD Büyükelçiliği baskının olduğu dönemde dahil, İran hükümetinin gizli görüşmelerini on yıllar boyunca dinlediği aktarılıyor.



Elde edilen belgelere göre iki gizli servisin önceden haberdar olduğu olaylar arasında Şili Devlet Başkanı Salvador Allen’nin 1973 yılında devrilmesi de var. Ayrıca bu iki istihbarat servisinin Arjantin’deki askeri cuntanın ağır insan hakları ihlalleri konusunda da haberdar olduğu öğrenildi.

Dünyada 120’den fazla ülkenin güvenli haberleşme için bu şirketin tekniklerini kullandığı kaydedilen haberde, Die Cyrpto International Group adlı bir şirketin 2018 yılında Cyrpto AG’nin isim haklarını aldığına işaret edildi ve bunun endişe verici olduğu değerlendirmesi yapıldı. Ancak konuyla ilgili görüşü alınan şirketin ise BND, CIA ve Crypto AG ile bir bağlarının olmadığını söylediği de aktarıldı.

“Yüzyılın istihbarat darbesi”

Bir CIA raporunun paylaşıldığı haberde, operasyona ilişkin şu ifadeler kullanılıyor:

“Yüzyılın istihbarat darbesi… Yabancı hükümetler en gizli iletişimlerinin en az iki (ve muhtemelen beş-altı kadar) yabancı ülke tarafından okunması gibi bir imtiyaz için ABD ile Batı Almanya’ya iyi para ödedi.”

CIA’in ‘Minerva’, BND’nin ‘Rubicon’ kod adını verdiği ve on yıllarca sürdürdüğü bu operasyonun Soğuk Savaş’ın en sıkı saklanan sırlarından biri olduğu belirtildi. Bu operasyondan İsviçre istihbarat servisleri de haberdardı.

Hâlâ 12’den fazla ülkede kullanılıyor

BND’nin talebiyle Alman sanayi devi Siemens’in Crypto AG ile işbirliği yaptığı, BND’nin 1990’ların başında ifşa olma korkusuyla operasyondan çıktığı, CIA’in ise şirketin hisselerini ancak 2018’de sattığı aktarıldı. Ama Crypto AG ürünlerinin hâlâ 12’den fazla ülkede kullanıldığı kaydedildi.

Haberde ABD ve Batı Alman istihbarat servislerinin on binlerce kişinin katledilmesini bilmelerine rağmen seslerini çıkarmadıklarının altı çizildi.

“Rubicon kesinlikle dünyanın daha güvenli olmasını sağladı”

ZDF’nin görüş aldığı Helmut Kohl’un başbakanlığı döneminin Alman gizli servisleri koordinatörü Bernd Schmidbauer, “Rubicon kesinlikle dünyanın bir nebze daha güvenli olmasını sağladı” savunmasını yaptı.

ZDF’nin bu yorumla ilgili görüşünü aldığı İngiliz Warwick Üniversitesi’nin Uluslararası Güvenlik dalı profesörü Richard J. Aldrich, “Orası çok tartışılır, ama muhtemelen tarihin en önemli istihbarat operasyonuydu, gelmiş geçmiş en cüretkar ve skandal operasyonlardan biri” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ