'Tayiban devletine doğru gidiliyor'

Ayasofya Müzesi'nin camiye dönüştürülmesinin yankıları sürüyor.


Bir yanda hilafet tartışmaları başlarken öte yanda Bilal Erdoğan'ın Latin alfabesine geçişe eleştirel göndermede bulunduğu, "Yunanistan, Çin niye alfabesini değiştirmemiş? Demek ki gelişmenin alfabeyle alakası yokmuş" sözleri, "AKP ve Tayyip Erdoğan halifeliğe geçişe mi hazırlanıyor" sorusunu da gündeme getirdi.

Bu tartışmaları değerlendirdiği 27 Temmuz tarihli, "Türkiye Tayiban devletine doğru gidiyor..." başlıklı Artı Gerçek'teki yazısında, Ahmet Nesin, "İmam, vaiz yada müezzin olamayacak kızlar neden İmam Hatip Liseleri'ne öğrenci olarak alındı, hiç düşündünüz mü" sorusunu yöneltti. 


Nesin sorularına şu satırlarla devam etti:

"Hiç bu ülkede neden ve ne zaman türban kavgası başladı diye düşündünüz mü, çoğumuzun düşündüğünü sanmıyorum. Sizi nasıl alıştırdılar bugüne, hiç anımsıyor musunuz? 12 Eylül darbesi olduğunda Kenan Evren neden her konuşmasına elinde Kur'an-ı Kerim ile çıkıp, her seferinde bir ayet okudu, başkasına değil, kendi kendinize sordunuz mu, en hakiki ve öz Kemalist Kenan Evren bunu neden yaptı?

Bir şeyler hazırlanıyordu, 1976 yılında bir veli kızını İmam Hatip Lisesi'ne yazdırmak istedi, kabul edilmeyince hukuki mücadele başladı ve Danıştay kararıyla kız öğrenciler de hak kazandı. Danıştay'ın 1976 kararından 2020 yılı Ayasofya kararına bakığımızda bu 44 yıl neler yaşadık, hiç düşündünüz mi acaba?

İmam, vaiz yada müezzin olamayacak kızlar neden İmam Hatip Liseleri'ne öğrenci olarak alındı, hiç düşündünüz mü, yüzlerce ve binlerce kız neden kendi iradeleri dışında örtünmek zorunda kaldılar, bunu düşündünüz mü? 2 önemli faktör vardı, kızların çalışması bir şekilde engelleniyordu, hem de kendilerince lise mezunu sayacaklardı kendilerini. Bu kimseyi etkilemedi, çünkü kadın erkek eşitliğini Atatürk'ün okuma yazması olmayan kadınlara verdiği oy hakkı olarak gördüğümüzden kızların okuması çok da önemsenmemiştir. İkinci faktör de bu kızların sayısı artıyordu, binlerce türbanlı kız üniversiteye giremiyordu, o kızların gereksiz yere İmam Hatip'e kabul edilmesi bir taktikti ve her şey planlandığı gibi gidiyordu."

Türkiye'nin 'faşizm'den kurtulması gerektiğini belirten Nesin, buna karşın seçime girecek partilerin de iktidar tarafından belirlenmeye çalışıldığına dikkat çekti. 

Bugünkü duruma adım adım gelindiğini ifade eden Nesin, şu ifadeleri kullandı:

"Bugünlere hep basamak basamak geldik ve bir sürü olay yaşadık ama farkına varamadık gerçeğin ne olduğunu. Mersin'de bir okul müdürü kız ve erkek öğrencilerin aralarında 38 santim mesafe olması gerektiğini açıkladığında bu işin nereye varacağını anlayamadık. Yapılanların hepsini saymayacağım, çoğunu yaşadık ve sessiz kaldık ama tecavüze uğrayan bebelerin sayısı bir okulu tamamıyla dolduracak sayıyı bile geçmiştir herhalde. 

Ve onlar yönetiyor bugün bu ülkeyi, hatta Bilal Erdoğan önemli bir açıklama yapmış ve “Yunanistan, Çin niye alfabesini değiştirmemiş? Demek ki gelişmenin alfabeyle alakası yokmuş” demiş. Aman Bilal Erdoğan, bir de kendi başına iç açma, baban o milyon dolarları üfürtmeni bir de Osmanlıca söylemeye çalışsaydı sen hala “Kime ne vereyim ve ne zıman bıbıcım” demeye çalışıyor olacaktın, bence sus en iyisi.

Ve ben inanıyorum ki, Tayiban sistemi geldiğinde de 'Ama adamın adı o, ne var bunda' diyeceksiniz ve sonraki adımı bekleyeceksiniz ama artık sizin için atacak adım kalmayacak."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ