Süleyman Özışık’ın kaset komplosu yalanları yüzünden cezaevinde ölen polisler

Süleyman Özışık’ın yalanları sonrası 171 kişi hakkında dava açıldı.

Tutuklu yargılanan kişilerden KHK’lı polis Abdulvahit Tunçay cezaevinde kansere yakalandıktan sonra yaşamını yitirdi, Zeki Güven ise Sincan’da kaldığı hücrede kalp krizi geçirerek yaşama veda etti.

Deniz Baykal’a kaset komplosu kurdukları iddiasıyla Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan 171 polis arasında geçen yıl cezaevinde kansere yakalandıktan sonra ölen KHK’lı polis Abdulvahit Tunçay ve Sincan’da kaldığı hücrede kalp krizi geçirerek ölen Zeki Güven de vardı.


HAPİSTE OLAN POLİSLER BERAAT ETMELİ

Gazeteci Cevheri Güven, dün akşam Youtube kanalında yayınladığı son videosunda Süleyman Özışık’ın kasetle ilgili iddiaları nedeniyle kendisine ve 171 polise açılan dava açıldığını, ancak bu davanın düşmesi ve hala hapiste olan polisler de beraat etmesi gerektiğini söyledi.

Süleyman Özışık’ın iddialarını mahkeme belgeleriyle çürüten Cevheri Güven, “Süleyman Özışık iddiaları ortaya attıktan 6 yıl sonra, Sedat Peker’in sayesinde geçtiğimiz aralık ayında mahkemeye geldi ve tüm iddiaları paçavra oldu. Şimdi bu davanın düşmesi lazım, tutuklu polislerin hepsinin serbest bırakılması, beraat etmesi lazım.” dedi.

Davanın ilerlemesi gereken yönü de işaret eden Güven, “Hayati Yazıcı ve Milli İstihbarat Teşkilatı yönü. Ama bu yöne doğru da ilerlemeyecek. Bu kaset hep arşivde vardı. Fakat bu kasetin ortaya çıkartılmasının zamanlaması Hakan Fidan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı’nın başına enjekte edildiği döneme denk geldi.” ifadelerini kullandı.

Cevheri Güven, Özışık’ın yalan iddialarını köşesine taşıyan T24 yazarı Ümit Kıvanç’ın da kendisine özür borçlu olduğu söyledi. Olay iki taraflı sorgulanmadan haber yapan T24 sitesini de eleştiren Güven, “Bir insanın haysiyetini doğrarken yandaş medyayı baz alamazsınız. Böyle bir gazetecilik olmaz.” uyarısında bulundu.

KASET KOMPLOSU DİYE TUTUKLANDI, DELİL YETERSİZLİĞİNDEN TAHLİYE EDİLDİ

Süleyman Özışık’ın doğru olmadığı ortaya çıkan iddiaları nedeniyle tutuklanan ve cezaevinde ölen Abdulvahit Tunçay ve Zeki Güven kimdir? Ne zaman tutuklandılar, başlarına ne geldi?


Abdulvahit Tunçay

Ankara İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Abdulvahit Tunçay, 15 Temmuz’dan iki ay sonra tutuklanıp Ankara Sincan Cezaevine, oradan da Kırıkkale Keskin Cezaevine gönderildi. Hiç mahkeme yapılmadan iki yıl hapis yatan Tunçay’ın, Deniz Baykal’a kurulan kaset komplosunda ve usulsüz dinlemelere ilişkin davada görevli olan polislerden biri olduğu iddia ediliyordu. Ayrıca Bylock kullandığı iddiasıyla terör örgütü üyesi ilan edilmişti.

“EŞİM KÖTÜ MUAMELE GÖRDÜ”

Bold Medya’ya konuşan Abdulvahit Tunçay’ın eşi Songül Tunçay, “Eşim iki yıl hapis yattıktan sonra görülen ikinci duruşmada hakkında suç olabilecek herhangi bir delil olmadığı için delil yetersizliğinden tahliye edildi. Oysa itirafçı Yiğit Uyar, ‘Beraber gittik, kameraları yerleştirdik’ diye ifade veriyor. Eşim kendisi de kaset olayıyla bir ilgisi olmadığını söylemişti. Öldüğünde dava devam ediyordu. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan usulsüz dinlemelere ilişkin davadan ise 25 yıl ceza verildi. Bir belgede imzası olduğu iddiasıyla verdiler bu cezayı ancak dosya İstinaf’taydı. Kesinleşmiş bir ceza değildi. Bir de Bylock kullandığı iddiasıyla terör örgütü üyesi olmakla yargıladılar ancak hiç kullanmamış, ispat edemediler. Eşim tutukluydu, hükümlü değil. Tutuklu olduğu halde kötü muamele gördü” ifadelerini kullandı.

Adli kontrol şartıyla tahliye edildikten sonra bir süre ailesinin yanında kalan Abdulvahit Tunçay, adil yargılanmayacağını görünce Ekim 2020’de Türkiye’den ayrılmaya karar verdi. Ancak yakalanıp Tekirdağ 1 Nolu Cezaevine gönderildi.

Cezaevinde pankreas kanserine yakalanan ve 4. evreye gelene kadar tahliye edilmeyen Abdulvahit Tunçay, Mart 2021’de eşini aramış ve “Çabuk avukatla beraber gelin, beni kurtarın, ben burada ölüyorum, hastayım.” demişti.

18, 16 ve 8 yaşında 3 kız babası olan Tunçay, tahliye edildikten 15 gün sonra 1 Mayıs 2021’de hayatını kaybetti. Doktora gitmek için 25-30 dilekçe veren Tunçay cezaevinden çıktığında tanınamayacak haldeydi.


Abdulvahit Tunçay

ZEKİ GÜVEN: HAKKIMDAKİ YALANLARI TEKZİP ETMEKTEN BIKTIM

Ankara İstihbarat eski Şube Müdürü Zeki Güven ve hakim olan eşi Sevda Güven 22 Mayıs 2018’de Ankara’da gözaltına alındığında Show TV başta olmak üzere bütün televizyon kanalları ve AKP medyası “Kasetçi yakalandı” diye haber yaptı.

Oysa Sevda Güven’in verdiği bilgiye göre Deniz Baykal’a kurulan kaset komplosu davasında Zeki Güven’e ilişkin suç isnadı ve iddia bulunmuyor. Güven, çok sanıklı birden fazla usulsüz dinleme iddiası dosyası tek dosya altında birleştirildiğinden, bu torba davanın sanıklarıyla birlikte aynı dosyada yargılandı. Kaset olayında Güven’in ismi hiçbir yerde geçmemesine rağmen AKP medyası tarafından ‘kasetçi’ diye hedef gösterildi.

Tutuklandıktan sonra Sincan Cezaevine gönderilen Zeki Güven’in eşine yazdığı ve Bold Medya’nın yayınladığı son mektubunda “Beni o gece önce (22 Mayıs) Çarşı Karakolu nezaretine koyacaklardı. Sonra fikir değiştirmişler. TEM’in nezaretini açtılar. İftar sonrası nezarete koydular. Teravih kılıp yatmıştım ki görevli gelip uyandırdı. TEM’e çıktık. TEM Müdürü gelmiş. Onunla mülakat yaptık. Elinde hakkımda çıkmış yalan haberlerden oluşan bir koçan. Güldüm. ‘Ya ben bunları tekzip etmekten bıktım, artık yetişemiyorum da’ dedim. Senin de bildiğin abuk sabuk yalan haberler. Güzelce izah ettim. 22 yıl bu devletin terör ve istihbarat biriminde çalışmışım. İnsanları işte böyle karalıyorlar.” demişti.

Zeki Güven, 40 gün kaldığı Sincan’da hücrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ancak ailesinin iddiasına göre Güven, cezaevindeyken sorgulanmak üzere hapisten çıkarıldı, emniyete götürüldü ve işkence gördü. Çünkü Güven tutuklandığında eski emniyet müdürü Hanefi Avcı “Çok kritik adamdır, umarım iyi sorgulanır. Konuşursa birçok şeyi aydınlatır.” demişti.


Zeki Güven

Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ