Hukukçu Kerem Altıparmak: Şahin Alpay'ın kararında organize işler var

İnsan Hakları Hukukçusu Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Gazeteci Şahin Alpay'ın tahliyesine ilişkin önemli detaylara dikkat çekti.
İnsan Hakları Hukukçusu Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Gazeteci Şahin Alpay'ın tahliyesinde 'Organize işler var' tweetiyle yaşanan gelişmeleri teker teker yazdı. 


Şahin Alpay kararında organize işler: 


1. AİHM'deki dosyadan Işıl Karakaş çekilince Ergin Ergül ad-hoc yargıç olarak atandı.

 2. Ergül karşıoyunu yazmayınca AİHM kararı şubat sonunda yayımlanamadı 20 Marta kaldı. 

3. AYM 1.2.2018de yapılan başvuru hemen Adalet Bakanlığına gönderildi
 
4. Adalet Bakanlığı vakit kaybetmemek için görüş bildirmeyeceğini söyledi. 5. 13.3.2018'de AYM 1. Bölüm konuyu Genel Kurula aktardı. 5. Genel Kurul 2 gün içinde 18 sayfalık karar yazdı. 6. Önceki AYM kararını tanımayan İst. 13. Ağır Ceza 1 saat içinde hemen toplanıp karara uydu.
 
7. 13 Ağır Ceza Tahliye kararı verdi ama ev hapsiyle beraber.

8. Tabii süreç kendince uyanıklık üzerine inşa edilmişti ama atlanan bir husus var. Buzadji/Moldova kararında AİHM ev hapsini, tutukluluktan farklı görmüyor. 9. 3 gün kaldı bir itirazla onu da kaldırırlar artık!
 
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN ALPAY KARARINA İLİŞKİN BİR ANALİZ

AYMnin Sahin Alpay hakkındaki yeni kararında ve tahliyede, Jagland-AİHM-Hükümet-AYM isbirliginden şüphelenmeye yetecek onemli göstergeler var.

AYM'nin, Ocak ayinda yerine getirilmeyen karari sonrasindaki ikinci bireysel başvurunun (tedbir talebi degil!) bu kadar kısa zamanda sonuçlandirilmasi ve gerekcenin hemen yazilmasi, üstelik web sitesine koyulmasi ve ilk derece mahkemesine gonderilmesi zaten yeterince ilginçti.

Ama daha da ilginç olanı, ilk kararın verildigi gün (11 Ocak 2018) üçerli beşerli açıklama yarışına giren bakanlardan ve ilk derece mahkemelerinden hiç ses çıkmadı. bugün. Hatta tahliye sonrasında bile hükümetten herhangi bir yorum yapılmadı.

YAŞANAN BAZI GELİŞMELER
1) Jagland'ın Şubat ortasindaki ziyareti.. 
2) Yine Jagland'in 2 gün once yaptigi "AYM kararlari uygulanmazsa AİHMin birkaç gün içinde açiklayacağı kararda AYMnin etkin iç hukuk mekanizmasi niteligini yitirdigi karari cikabilir" açıklaması.. 
3) AYMnin supersonic hızı ve AY 153 ve 6216 sy 50. maddelerine dair ayrintili açıklamasI..
4) Birkac saat içinde (gece yarsından önce) tahliye.. 
5) Hükümetin sessizliği..

GELİŞMELERİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
Şahin Alpay bu kararın mahkemeye ulaşmasından sonra serbest bırakılması, Jagland'in birkaç gün önce bahsettiği "AYM'nin etkin iç hukuk mekanizmasi sayılmaması" tehlikesini bertaraf etmeye yönelik görünüyor. Zira AİHM'in birkaç gün sonra (20 Martta) açıklanmasi beklenen kararı öncesi ne hikmetse AYM apar topar bu gerekçeli karari açıkladi.

AYM'nin Erdoğan'a bu heves ve hızla meydan okuması ihtimal dışı. Tam aksi, yani AYM'nin bu kararı hükümetin talimatı ya da onayıyla bu şekilde ve bu zamanlamayla vermiş olması ise kuvvetle muhtemel. Hükümetin sessizliği de bu danışıklı dövüşün (Jagland-AİHM, Hükümet-AYM) göstergesi  olarak görülebilir.

AİHM, 20 Martta açıklanacak karar metninde şöyle birşey yapmiş olabilir: pazarlik yapilmis ve biraklima sozu alinmistir, AİHM de iki taslak karar hazirda tutuyordur, Şahin Alpay'in serbest birakilmasi ya da birakilmamasina bağli olarak, AYMnin etkisizligine dair olan pragrafi cikarir ya da alternatif paragrafli metni aciklarlar.

11 Ocak tarihli ilk kararin geregini şimdi yerine getirmektense bu şekilde yeni bir AYM kararina şoyle ihtiyac duyulmuş olabilir: 1) İlk karardan sonra AYMnin reddettigi bir tedbir talebi var ki hukuken durum farkli olmasina ragmen AYM ilk kararini degistirdi imaji verildi 2)Bu yeni kararda AY153. madde ve 6216 sk 50. maddesi ayrintili sekilde aciklanarak ilk derece mahkemesin
in ve bir yerde hukumetin argumanlarina cevap verilmis 3) ilk derece mahkemesi, bu izahattan ve manevra alani birakmamadan sonra şunu diyebilirler: "Haa... o zaman iş degisir, vs" ve Şahin Alpay'i tahliye eder 4) Böylece hukümet de tükürdüğünü yalamış olmaz, saygi duymasa da "yargi bağımsızliğı" der, 5) tahliye manevrasıyla AİHM, hazirladigi karardan "effective remedy" paragrafini çikarir 6) boylece AYMnin by-pass  edilmesi ve surecin 1-2 sene daha kisalmasi onlenmis olur.

@KeremALTIPARMAK 'in tahliye sonrasi attigi tweet de bu tezi doğrular nitelikte: "Kimse kusura bakmasın ama ben AYM’nin Alpay kararının bile uzun erimli oyalama taktiğinin bir parçası olduğunu düşünüyorum. AİHM kararı verilmeden boşa düşmüş oldu. Hükümet bir sonraki karara kadar (kim bilir ne zaman) vakit kazanmış oldu."

Bu şekilde hükumet, AYM araciligiyla bu insanlari birakip Türkiyede hukuk geri donuyor izlenimi verip zaman kazanma manevrasi yapmiş oldu. Avrupa ve AB ise,  baski yaptik ise yaradi diye ipi gevsetme, 26 Mart Varna toplantisinda ve Nisan ayindaki ilerleme raporunda içi boş ama hükumetin ic kamuoyunda puan toplamasina çanak tutacak açıklamalar yapabilir. Neticede havuç politikasina devam edecekler ama Türkiye iç kamuoyunda kullanma açısından hükümetin istediğii de bu zaten. Sen beni idare et, ben de seni.

Bu tahliye sonrasi AB'nin Nisan ayinda açiklayacağı İLERLEME RAPORU'nda şöyle bir cümlenin yer almasi ihtimali de yüksek: "AYM'nin bazi kararlari ve varligi, herşeye rağmen Türkiye'de demokratik kurumlarin işlediginin göstergesi oldu."

Bu arada Alpay tahliye oldu ama Altan hakkinda ilk derece karari alindigi icin onun durumu ayri. Şu da bir ihtimal: AİHM eger kararda bir paragraflik degisiklik yapip 20 Martta aciklanacak kararinda bu tahliyeyi dikkate alamazsa tutuklama icin AYM etkisiz yol der, ya da tamamen etkisiz yol der. Bir sonraki davada hukumet, bugunku  AYM kararina istinaden, yerel mahkeme ilk karari anlayamamis, simdi durum duzeltildi der, AIHM hemen AYM'ye basvurulmamis bir dosyayi ele alip, AYM'nin halen etkin ic hukuk yolu olduguna dair karar alabilir. 



Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ