Aktifhaber
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM
No Result
View All Result
Aktifhaber
No Result
View All Result

Ergenekon’da ‘sahte delil’ var mıydı?

by aktifhabercom
July 22, 2020
Ergenekon’da ‘sahte delil’ var mıydı?
5k
VIEWS
Share on FacebookShare on Twitter

“Böyle bir hatırlatmayı yapmak bile abesle iştigal ama algıların olguların önüne geçtiği bir sürecin içinde olunca bazen hatırlatma yapmak gerekiyor.”

Tr724 yazarlarından Adem Yavuz Arslan’ın haberine göre Mesleğe polis adliye muhabirliğinden başlamış, bugüne kadar sayısız dava izlemiş, binlerce sayfa iddianame, savunma ve mütalaa okumuş birisi olarak diyebilirim ki New York’ta görülen Hakan Atilla davasını izlemek benim için mesleki açıdan benzersiz bir deneyimdi.

17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının Türkiye ayağını zaten yakinen biliyordum.


Hatta iddianamede benim bazı telefon görüşmelerim de delil olarak yer alıyordu.

Skandalın ‘esas oğlanı’ Reza Zarrab’ın Mimai’de tutuklanmasından itibaren de gelişmeleri yakından takip etmiştim.

Sonrasında ise 1 ay boyunca, sabahtan akşama kadar mahkeme salonunda duruşma izledim.

ABD hukuk sistemini, mahkemelerin işleyişini yakından görmüş oldum.

Duruşmaları izlerken ‘imkan olsa ve bu duruşmalar Türkiye’de herkese izletilse” diye düşünüyordum.

Bugün bu konuya tekrar dönmemim iki nedeni var.

Birincisi dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın ABD Temyiz Mahkemesi’nde görülen davası pazartesi itibariyle sonuçlandı.

Temyiz Mahkemesi Hakan Atilla’ya verilen 32 ay hapis cezasını onadı.

Mayıs 2018’de hapis cezası alan Hakan Atilla ‘mahkumiyeti destekleyecek yeterli delil olmadığı’ iddiasıyla karara itiraz etmişti.

Mahkeme jürinin kararını desteklemek için yeterli kanıt olduğuna karar verdi.

Üstelik kararı onayan hakim Başkan Trump döneminde atanmış bir hakim. Malum olduğu üzere Erdoğan Zarrab’ın tutukluluğunu ‘kişisel’ meselesi olarak ele almış, ABD’ye nota bile vermişti. Erdoğan’ın girişimleri ABD medyasına sık sık konu olurken, eski ABD Ulusal Güvenlik danışmanı John Bolton Beyaz Saray’da geçen günlerini anlattığı kitabında Erdoğan’ın girişimlerine dair detaylara yer vermişti.

Trump’ın atadığı hakim ‘yeterli ve somut delil var’ diyerek kararı onadı.

Dava üzerine çok şey söyledik, hala söylenebilecek çok şey var ama benim özellikle gelmek istedim konu başka.

ABD’de jüri sistemi var ve 12 kişilik jüri ortak karar almak zorunda.

Yani sadece bir jüri, savcının iddialarına ikna olmazsa sanık -cinayetle bile yargılansa- kurtuluyor.

Yargılamaların en kritik pozisyonu ise savcılarda.

Çünkü savcıların işi hakimi değil jüriyi ikna etmek. Savcılar çok net ve tartışmaya yer bırakmayacak somut delillerle gelmek zorundalar.

En ufak bir şüphe, çelişkili delil yada mantıksal boşluk sanık lehine oluyor.

Şüpheden her zaman sanık yararlanıyor. Savcıların yapacağı en küçük hata, eksik soruşturma yada şüpheli işlem tüm davayı düşürüyor.

Bu konuya değinmemin nedeni şu:

Türkiye’de yargı hiçbir zaman ideal değildi ama hiçbir zaman da bu kadar kötü olmamıştı.

Ne iddianameler iddianame ne de yargılamalar gerçek bir yargılama.

Çok net bir şekilde şunu söyleyebilirim: bırakın ABD’yi normal bir hukuk sisteminde Türkiye’deki tüm yargılamalar-15 Temmuz icin olanlar dahil- bozulur.

Gerçek bir yargıç AKP rejiminin savcılarınca hazırlandığı iddia edilen iddianameleri doğrudan reddeder.

Bu konuda sayfalar dolusu örnek verebilirim. Fakat tiraji-komik olduğu için kendi dosyalarımdan iki küçük misalle açayım:

Hrant Dink Cinayeti’ne dair 2011 Ocak ayında yayınlanan kitabım ‘Bi Ermeni Var’ nedeniyle 7 yıl sonra dava açıldı. Savcı Gökalp Kökçü yazdığım kitap nedeniyle benim için müebbet hapis istedi.

Savcı Kökçü’nün hukuk bilmediği belliydi ama Türkçe bilmediğini de görmüş olduk. Çünkü hem benim adım, hem de kitabın adı iddianamede yanlış yazılmış.

Dahası müebbet hapsini istediği gazeteciyle ilgili delil de koymamış.

En komiği de şu, iddianamede yaptığı suçlamayı, iddianame eklerinde yer alan HTS kayıtları yalanlıyor.

Normal bir mahkeme olsa bu iddianameyi yazan savcıyı hukuk fakültesine geri gönderirdi.

Bir başka savcı ise Yavuz Arslan isimli bir avukatın attığı işkence karşıtı tweet nedeniyle bana dava açmış-nasıl bağ kurduğu iddianamede yazmıyor- mahkeme kabul etmiş ve dahası uluslararası yakalama kararı çıkarmışlar.

15 Temmuz davaları da böyle tuhaf iddianamelerle dolu.

Mesela askeri hakim-savcıların yargılandığı davada bir Albay’ın “F…’cü” olduğunun delili şöyle :

“Sanık Erzincan’dan Ankara’ya tayin olduktan kullandığı sabit hattı Telekom’a devretmiş, bu hattı 4 yıl sonra alan şahsın kardeşinin Bank Asya’da hesabı olduğu tespit edildiğinden sanığın FETÖ’cü olduğuna..”

Dediğim gibi bütün iddianameler bu tip deli saçması ‘iddia’larla dolu.

AKP savcılarının bir diğer özelliği delil sunmak değil suç uydurmak. Delili ortaya koymadan genel hükümler veriyor.

Mesela kritik davaların hepsi için “kumpas olduğu anlaşılmıştır” “yolsuzluk operasyonu adı altında hükümete darbe yapılmıştır” yada “milyonlarca kişinin telefonu dinlenmiştir” gibi hükümler var.

‘Neye dayanarak bu hükme vardınız’? sorusunun cevabı yok. İddianameye delil koymak gibi bir durum zaten söz konusu değil.

Bu konuya bugün dönmemin ikinci nedeni ise şu: 

Ergenekon, Balyoz ve diğer kritik davalarla ilgili konuşulurken de AKP savcılarının yaptığı gibi genel ve kesin hükümler veriliyor. Delile dayanmayan bu hükümler o kadar çok tekrar ediliyor ki bir süre sonra norm haline geliyor.

Mesela “Ergenekon ve Balyoz’da deliller sahteydi” iddiası.

Bu iddia o kadar çok sık dile getirildi ki artık ezber bir cümle haline geldi. Oysa ki Perinçek’in tabiriyle “siyasetin köpeği” haline getirilen AKP yargısı bile böyle bir iddiada bulunamıyor.

Gerek Yargıtay’ın bozma kararında, gerekse de davanın tekrar görüldüğü İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nin yaklaşık 700 sayfalık gerekçeli kararında ‘sahte yada üretilmiş delil’ iddiası yok.

Hatta mahkemenin bozma gerekçesinde aynen şöyle yazıyor: “Soruşturmaların tamamının ortada hiçbir şey yokken ortaya atılmış tamamen uydurma delillere dayandığına dair de elde somut deliller yoktur.”

Düşünün AKP mahkemeleri bile deliller sahte yada üretilmiş diyemiyor.

Kaldı ki Ergenekon soruşturmalarını yürüten dönemin organize ve terör polislerine açılmış ‘delil üretme’ suçlaması yok.

Dönemin terör, organize ve istihbarat yöneticilerine ‘usulsüz telefon dinleme’ suçlaması var ama görebildiğim kadarıyla ‘delil üretme’ ye dair bir suçlama-yargılama yapılmamış.

O dönemin polis müdürlerinden bazılarına ulaşıp sordum, onlarda ‘sahte yada üretilmiş delil’ suçlaması olmadığını teyit ettiler.

Bu aşamada -kişilerden ve davalardan bağımsız olarak- genel ve önemli bir ilkeyi hatırlatmakta fayda var çünkü özellikle bugünlerde birçok kesim tarafından yaygın olarak ihlal ediliyor.

Suç bireyseldir. İddia sahibi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

Eğer çok kritik bir dava ile ilgili ‘üretilmiş deliller var’ derseniz iki şeyi daha yapmanız gerekir.

Bu Haberlerdeİlginizi Çekebilir

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

January 28, 2026
5.1k
Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

January 28, 2026
5k

Birincisi hangi delilin sahte-üretilmiş olduğunu ve en önemlisi üretilmiş denilen delilin kim tarafından üretildiğini ortaya koymanız gerekir.

Aksi halde AKP savcılarından farkınız kalmaz.

Ayrıca unutmamak gerekiyor ki öznesi suç olan bir konudan bahsediyoruz ve duyuma dayalı hükümler yüzbinlerce insanın hayatına dokunuyor.

Böyle bir hatırlatmayı yapmak bile abesle iştigal ama algıların olguların önüne geçtiği bir sürecin içinde olunca bazen hatırlatma yapmak gerekiyor.

Kaynak: TR724
 

ShareTweet
Previous Post

İstanbul Valisi’nin makâm katına 3 milyon 381 bin TL’ye tadilat

Next Post

Dışişleri Bakanlığı: Yunanistan’ın kıta sahanlığı iddiasını reddediyoruz

İLGİLİHABERLER

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 
ANALİZ

Bir hafıza kırımı ve soygunun anatomisi: Türkiye laboratuvarında şok doktrini 

January 28, 2026
5.1k
Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü
ANALİZ

Duyudan bilince: Anlatının krizi ve insanın tekâmülü

January 28, 2026
5k
Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser
ANALİZ

Sessizlikte kaybolanlara Kur’ân’dan bir yol: Duhâ, İnşirâh ve Kevser

January 26, 2026
5.1k
Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali
ANALİZ

Güvenle yaşanabilecek bir dünya kurma hayali

January 26, 2026
5k
Batanları sevmek
ANALİZ

Batanları sevmek

January 21, 2026
5k
Zorlukta doğan güç, refahta zayıflayan disiplin
ANALİZ

Zorlukta doğan güç, refahta zayıflayan disiplin

January 20, 2026
5k
Daha Fazla Haber
Demirtaş’ın avukatına 11 yıl üç ay hapis cezası

Demirtaş’ın avukatına 11 yıl üç ay hapis cezası

January 28, 2026
5k
Amazon 16 bin çalışanını işten çıkaracak

Amazon 16 bin çalışanını işten çıkaracak

January 28, 2026
5.1k
AKOM tarih verdi: İstanbul’a kar geliyor

AKOM tarih verdi: İstanbul’a kar geliyor

January 28, 2026
5k
Heyet kararı: Araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal değil

Heyet kararı: Araç muayenesinde kredi kartı komisyonu yasal değil

January 28, 2026
5k
Bayram ikramiyesi teklifi Meclis’e sunuldu

Bayram ikramiyesi teklifi Meclis’e sunuldu

January 28, 2026
5k
Bir Yalnızlık Senfonisi: Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

Bir Yalnızlık Senfonisi: Ferdi Özbeğen’in hayatı film oluyor

January 28, 2026
5k
Altınlar için evleri soyuldu: 12 yaşındaki Nazif soyguncuların saldırısından ölü numarasıyla kurtuldu

Altınlar için evleri soyuldu: 12 yaşındaki Nazif soyguncuların saldırısından ölü numarasıyla kurtuldu

January 28, 2026
5.1k
İki yaşındaki çocuk bilardo vuruşlarıyla Guinness rekoru kırdı

İki yaşındaki çocuk bilardo vuruşlarıyla Guinness rekoru kırdı

January 28, 2026
5.1k
Görüntüler İstanbul’da çekildi: Çinli turiste hanutçu dayağı

Görüntüler İstanbul’da çekildi: Çinli turiste hanutçu dayağı

January 28, 2026
5.1k
Yıldız isim gözden çıkarıldı: Fenerbahçe yılın takasına imza atıyor

Yıldız isim gözden çıkarıldı: Fenerbahçe yılın takasına imza atıyor

January 28, 2026
5.1k
9 yaşındaki çocuk sahilde tesadüfen buldu: Dünyadan bile daha yaşlı çıktı

9 yaşındaki çocuk sahilde tesadüfen buldu: Dünyadan bile daha yaşlı çıktı

January 28, 2026
5.1k
Bizi listeden çıkarın diye yalvarıyorlar: 14 nüfuslu köyde hayat felç oldu

Bizi listeden çıkarın diye yalvarıyorlar: 14 nüfuslu köyde hayat felç oldu

January 28, 2026
5.1k
Borçlar ve konkordato sayıları zirvede: 2025’te her gün ortalama 330 esnaf kapısına kilit vurdu

Borçlar ve konkordato sayıları zirvede: 2025’te her gün ortalama 330 esnaf kapısına kilit vurdu

January 28, 2026
5k
“Hakemleri kullanıyor” diyerek anlattı: Hacıosmanoğlu’nun Süper Lig’den düşürmek istediği takımı açıkladı

“Hakemleri kullanıyor” diyerek anlattı: Hacıosmanoğlu’nun Süper Lig’den düşürmek istediği takımı açıkladı

January 28, 2026
5.1k
Oyuncularını 28 saat uyutmadı: Ünlü teknik adam yapay zeka yüzünden kovuldu

Oyuncularını 28 saat uyutmadı: Ünlü teknik adam yapay zeka yüzünden kovuldu

January 28, 2026
5.2k
Aktifhaber

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.

MENU

  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

No Result
View All Result
  • GÜNDEM
  • ANALİZ
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • ÖZEL HABER
  • 15 TEMMUZ
  • SPOR
  • İŞKENCE
  • MEDYA
  • MAGAZİN
  • DİĞER
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR & SANAT
    • SAĞLIK
    • TEKNOLOJİ
    • YAŞAM

© 2022 - - Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan kopyalanamaz.J.