Ekonomi çakıldı, çıkış yok!

Türk lirasındaki değer kaybı durmaksızın devam ediyor.

Dolar kuru dün 8,54’ü aşarak, Euro ise 10 TL seviyelerine çıkarak yeni bir rekor kırdı. Sterlin kuru da rekor kırarak ilk kez 11 lirayı aştı. Serbest düşüşe geçen Türk Lirası’nın yıl başından bu yana dolar karşısında yüzde 44, Euro karşısında ise yüzde 50 değer kaybetti.Tr724'ten Yusuf Dereli'nin haberine göre ABD seçimleri doların dünkü sıçramasında etkili oldu ancak tek neden bu değil. Ekonomistlere göre temel sorun ‘kötü’ yönetim. Geçtiğimiz hafta ‘faiz artacak’ beklentisiyle dolar 7,79 seviyelerine gerildiğinde Merkez Bankası (MB) politika faizini 150 baz puan bile artırsaydı, dolar 8 TL’yi bile görmeyebilirdi. Ekonomi bu saatten sonra toparlanır mı? AKP rejiminin geçmiş karnesine bakınca zor görünüyor. Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da aynı fikirde. Ekonominin eski patronu, “Kötüye gidiş devam edecek, toparlanamayacaklar,” diyor.

TÜNELİN UCUNDAKİ KARANLIK KOYULAŞIYOR


MB’nin politika faizini artırmamak için attığı her adım kuru yukarı taşıdı. Ancak MB, bunu bile göremiyor! Ekonomistlere göre yüzde 10,25’te olan politika faizi acilen ve ciddi oranda artırılmalı. Zikredilen oran yüzde 15-16. Elindeki bütün cephaneyi tüketen, rezervleri 1,5 yılda bitiren MB’nın elinde faizi artırmaktan başka çare kalmadı. Ancak bu da yetmez; ardından yapısal reformlar acilen hayata geçirilmeli, hukuka dönülmeli ve yargının bağımsızlığı garanti altına alınmalı. Peki AKP rejimi hukuka dönebilir mi? Dönemez… Dolayısıyla damat Berat Albayrak’ın söylediğinin aksine, ‘tünelin ucundaki karanlık her geçen gün daha da koyulaşıyor. AKP iktidarıyla ekonominin düzelmesi zor.

AKP iktidarının ekonomi ve para politikası kelimenin tam anlamıyla duvara tosladı. AKP iktidara geldiğinde 1,6 TL olan dolar kuru özellikle son 5 yılda katlandı. Aynı şey Euro için de geçerli. 24 Haziran 2018 seçimlerinin hemen arifesinde, “24’ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz!” dediğinde ise dolar 4.75 seviyelerindeydi. Dün dolar 8,54’ü, Euro ise 10 lirayı aştı.

SWAP HAMLESİ DE KAR ETMEDİ

Döviz kurundaki yükselişin ardından dün Merkez Bankası FX kotasyon swap işlemlerinde TL cinsi faiz oranını yüzde 11,75’ten yüzde 13,25’e yükseltti. Ancak hiçbir faydası olmadı. 15’e bile yükseltse faydası olmayacak zira MB, geçtiğimiz hafta verdiği ‘politika faizini sabit tutma’ kararıyla bütün kredisini bitirdi. O kararın sonucu olacağını yazmıştık o gün; işte dün yaşananlar MB’nin o kararının sonuçlarından bir kısmı! O gün MB, piyasaların da beklediği gibi politika faizini 10,25’ten 12’ye bile çıkarsaydı, bugün dolar 8 TL bile olmayabilirdi.

O FAİZ ARTACAK, BAŞKA YOLU YOK!

ABD başkanlık seçimlerinin dolar kurunun dünkü sıçramasında etkisi var. Ancak ekonomistlere göre asıl neden ‘kötü’ yönetim. Türkiye’de her şey tek adamın kararına bağlı. Eğitimden ekonomiye, tarımdan sanayiye, altın madenlerinin ruhsatlarından özelleştirmeye kadar her şeye Erdoğan karar veriyor. ‘Faiz enflasyonun sebebidir, faiz düşerse enflasyon da düşer’ tezi çöktü ancak MB inatla faizi artırma kararı alamıyor!

ARTIK FAİZLERİ ARTIRMAK DA YETMEZ

Gelinen noktada MB’nin faizi artırmaktan başka çaresi kalmadı. Zira elinde kura müdahale edebileceği başka bir araç kalmadı. Öyle arka kapıdan faiz artırımı da olmayacak. En az 400-500 baz puanlık bir artıştan bahsediyoruz. MB, 10,25’de sabit tuttuğu politika faizini 15’in üzerine çıkarmak zorunda. Ekonomist Murat Sağlam, söz konusu zorunluluğu şöyle anlatıyor: “Adam hasta ateşi var acil ateş düşürücü lazım yoksa daha kötü olacak. Dolar TL son bir haftada 7,80’den 8,50’e geldi. Acilen ateş düşürücü politika faizi arttırılmalı. Diğer ilaçlar fayda etmiyor. Hasta iyi değil. Ateş düşünce yapısal reformlarla hemen tedaviye başlanmalı,” diyor.

TEMEL SEBEP KÖTÜ YÖNETİM

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe ise temel sorunun kötü ekonomi yönetimi olduğunu anlatıyor. Karatepe, “Dolar 8,54’ü, Euro 10 TL’yi gördü ama bakan (Berat Albayrak) bunun ikisini de görmedi çünkü bakmadığını söylüyor. Bir ülkenin parasının değeri başka bir ülkede yapılan seçim sonuçları ile ilişkilendiriliyorsa, bunun temel nedeni, parası değer kaybeden ülkenin kötü yönetilmesidir. Başka açıklaması olamaz.” ifadelerini kullanıyor.

TL, 10 GÜNDE 70 KURUŞ DEĞER KAYBETTİ

Doç. Dr. Oğuz Demir, 22 Ekim günü TCMB kararı öncesi doların 7,80’e kadar gerilediğini hatırlatıyor. Ardından, “10 günde 70 kuruş değer kaybetti. 10 günde yüzde 9 değer kaybı var ve daha ne kadar olacak kimsenin bir fikri yok.” şeklinde konuşuyor.

‘ÖRTÜLÜ’ ARTIŞIN FAYDASI OLMAYACAĞINI ANLAMIŞ OLMALIYIZ!

Yalova Üniversitesi Ekonomi Bölümü Doç. Dr. Baki Demirel, ‘arka kapıdan’ yapılan faiz artışlarının hiç bir işe yaramayacağının anlaşılmış olması gerektiğini hatırlatıyor. Demirel, “Zamanında MB rezervleri iki şekilde artarsa MB rezervleri artmış sayılabilir demiştim. 1-Dış ticaret+turizm. 2-Yabancı sermaye girişi. Rezervleri örtük (swap) olarak arttırmanın rezervleri artırmak olmadığını anladıysak şimdi MB politika faizinin de örtük artmayacağını anlamalıyız.” diyerek, politika faizinin net olarak ve ciddi bir oranda artırılması gerektiğini belirtiyor.

YANLIŞ HER ADIM KURU YÜKSELTİYOR

Ekonomist Mahfi Eğilmez de tıpkı Demirel gibi düşünüyor. Önceki gün yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı Eğilmez: “TCMB, kuru frenlemek amacıyla bankaların para piyasasında borçlanma limitlerini sıfırladı. Bu karardan sonra USD/TL kuru düşmek bir yana 8,42’ye çıktı. TCMB’nin politika faizini artırmamak için attığı her adım çok daha yüksek bir faiz artışı zorunluluğunun temelini atıyor.”




Kaynak: TR724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ