12 Eylül darbesini ve darbecileri eleştirmek artık Türkiye'de suç!

78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, geçtiğimiz günlerde 12 Eylül Darbesi'ne yönelik sözlerinden dolayı tutuklandı. Tutuklanmasından sonra 12 Eylül darbesi ve darbecileri eleştirmek suç mu? sorusu tekrar gündeme gelmeye başladı.
Gazeteci-Yazar Tarık Toros, geçtğimiz günlerde yaşanan iki olayı gündeme taşıdı.

Türkiye'de 78'liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can'ın 12 Eylül'e yönelik sözlerinden sonra tutuklanması üzerinden 12 Eylül darbesini eleştirmenin tekrar suç haline geldiğini kaydeden Toros, HDP'li Milletvekili Ahmet Yıldırım'ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

TR724'te 'Bu yazı, hassaten cemaat karşıtları için! Okuyun, okutun" başlığıyla yayınlanan yazı şöyle devam ediyor;


Sayfayı açtıysanız, hele Cemaat karşıtıysanız, öncelikle hoş geldiniz.

Cemaate karşı olabilirsiniz.

Bu ancak saygıdeğer bir görüştür.

Bu yazıda sizi buraya çağırmamın iki nedeni var.

Bu iki nedenin de Cemaatle ilgisi yok.

Uzaktan yakından Cemaate bir gönderme dahi içermiyor, içermeyecek rahat olun.

Yazıda bir daha bu kelime de geçmeyecek, paragrafı kapatalım.

***

Hafta başında iki mühim gelişme oldu.

Artık Türkiye çıkışlı tek haber kaynağım olan Twitter’a baktım, kimse oralı değil.

Ya bilmiyorlar.

Ya haberi okudular, anlamadılar.

Ya da üzerinde durmadılar.

Oysa konu çok mühim.

Hem kendileri hem de varsa evlatları için.

***

İlki ile başlayayım.

2013’ün akil insanı Celalettin Can tutuklandı.

Dile kolay, 19 sene 12 Eylül zindanlarında yatan bu adamı şimdi adeta ironi yaparcasına 19’uncu koğuşa koydular.

12 Eylül darbe mi?

Darbe.

Darbeci Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya yargılandı mı?

Yargılandı.

Mahkum oldular mı?

Herkes öyle biliyor.

Hatta, itibarsız gittiklerini, öyle de defnedildiklerini düşünüyor.

***

Hayır, maalesef.

12 Eylül davası, Evren ve Şahinkaya ölünce düştü!

4 Mayıs 2017’de.

***

Peki Celalettin Can neyle suçlanıp tutuklandı?

Mahkemenin bu kararını protesto ettiği için tutuklandı.

Kelimeleri değiştirip tekrar edeyim:

Celalettin Can, 12 Eylül karşıtı eylem ve söylemleri yüzünden tutuklandı.

Hakkında düzenlenen fezlekede, yaptıkları “devleti yıpratma faaliyeti” olarak geçiyor.

Yani…

Daha iyi anlaşılsın diye tane tane yazayım:

Bugün bu ülkede, 12 Eylül’ü eleştirmek artık suç kapsamında!

Eleştireni de eski hapis yıllarıyla dalga geçercesine 19’uncu koğuşa koyuyorlar.

***

İkinci mühim gelişme ise şu:

HDP milletvekili Ahmet Yıldırım’ın vekilliği düşürüldü.

Tek gerekçe var: Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan kesinleşmiş yargı kararı.

O da 1 yıl 2 ay hapis.

Peki hakaret ne:

Erdoğan’a “Padişah bozuntusu” demiş.

HDP’yi, Ahmet Yıldırım’ı, padişah bozuntusunu bir kenara bırakın.

Buz gibi siyasi eleştiridir bu.

***

Ama sıkı durun.

Daha bitmedi.

Bu laf yabancı değil.

4 Kasım 2014, TBMM CHP Grubu.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu kürsüde.

Ne demiş Erdoğan’a:

“Padişah bozuntusu.”

İşlem var mı?

Yok.

Mahkeme?

Yok.

Fezleke?

Yok.

Oylama?

Yok.

Vekillik?

Devam.

***

Bir işlem de yapılmasın zaten.

İşlem yapmaya başlanırsa, önce TBMM’de lider kalmaz, sonra da vekil.

***

Kişileri çıkarın.

İki hadiseye dikkatli bakın.

Ve eğer şu sorular üşüşmedi ise zihninize…

Beni bağışlayın, vaktinizi israf ettiğim için kusuruma da bakmayın:

***

Darbecileri yargı yolu açılmasını 12 Eylül 2010 referandumu ile AKP getirmedi mi?
Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın davası onlar ölünce düşmeli miydi?
Dava düşünce, 12 Eylül mağdurlarının sorunlarına kim nasıl bakacak?
Bir akil insanın, 12 Eylül’ü eleştiren söylemlerinden dolayı tutuklandığını AKP ve AKP’liler biliyor mu?
12 Eylül’ü, Kenan Evren ve arkadaşlarını kutsayan, onlara laf söyletmeyen bu anlayış sadece o mahkemeye mi mahsustur, değilse arkasında hangi irade vardır?
Suç kapsamında olan nedir: “Padişah bozuntusu” demek mi? Diyen kişinin kimliği mi?
Bu neviden bir hakaret suçlamasıyla 1 yıl 2 ay ceza ve vekilliğin düşmesi Parlamento’nun içine sinmiş midir?
Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 4 yıl sonra işlem yapılacak mıdır, zaman aşımına mı uğramıştır?
Kemal Kılıçdaroğlu hakkında işlem yapılmayacaksa, Ahmet Yıldırım hakkındaki kararın tashih şansı var mıdır?
Yine Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “diktatör bozuntusu” demişti. Bu hakaret midir mesela?
Evet hakarettir. 2016’da Ankara 17. Asliye Hukuk, Kılıçdaroğlu’nu tanesi 25 bin TL’den iki kere “diktatör bozuntusu” dediği için toplam 50 bin TL tazminata mahkum etmiştir.
“Diktatör bozuntusu” demek 25 bin TL, “padişah bozuntusu” demek 1 yıl 2 ay hapis. Bu konuda emsal nedir?
Türkiye’de böyle gelmiş böyle gidecek midir?

***

Buraya kadar geldiysen sevgili “karşıt” kardeşim.

Diyeceğim şu:

Asla kendini güvende hissetme.

Aklına mukayyet ol.

Canına malına sahip çık.

Zulüm kapını çaldığında…

“Ama ben onlardan değilim” filan şeyine girmeden…

Yukarıdaki 13 maddeyi düşün.

Sonra, zarfını aç.




Yükleniyor...
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ